..11.Sınıf Edebiyat Kitabı (65'e Kadar) Cevapları..
sayfa 4;
HAZIRLIK
1.a.)Edebi Eserlerin Toplum Üzerindeki Etkileri Nelerdir?
Edebi eserlerin sosyal çevre üzerinde etkileri oldukça fazladır...toplumsal bir soruna değinen eser o toplumu harekete geçireceği ve toplumun bir şekilde kendini ifade edebilmesine olanak tanıyacağı için şüphesiz etkisi vardır....buna en basit örneğinden Namık kemal'in 'vatan yahut siliste' eserini örnek verebilriz...bu eser o dönemin halkının egemenlik ve bağımsızlık duygularını kamçıladığı için toplum üzerinde bir etki yaratmış Namık kemal bu eserinden sonra halkı kışkırttığı iddiasıyla zindana atılmıştır.
b.)"son osmanlı:yandım ali" filmi de kurtuluş savaşı dönemini anlatıyordu...
filmin dekoru sahne replikleri ortamın (tabiri caizse)atmosferi tam anlamıyla o anları belirtir....
filmler bulundukları dönemin şartları itibariyle değerlendirildiklerinde ne kadar muazzam bir özenin eseri olduğu farkedilir...
bu filmde hayali bir kahraman olan "yandım" lakaplı Ali isimli kabadayının başından geçenler anlatılır...
olay osmanlının yıkılmaya yüz tuttuğu dönemi ele almakta...
siyasi anlamda türlü dalaverelin döndüğü bu dönemde ülkesinin bağımsızlığından umudu kesmiş bir hayali kahraman üzerine senaryo yazılmış...
sosyal anlamda filmde osmanlı figürleri(giyim şekilleri şiveler jest ve mimikler)ni yoğun olarak görmek mümkün...
siyasi anlamda da osmanlının fiilen parçalanan bir ülkeden ibaret olduğu bunun aslında sadece film gibi göründüğü ama tamamen gerçek olduğu izleyiciye hissettirilmiş...
2.)Verilen eserler edebi eserlerin yazıldıkları dönemi yansıttığını göstermektedir.
SAYFA 9;
İNCELEME
1.) serbest fıkra hatılaraları ve yol ayrımı....
Cumhuriyetin kuruluşundan sonraki yıllarındaki tek partiden çok partili döneme geçişi anlatıyor
Serbest Cumhuriyet Fırkasının kurucuları arasında yeralan Ahmet Ağaoğlu Serbest Fırka Hatıralarında yakın dostu Fethi Beyle partinin kuruluş aşamalarını tartışmalarını Gazinin kuruluşa ilişkin çabalarını parti üzerinde yapılan bütün hesapları altüst eden ünlü İzmir Hadiselerini İnönü ve çevresinin oyunlarını TBMMde SCFye yapılan hücumları ve partinin feshini anlatmaktadır...
Yol Ayrımı
Eski Şehir üçlemesinin üçüncü ve son kitabı olan Yol Ayrımında Kurtuluş Savaşının kazanılmasındn sonraki dönem ele alınmaktadır.1930larda devlet güçlerini kendi kişisel çıkarları için kullanmaya yeltenenlerin kendi aralarındaki çekişmeler ve bu durum karşısında gerçek Kuvayi Miliyecilerin kapıldıkları şaşkınlık ve üzüntüler anlatılmaktadır.
(HER İKİ METİN PARÇASINDA DA 1930'LU YILLARDAKİ ÇOK PARTİLİ YAŞAMA GEÇİŞLE BİRLİKTE KURULMASI PLANLANAN SERBEST FIRKA'NIN DOĞUŞU ANLATILMAKTADIR.)
2)Her iki yazarında sosyal ve tarihi şartlardan etkilendiklerini göstermektedir.Aradaki farklılık Serbest Fırka Hatıraları'nın anı Yol ayrımı'nın roman türünde yazılmış olmasıdır.
3)Yazarlar da toplumun bir ferdi olarak yaşadıkları dönemdeki olaylardan etkilenirler ve bu da kaçınılmaz olarak eserlerine yansır.Ahmet ağaoğlu yaşadıklarını anı olarak anlatırken Kemal Tahir dönemini edebi ölçütlere göre düzenleyip bir sanat eseri içinde anlatamıştır.
(yazarlar yaşadıkları dönemden etkilenip dönemin sosyal siyasive kültürel zihniyetini yansıtmişlardır)
4)Serbest Fırka Hatıraları adlı metinde işlenen gerçeklik Yol Ayrımı adlı metinde kurmaca gerçeklik biçimine sokularak anlatılmıştır.
5)Demorasi kavramı sosyoloji(sosyoloji:toplumun yapısına toplumsal kurumlar toplumsal ilişkiler sosyal grup kültür ve bu unsurlardan meydana gelen değişme ve gelişmelerdir.)bilim dalına ait bir kavramdır.bu kavram Yol Ayrımı'ndaki kahramanların demokrasi çabaları içinde yeni bir partinin kurulması muhalefet fikrinin oluşması hürriyet rüzgarlarının daha kuvvetli esmesi için yapılanlarla somutlaştırılmıştır.
6)Verilen şemaya göre dönemin siyasi rejiminin parlementer sisteme dayandığı ''parti.muhalefet.başvekil Serbest Fırka''ifadelerinden anlaşılmaktadır.
