Array
Geri git   GençMekan > EĞİTİM | ÖĞRETİM > Bilgi Kaynağı > Bilgi Merkezi


10.Sınıf Edebiyat Sayfa 100-150 Arası Cevaplar