Sosyal yaşamda ''vapur.balo.gazete''sözcükleri teknik anlamda ise ''telgraf''sözcüğü döneminin zihniyetini gösteren anahtar sözcüklerdir.
Sayfa 10;
ANLAMA YORUMLAMA
1.)EDEBİYATuygu düşünce hayal gözlem ve deneyimlerimizin estetik bir biçimde sözlü ve yazılı olarak anlatılmasına kaynaklık eden güzel sanatların dallarından birisidir.Bu yüzden güzel sanatların diğer dalları gibi sosyal hayat siyasi hayat ve düşünce hayatıyla iç içedir.Güzel sanatların doğuşu insanların ihtiyaçlarından ve bununla birlikte sayamayacağımız çeşitli sebeplerden dolayıdır.İnsandan dolayı varolan bu kavram yine insanın içinde bulunduğu sosyal ve siyasi hayat ile birlikte düşünce hayatından etkilenir.
2)Serbest Fırka Hatıraları ve Yol Ayrımı adlı metin parçaları anlamlı birimlerin bir araya getirilmesiyle oluşmuş bir yapıya ''demokrasi'' temasına sahiptir.
Dil ve anlatım açısından ise döneminde kullanılan bugün kullanımı daralan ya da kullanımından düşen sözcüklerin de yer aldığı kısa cümlelerin bulunduğu yer yer konuşma diline de başvurulan bir anlatıma sahiptir.
SAYFA 11
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
1-) d y d
2-) boşluklara sırasıyla ;
siyasi hayattan
düşünce hayatından
sosyal hayatından
tarihten kültür ve dinden
3-) Eşleştirmeler :
Kuruluş dizisi: Osmanlı Devleti'nin kuruluş dönemi
Yol ayrımı romanı : Cumhuriyet'in ilk yıllaru
Nutuk : Kurtuluş savaşı
Orhun abideleri : Köktürkler dönemi
4-) D
5-) Edebi eserleri daha objektif felsefi eser ve daha bilimseldir.
Vede nesneldir. Felsefi bilimde yapma kaygısı edebi eserde sanatsal yapma kaygısı vardır
Sayfa 12;
1.Etkinlik
Osmanlı devletinde yenileşme dönemi 19 yy’da başlamıştır. yenileşme dönemini hazırlayan en önemli etken Osmanlının girdiği savaşları kaybetmesidir.
Modernizm: kültürel anlamda modernizm 19 yy’da geleneksel anlamdaki edebi sanatsal sosyal organizasyon ve gündeik yaşamın geçerliliğini yitirdiği fikriyle ortaya çıkmıştır.
Modernleşme:Osmanlı devletinde modernleşme 1770-1876 yılları arasında yaklaşık bir asırlık dönemde dönemde Osmanlı devletinin ıslahat olarak adlandırılan düzeltmeleri ve reformları kapsayan dönemdir. 1699-1770 yılları arasında yaklaşıkbir asırlık dönemde Osmanlı devletinin sürekli toprak kaybetmesi zayıflaması ve otoritesinin zayıflığı merkezi yönetimi güçlendirme nitelik ve modern teknik donanımasahip bir askeri örgütlenmeyi zorunlu kılmıştır.osmanlı devletinde modernleşmeyi ikiye ayırabiliriz.
1.1770-1830 yılları arasında
2.1830-1876 yılları arasında
Pozitivizm: genel olarak modern bilimi temel alan ona uygun düşen ve batıl inançları metafizik ve dini insanlığın ilerlemesini engelleyen bilim öncesi düşünce tarzları yada formlar olarak gören dünya görüşüdür.
4. Etkinlik
Tanzimat fermanı 3 kasım 1839 da Gülhane parkında padişah diğer devlet büyükleri ulema lonca ve esnaf temsilcileri ve halkın ''Gülhane Hattı Hümayunu'' adıyla Mustafa Reşit Paşa tarafından okundu.Bu fermanla Osmanlı devletinde İslam hukuku ve geleneksel kurumların bıraktığı hızlı bir değişim süreci başladı.
SAYFA 13
2.SORU:YENİLEŞME DÖNEMİ HAKKINDA
Yenileşme dönem 17. Yy ın sonundaki Karlofça (1699) antlaşması ile başlamıştır. Ancak 19 yy da hız kazanmıştır. Bu yüzden yenileşme dönemi 19 yy ı kapsamaktadır.
19. yüzyılda siyasi alanda yapılan yenilikler:
-Yönetim merkezi olan babıali güçlendirildi
-Meclis-i ahkam-ı adliye (mahkeme) kuruldu
-Yeni meclisler komisyonlar kuruldu
-Ceza ve ticaretle ilgili yasalar çıkarıldı yabancılarında katıldığı karma ticaret mahkemeleri kuruldu.
-Padişahın yetkileri kısıtlandı yönetim yetkisi meclise verildi.
- Ülke vilayetlere sancaklara kazalara köylere ayrıldı valiler kaymakamlar görevlendirildi.
19. yüzyılda sosyal hayatta yapılan yenilikler
-Posta telgra teşkilatı kuruldu haberleşmede gelişme sağlandı.
-Yeni yollar yapıldı ilk demiryollarının yapımına başlandı.
-Belediyeler kuruldu
-İlk nüfus sayımı yapıldı (askere gidecekleri belirlemek için)
-Kıyafet değişikliği yapıldı devlet memurlarına ceket gömlek fes giyme zorunluluğu getirildi.
-Halk avrupai yaşama özenmeye başladı evlerde yurtdışından mobilyalar ve ev eşyaları kullanılmaya başlandı eğlence şekilleri değişti.
19 yüzyılda askeri alanda yapılan yenilikler
-Yeniçeri ocağı kaldırıldı
-Nizam-ı cedid kuruldu
-Ordunun eğitim şekli değişti.
-Ordu beş ordu şeklinde teşkilatlandırıldı.
-Askerlik süresi beş yıl olarak belirlendi.
-Askere alma işi kura ile yapılmaya başlandı.
19. yüzyılda eğitim alanında yapılan yenilikler
-İlk eğitim bakanlığı kuruldu (meclis-i maarif-i umumiye)
-Rüştiyelerin (ortaokul) sayısı arttırıldı.
-İlk kız rüştiyesi kuruldu
-Rüştiye üzerinde eğitim veren idadilerin ilki kuruldu.
-Robert koleji galatasaray sultanisi duşşafaka adlarında ilk özel okullar açıldı.
-Mektebi mülkiye (siyasal bilimler fakültesi) açıldı.
-Darülfünun (üniversite) kuruldu
-Avrupaya öğrenci gönderilip öğretmenler getirildi.
Yapılan savaşlar ve bu savaşların sonuçları:
Boğazlar sorunu sonucu : Boğazların yönetimi Londra antlaşması ile Osmanlı'da kalacak barış zamanı boğazlar savaş gemilerine kapalı ticaret gemilerine açık olacak.
Kırım savaşası ve sonucu : Rusya ie Paris antlaşması yapıldı.Ruslar karadenize giremeyecek. Osmanlı devleti avrupa devleti sayılacaktı.
Osmanlı ve Rus Savaşı sonucu : Romanya kazdağı sırbistan tam bağımsız olacak.Kars batum ardahan ruslara bırakılacak.Teselya ruslara verilecek.Bosna-Hersek geçici olarak avusturyaya bırakılacak..
Sırp isyanı ve sonucu : isyan ruslar tarafından desteklendi.Bükreş antlaşması ile ayrılacak Edirne antlaşması ile iç işlerinde bağımsızlık berlin antlaşması ile tam bağımsızlık verildi..
Yunan isyanı ve sonucu : Edirne antlaşması ile tam bağımsızlık verildi
Mısır sonucu ve sorunu : Mısırın sorunu londra antlaşması ile Mehmed ali paşa'ya ve oğullarına bırakıldı.Mısır'ın dış işlerinde osmanlı devletine bağımlı olmasına ve vergi verilmesine karar verildi.
3.SORU:Yenileşme kavramı var olanın çağın gereksinim ve özelliklerine göre yeniden düzenlenmesidir.
4.SORU:Burada yenilik kavramına en uygun hareket konağı restore ettirip ihtiyaca göre eklemeler yapmaktır.Çünkü konağı yıkıp yerine yeni bir bina yapmak yenilik değil köklü bir değişimdir.
SAYFA 15
1. METİN
1.On dokuzuncu asır şiirindeki 9 13 14 15 16 17 20 21 ve 22. beyitler ortaçağa özgü dünya görüşünü yansıtmaktadır.diğer beyitlerde ise şair modern dünyada yaşananları dile getirmiştir.Modern dünyaya ait ifadelerin bulunması Sadullah Paşa'nın döneminin zihniyetinden etkilendiğini göstermektedir.Sadullah paşa ortaçağdan beri süregelen inanışları da bilmekle beraber modern dünyaya da kayıtsız kalmamıştır.
2.Şair tercihini modern dünya görüşünden yana kullanmaktadır.çünkü modern dünya aklı ve deneyi baz alarak bilinmezlere veya yanlış bilinenlere ışık tutmuştur.
3.Verilen beyitler Sadullah paşanın "insan hakları" "eşitlik" ve "basın-yayın" "bilimsellik" ile olan ilgisini göstermektedir.
4.Ziya paşanın yakınması Doğu medeniyetinin geri kalmışlığı ve cehaleti ile ilgilidir.Buna rağmen batı sürekli gelişmiş ve bilimin öncülüğünde güçlü bir medeniyet kurmaya başlamıştır.Bu durumda hem aydınların hem de toplumun Batı'ya yönelmesine sebep olmuştur.
2.METİN
1.Ziya paşa Osmanlı devletinin İstanbul’un fethiyle başlayan yükselme dönemi ile 19.yüzyıldaki çöküş dönemini karşılaştırmaktadır.bu karşılaştırma ihtişamlı bir devletin nasıl çöküşe gittiğini göstermektedir.
2.----
1.ETKİNLİK
****Osmanlı devletinde yönetim kurumlarıyla birlikte askeri kurumlarında gerilemesinin en büyük sebebi bilim ve teknik alanda meydana gelen değişiklik ve gelişmeleri takip edemeyiştir.bu sebeple çağın gerisine düşmeye başlayan Osmanlı devletinde askeri başarısızlıklar görülmeye başlamıştır.Gerilemenin görüldüğü ilk alan olan askeri alan yeniliklerin de başlangıç merkezi olmuştur.
3.Osmanlı devletindeki yenilikler öncelikle askeri alanda yapılmıştır.
4.Tanzimat fermanı 3 kasım 1839 da "Gülhane Parkı'nda" padişah diğer devlet büyükleri ulema lonca ve esnaf temsilcileri ve Mustafa Reşit paşa tarafından ilan edilmiştir.
5.Tanzimat’ı ortaya çıkaran nedenleri iç ve dış faktörler olarak iki kısma ele alabiliriz.İç faktörler Tanzimat’ın bir sonuç olarak ortaya çıktığı Osmanlı batılaşma hareketlerini anlatırken genel olarak üzerinde durulan hususlardır. Dış faktörler ise cereyan eden hadiselerdir.Osmanlının sahip olduğu üstünlüğünü kaybedip devlet kurum ve kanunlarının asrın ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte olmaması devletin maddi ve manevi gücünü kaybetmiş olması bunun sonucunda her sahada yenilgiye uğraması yeniden ve geniş bir ıslahat hareketini zorunlu kılıyordu.
SAYFA 18
ANLAMA YORUMLAMA
1.On dokuzuncu Asır adlı manzuma kaside nazım şeklinin özellikleriyle yazılmış doğu-batı teması üzerine kurulmuş döneminin Osmanlı Türkçesi dil özelliklerini taşıyan bir eserdir.Osmanlı devletinin gerileme sebepleri adlı metin parçası ise düz yazı şekliyle kaleme alınmış doğu-batı teması üzerine kurulu bir makaledir.Bunlardan hareketle yenileşme döneminin bilim teknik gelişme gibi kavramlarının her iki metinde de ele alındığı görülmektedir.
2.Tablonun içi sırayla;Bilim Hukuk Teknik Rönesans Reform Povitiz m
3.Osmanlı devletinde modernleşme hareketleri yapılan yenilikler göz önüne alınırsa yönetici sınıf tarafından gerçekleştirilmiştir.Çünkü devletin devamlılığının tehlikeye girdiğini bu sebeple başta askeri alan olmak üzere birçok yenilik yapılması gerektiğini görenler devlet yöneticileri olmuştur.
4.Tanzimat fermanının ilan edilmesinde iç etkenlerin de rolü olmasına karşın dış etkenler çok daha baskındır.
5.Günümüzde sosyal siyasi kültürel alanda çağın gereklerine uygun yenilikler yapılmaktadır.
SAYFA 19
ÖLÇME DEĞERLENDİRME
1. D D Y
2.Abdülmecit= Tanzimat fermanı
ll.Mahmut=Yeniçeri ocağının kaldırılması
Baron De Tott= Hendesehane
3. cevap : E şıkkı
SAYFA 20
1.ÜNİTE ÖlÇME VE DEĞERLENDİRME
1.cevap: E
2......sosyal siyasi ve tarihi.......
3.burada soru hatalı çünkü edebi eser seçeneklerde verilenlerin tamamıyla ilişkili.
4.Temel sebep bilim ve teknik sayesinde modernleşen batı ordularının osmanlı ordularından üstün hale gelmesidir.
1.ETKİNLİK
***Askeri alanda Nizam-ı Cedid ordusu oluşturuldu. lll. Selim tahttan indirildi.Nizam-ı Cedid ordusu dağıtıldı ve yenilgiyi destekleyen devlet adamları ve kişiler cezalandırıldı.
2.ETKİNLİK
***Devlet yöneticileri tarafından istenmiştir.
3.ETKİNLİK
***İlk Türkçe gazete 1831'de çıkan Takvim-i Vekayi'dir.Tanzimat döneminde çıkan ilk gazete ise Ceride-i Havadistir. Ceride-i Havadis bir meslek gazetesi olan Vekayi-i Tıbbiye izledi.Yeni Türk nesrinin doğmasında en büyük rolü oynayan en önemli görevi yüklenen başlıca gazete ve dergiler:Takvim-i Vekayi(1831) Ceride-i Havadis(1840) gibi resmi gazetelerle Namık kemalin yayınladığı İbret (1871) Hadika(1872)Ali Suvai’nin yönettiği Muhbir(1866)Ahmet Mithat'ın çıkardığı Devir (1872)
4.ETKİNLİK
***Gazete ile birlikte makale fıkra gibi türlerle roman hikaye ve tiyatro gibi türlerde Tanzimat'la birlikte ortaya çıkmıştır.
5.ETKİNLİK
***Surlar içinde İstanbul Osmanlı sosyal yaşamının geleneksel yapısını koruyan ve yaşatan kısacası Türk İstanbul'un canlı bir merkezidir.Beyoğlu ise eskiden beri gayrimüslimlerin zorunlu ikamet yeri olarak Batılı bir yaşamı sürdüren Batı'dan gelen yeniliklerin görüldüğü ilk yer olma özelliğine sahip bir yerdir.
soru 1:nizam-ı cedit ordusu kuruldu.
*giderlerini karşılamak için nizam-ı cedit hazinesi kuruldu.
*tersane ıslah edildi.
*avrupa'nın önemli merkezlerinde sürekli elçilikler açıldı.
*resmi devlet matbaası kuruldu.
*Frasnsızca devletin ilk resmi yabancı dili olarak kabul edildi.
*merkeze bağlı eyaleteler yeniden düzenlendi.
bu yenilikler askeri mali kültürel alanları kapsamaktadır
soru 2:can güvenliği ırz namus ve malın korunmasında yenilikler yapılmıştır.
askeri alandan askerlerle ilgili yenilikler yapılmıştır.
soru 3:evet kapsar.yapılan yenilikler birşekilde halkıda etkilemiştir.Fermanın içerdiği yenilikler halkın karşılaştığı sorunlara çözüm yolu getirir.
soru4:Osmanlının aydınları istemektedir.Çünkü Osmanlının Batılı devletlerin gerisinde kaldıklarını düşünüyorlardı.
soru5:Birçok yenilik yapılmış bu yeniliklerin uygulanması zaman almıştır.Halk yeniliklere karşı çıkmıştır.Edebiyat alanında da yapılan yenilikleri halkın içine sindirilmesi gerekiyordu.Bu yüzden geç olmuştur.
sayfa 25 ve 26 cevapları;
soru 1:*ceride-i havadis
*tercüman-ıahval
*tasvir-i efkar
*muhbir
*ibret
soru 2:devletin milletin gelişmesini ve kalkınmasını sağlar.
ilim tüm insanların hizmetine sunulur
halkı bilinçlendir.
soru 3:gazete o devrin en önemli iletişim aracıydı.Bu devirde yapılan yenilikler halk tarafından şüpeyle karşılanmıştır.Halkın aydınlatılması dünya ve ülkeden haberler vermek için gazate ihtiyacı duyulmuş ve gazete ortaya çıkmıştır.
soru 4:yeni edebi türler:makale roman tiyatro hi kaye anı tenkit(eleş tiri)türleridir.
gazeteyle ilişkisi:bu türler halkın alışması için gazetelerde yayınlanmıştır.Bu yüzden aralarında ilişki vardır.
soru5:halkı aydınlatmak onlara ders vermek için çıkarıldığını söyleyebiliriz.Ortaya çıkan yeni edebi türler ve fikirler halka ulaştırılır.Halk biliçlenir.
soru 6:evet kurulur.Tanzimat döneminde batıya yçneliş vardır.Bu dönemde yaşayan edebiyatçıların pek çoğu Batı dilini özellikle Fransızcayı çok iyi biliyorlardı.
anlama yorumlama
1:tanzimat döneminde halka faydalı olacak konular işlenmiş.Bu devrin edebiyatçıları haklı bilgilendirmek eğitmek istemişler.Bu nedenle eserlerinde üslüp kaysıgı yoktur.yani bu dönemle ilişkilendirilemez.
soru 2:tanzimat fermanı halka okunmak için yazılmıştır.paragraflar halinde yazılan fermanda ifadeler açık cümleler kısadır.mecaz ve yan anlamalara yer verilmez.
gazetede ise cümleler daha uzundur.mecaz ve yan anlamlar bunlunabilir.Halkı aydınlatmak için yazılır.
soru 3:Abdülmecit ve Abdülaziz batı tarzında giyinmişlerdirdaha modern elbiseleri vardır.Kavuğun yerini fes kaftanın yerini ceket almıştır.Geleneksel giyime sahip padişahların sakalları varken batılaşmayı benimsemiş padişahların sadece bıyıkları vardır.
soru 4:televizyon ve internet almıştır.
SAYFA 27 - 28
1-) Boşluk doldurmalar
d y y
2-) gazete roman tiyatro
3-) Eşleştirmeler bu şekilde olacak
1 & 3
2 & 2
3 & 1
4-) E
5-) Askeri alanda yapılmıştır. Öncelikle bu alanda yapılmıştır.
SAYFA 28
HAZIRLIK ÇALIŞMALARI
1-) Halka yönelik uygulamalar vardır kralın yetkileri kısıtlanmıştır.
İkiside yenilikçi ve özgürlükçüdür.
2-) yok
3-) Makale gezi yazısı fıkra çünkü bunlar gazetede kullanılmıştır.
SAYFA 29 - 30
2.ETKINLIKŞema
Birbiriyle bağlı konular metinde verilmek istenen mesajı ortaya çıkarırlar.
1-) Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi Ana düşüncesi : Gazete
Müsavat Ana düşünce : Kanun önünde eşitlik
2-) Resim müzik tiyatro
3-) Toplumun yaşayışı ve gerçekliği metni yazan kişiyide etkiler.
Kişi bu metinde yaşananları yazdığı için bu kavramlar ana düşünceyi etkiler.
4-) a.Ali Suavi kanun önünde herkesin eşit olduğunu savunur. Şinasi'de bu gazetenin önemini ve gazatelerin Türkçe yazılması gereksinimi olmasını savunur.
b.Halkı bilinçlendirmek amacıyla.
5-) boşluk doldurma
1.tablo
hükümet >politika gazeteleri
vekiller meclisi >bilim kuvveti
medeni millet >matbaa
2.tablo
eşitlik > hak
kanun > hukuk
islam hukuku > kanunsal haklar
kanun > zengin fakir
6-) Öğretici metinlerdir.
7-) a.Tutarlı hükümler vermiştir bazı kelimeler anlaşılabilir değildir.
b Vardır. Çünkü ortaya çıktığı zaman kullanılan dil metinde kullanılır.
8-) Batı kültüründe gelişen Türkçe tanzimatla geldiği için vardır.
9-) Resmi dil değişse bile kullanılan dilin değiştirilmesi zaman almıştır.
10-) Metin Türleri : Makale
Metinlerin yazıldıkları tarih : 1860
Metnin bağlı olduğu gelenek : Tanzimat edebiyat geleneği yapı şekli divan edebiyatı
11-) Edebiyatta tanzimat edebiyatıyla ortaya çıkan yeni türdür.Önemli bir eserdir ve öğreticidir.
Sayfa 29 2. Etkinlik:
Anlam birliği şu şekilde oluşturulur:
Birtakım heceler bir araya gelerek kelimeleri oluşturur. Bu kelimeler cümleleri cümleler paragrafları paragraflar da verilmek istenen iletiyi meydana getirir. Tercüman-ıAhval ve Musavat metinlerinde paragraflar metinleri meydana getirmiştir.
Sayfanın Devamındaki sorular:
1- Tercüman-ı Ahval Mukaddimesinin ana fikri gazetenin faydalarıdır. Musavat metninin teması ise Eşitliktir. Bu iki tema yenileşme ve Tanzimat dönemlerinde sıklıkla işlenmiş temalardır. Bu devirde avrupadan alınan yeniliklerin ve kavramların halka anlatılması ve benimsetilmesi için yeni yollar aranmıştır. Çeşitli kavramların anlatılması için iletişim araçların kullanılmasının öneminden bahsedilmiştir. Bu durum gösterir ki bu iki metinin teması evrenseldir ve her çağda görülebilir temalardır.
2- Metinlerin anafikirleri günümüzde ki iletişim araçlarıyla anlatacak olsaydım televizyon ve interneti kullanırdım . bu sayede sadece dili değil dilin yanında görselliği de kullanmış olurdum. Ayrıca bu iletişim araçlarını kullanarak istediğim bölgede birçok insana ulaşabilirdim.
3- Her iki metinde Tanzimat döneminde yazılmıştır. Bu dönemde batıdan bolca fikir ve kavram alınmıştır. Bu kavramların halka aktarılması içinde o günün şartlarında en çok kişiye ulaşabilecek iletişim aracı olarak gazete kullanılmıştır. Sonuç olarak o dönemin sosyal yaşantısı gerçeğe yakın olarak edebi metinlerde halka aktarılmıştır.
4- A) Şinasi insanların faydalı fikirlerini gazeteler vasıtasıyla başka insanlara sunabilecğini belirtmektedir. Bununla ilgili olarak çoğunlukta olan Müslüman insanların bu haklarını tam kullanamadığını kendisi de bu hakkın nasıl kullanılacağını anlatmaya çalışmaktadır. Ali Suavi ise eşitlik kavramının ne olduğunu nasıl uygulanacağını anlatmaya çalışmaktadır.
B) bu metinler halka bilgi vermek için yazılmıştır.
C) ulaşamayabilirlerdi. Çünkü roman veya tiyatro daha çok sanat yapmak için yazılan erlerdir. İki yazar ise halka bilgi vermeyi amaçlamışlardır. Bu şekilde ki eserlerde ise dil süslü ve sanatlıdır. Şiirsel bir anlatım görülür. Bu yüzden roman veya tiyatro eserleriyle halka bilgi zor bir olaydır.
5- Kanun à kanuni vazife
Devlet-i Aliyye à kazanılmış hak
Milli Eğitim Bakanlığı Meclisi à Mazbata (tutanak)
Vekiller meclisinde à izin
Musavat isimli metinde:
kanun à her vatandaşın eşit olması
mahkeme à eşit yargılanma
Devlet-i Aliyye à kazanılmış hak
Bu kavram ve ifadeler bize Tanzimat fermanı ile birlikte gelmiştir. Bu kavram ve ifadeler Avrupa devletlerinin oluşturdukları sosyal siyasi dini ve ekonomik yapının bir sonucudur. Osmanlı Devleti’nde bu kavram ve ifadeler ile ilgili Avrupalılar gibi bir düzenleme yapılmamıştır. Bunların Osmanlı Devleti’nde uygulamaya konulması eski ve yeni arasında bir ikiliğin oluşmasına neden olmuştur.
3. Etkinlik:
Terimler:
Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi: “ kaznılmış hak Devlet-i Aliyye Tanzimat hükümet meclis gazete mazbata “
Müsavat: “ müsavat kanun İslam hukuku kamusal hak “
Kavramlar:
Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi: “ halk vazife adalet “
Müsavat: “ sınıf adalet ilim fazilet görev şeref zenginlik “
Günlük hayatla ilgili kelimeler:
Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi: “ menfaat milletler dil fikir hal dili tarife hacet olmak vs.”
Müsavat: “ sınıf zümre hamal memur kişi şahıs vs. “
Bütün bu kavram terim ve gün****k kelimeler yazarın topluma iletmek istediği iletinin yapıtaşlarıdır. Bunlar olmadan metnin iletisi okuyucuya sağlıklı bir şekilde ulaşamaz. Yine bu kavram ve terimlere bakarak dönemin zihniyetinin öğretici metinlere nasıl yansıdığını anlayabiliriz.
6- Metinlerde öğretici açıklayıcı ve kanıtlayıcı anlatım kullanılmıştır.
a. Öğretici anlatım:
• Açıklama bilgi verme amacıyla yazılırlar.
• Bu tür metinlerde söz sanatlarına ve süslü anlatımlara yer verilmez.
• Her okuyanda aynı etkiyi uyandırır.
b. Açıklayıcı anlatım
• sorunu ortaya koyan cümlelerle anlatıma başlar.
• Sorunu çözümleyen açıklamalar örnekler ve karşılaştırmalar ile devam eder.
• Özetleyici ve yargı bildiren ifadelerle metin sonlandırılır.
• Bu tür anlatımlarda kesin ve açık ifadeler olması gerekir.
c. Kanıtlayıcı Anlatım:
• İnandırma aydınlatma bir başkasına kendi görüşünü kabul ettirme için yazılırlar.
• Bu anlatım türünde kavram tanımlanır veya açıklanır.
• Okuru etkilemek için bazı kelime öbeği veya cümleler aralıklarla metinde tekrar edilir.
7- Her iki metinde de anlatım açık ve anlaşılabilirdir. Bunun nedeni iki metinin de öğretici metin olmasından kaynaklanır. Misalen: “madem ki bir sosyal toplulukta yaşayan halk bunca kanuni vazifelerle yükümlüdür elbette sözlü ve yazılı olarak kendi vatanının mefaatine dair fikir ileri sürmeyi kazanılmış haklarından sayar.” Diğer metin için: “ mesela bir hamal ile bir büyük memurun hukukça kanun önünde eşit tutulması hatta muhakeme bile olunması kısacası en sıradan kişinin hakkının kaybolmamasıdır. Öğretici metin olmasından dolayı anlatım açık ve anlaşılırdır. Yani metnin türü ile anlatım biçimi arasında bağlantı vardır.
8- Tanzimat kazanılmış hak gazete müsavat kanun kamusal hak sınıf hürriyet adalet yenileşme vb.
9- Metinlerde kullanılan dil yaşadığı döneme göre sadedir. Değerlendirme yapacak olursak Naima’nın eserinde birden fazla kelimelerle oluşturulmuş tamlamalar Arapça ve farsça sözcükler görebiliriz. Diğer metinler Naima’nın eserine göre daha sadedir ancak günümüz Türkçesi ile inceleyecek olursak Tanzimat dönemi eserlerini anlamakta güçlük çekebiliriz.
10- Tercüman-ı ahval ve müsavat öğretici metin olup Tanzimat döneminde yazıldığı bariz bir şekilde ortadadır.
11- Gazeteler kültür sanat siyaset günlük yaşam kısaca hayatımızın her alanından bize bilgiler sunan bir kaynaktır. Gazete insanı direkt olarak etkisi altına alan bir iletişim aracıdır. Onun dili sade ve süssüz olduğu için her okuyan metni anlayabilir. Bu sebepten gazetelerin etkisi günümüzde bile inkar edilemez.
12- a) Ali suavi eserinde eşitlik kavramını verdiği örneklerle somutlaştırmıştır. “ bir hamal ile en üst düzey bir memurun gerektiğinde hukuk önünde muhakame edilebileceğini belirtmesi örnek olarak gösterilebilir.”
b) Şinasinin metninde ise hürriyet kavramı gazete çıkarmak isteyenlerin hakkı olduğu ifade edilerek somutlaştırılmıştır.
13- Tercüman-ı Ahval Muk. Tema: hürriyettir. Müsavatta ise tema: eşitliktir.
Benzerlik ve farklılıkları:
• İki temada gazete yazısında ortaya konmuştur.
• Temaları anlatmak için metnin türüne uygun bir dil anlatım kullanılmıştır.
• İki temada Tanzimat döneminde ortaya çıkmıştır.
• Daha önce bu temayla ilgili hiçbir eser yazılmamıştır.
• Tercüman-ı Ahval mukaddimesi gazetenin giriş yazısıdır. Diğeri ise bir makaledir.
14- Yazarlar hakkındaki bilgi internette zaten mevcut.
15- Elde edilen bilgiler ışığında iki yazar hakkında karşılaştırma yapılabilir.
3. Metin Sayfa 33’teki sorular:
1- Atatürkçü düşüncede çağdaşlaşma uygarlaşma ve batılılaşma kavramları birbirleriyle bağlantılıdır. Çağdaşlaşma ülkenin refaha kavuşması için yapılan etkinliklerin tümüdür. Bu kavramla körü körüne taklit hedeflenemez. Ülkenin ilerlemesi için batılı ülkelerden alınan yenilikler ülkenin değerleriyle birleştirildikten sonra kullanılmalıdır. Bu kavramlar Atatürkçü düşüncede birbirlerinden ayrılamazlar.
2- Metne göre çağdaşlaşma Türk toplumu için vazgeçilmez bir idealdir. Bu idealin dayandığı temel “Büyük davamız en uygar ve en refaha kavuşmuş millet olarak varlığımızı yükseltmektir.” Şeklinde ifade edilmiştir.
3- Tanzimat döneminden itibaren gerçekleştirilen yeniliklerle Atatürk ilke ve inkılapları çağdaşlaşma ve uygarlaşmanın “ siyasal sosyal kültürel ve ekonomik yönlerini” kapsadığını söyleyebiliriz.
1- Kafiye redif vs. eklemek uzun sürecek o yüzden bu soruyu size bırakıyorum.
2- Terkibent devrin söyleyiş tarzından çok farklıdır. Şiirin şekli ve dili tamamen eski şiir geleneğiyle ilgilidir. Tanzimat dönemi sanatçıları halkı eğitmek istedikleri için genel olarak halkın anlayacağı kelime ve ifadelere yer verirler. Bu şiirde şair tümüyle süslü ve sanatlı şiir dilini kullanmıştır.
3- Birimler birbirine beyitlerle bağlanmışlardır. Bu birimler bir araya gelerek şiirin temasını oluşturmaktadır. Şiirin bütün beyitlerinde neredeyse birbirine yakın anlamlar işlenmiştir. Sadece şiirin son dizesinde dünyayı anlamanın akılla olmayacağını belirterek tezatlık oluşturulmuştur.
2. Etkinlik:
Ziya Paşa’nın Terkibibenti: Şiirin birimleri beyittir. Kafiye ve redifler vardır. Bu birimler birleşerek temayı ortaya çıkarır.
Terkibibentin Yapısal Özellikleri:
a) bentlerle kurulan uzun bir nazım biçimidir.
b) Her bent sayısı 5-10 arasında değişen beyitlerden oluşur.
c) Bent sayısı 5-10 arasındadır
d) Genellikle talihten şikayet dini tasavvufi ve felsefi konular işlenmiştir.
Bu yapısal özellikler divan şiirinin ana damarıdır. Yukarıda ki eserlerde bu özellikleri yapılarında barındırmaktadırlar.
4- 9. Beyit hariç diğer beyitler bir şekilde sosyal yapı ve tarihi değerler ile ilişkilidir.
5- Tema: bu dünyanın insanları sınamak için yaratılmış olduğu ve akılla bu dünyanın tam anlamıyla kavranamayacağıdır. Şiirin yazıldığı dönemde bazı şairler iki arada bir derede kalmışlardır. Eski ile yeni çatışması içine düşmüşlerdir. Bu yüzden bazı şairler hak adalet hürriyet gibi kavramlar üzerine şiir yazarken bazıları da bu şekilde felsefi konularda şiirler yazarak eski geleneği devam ettirmeye çalışmışlardır.
6- Ziya Paşa terkibibentinde tasavvufi bir konuyu işlemiştir. Bu dünyanın insanı sınamak için yaratıldığını ve insanın sadece kalbiyle anlayabileceğini belirtmiştir. Bağdatlı Ruhi ise aşk temasını işlemiştir. Bu yüzden iki eser arasında büyük farklılıklar vardır.
7- Ziya Paşanın terkibibentinin teması günümüzde de geçerli olabilir. Şair aklı kullanarak bu dünyanın anlaşılamayacağını belirtmiştir. Bu kuram günümüzde de geçerlidir. Akıl bazı şeyleri kavrayabilir. Bu yüzden akıl günümüzde ne kadar önemli görünse de kalple birleşmeden pek bir anlam ifade etmez.
8- ilk beyitte insanların birbirlerini kıskanmalarından bahsedilmiştir. Cahil insanlar yarasaya benzetilmiş ve bu kişilerin bilgili ve olgun kişileri kıskandıkları söylenmiştir. Akıllı insanlar ise ışığa benzetilerek bu kişilerin çevrelerini aydınlattıkları belirtilmeye çalışılmıştır. Bu dönemde Osmanlı Devletinde cahil insanlar önemli yerleri işgal ettikleri için yazar devlet büyüklerine atıfta bulunmuştur. İkinci beyitte akıl iyi ile kötüyü tartan bir teraziye benzetilmiştir. Beyin şeklen de vücudun en ufak organlarından olmasına rağmen yaptığı iş boyutuyla tamamıyla ters orantılıdır. İnsan dünyayı aklıyla kavrar o olmadan ceza ve mükafat sisteminin tamamen dışında kalır şair dünyayı anlamanın ne kadar zor olduğunu belirtmek için anlamı terazide tartılamayacak kadar ağır bir varlık gibi düşünerek somutlaştırmıştır. İnsan dünyayı akılla kavramaya çalışırken bile dünyanın kavranamayacağını anlatarak beyitin anlamını tasavvufi yoruma açık hale getirmiştir.
3.Etkinlik:• Ziya Paşanın metni tasavvufi ve felsefi bir anlama sahiptir Bağdatlı ruhinin metni daha çok aşk konusuyla ilgilidir.
• İki metinde de kafiye redif söz sanatları gibi ahenk unsurları görülmektedir.
• İki metnin de nazım birimleri aynıdır
• İki metinde devrin zihniyetini yansıtan ifadelere rastlanılmaktadır.
o 2. Grup• Sadullah paşanın manzumesi zihniyet bakımından bu metinlerden çok farklıdır.
• Bu manzume batı zihniyetinin değerlerini yüceltmek eskinin düşünce sisteminin çarpıklıklarını ortaya çıkarmak için yazılmıştır.
• Diğer metinler eskiyi eskinin dünya ve aşk anlayışlarını yansıtmaktadır.
• Ziya Paşa dünyanın gidişatıyla ilgili kötümser Sadullah Paşa iyimserdir.
9- Ziya Paşanın terkibibenti hayatın muammasını tezadını ortaya koyar. Şair dünyayı anlamak için kendince bir sürü yorum yapar onun bu yorumları kendisini rahata ulaştırmaz. Şair dünyanın bu kötü durumu karşısında şaşkın bir halde değer verdiği aklında işe yaramayacağını fark ederek varlıkları inceleyen ona hayret eden bir aciziyette kendini konumlkandırmıştır.
10- Ziya paşa hakkında gerekli olan bilgi internet ortamında zaten mevcuttur.
Konu myimmortal tarafından (11-10-2009 Saat 08:16 PM ) değiştirilmiştir.
|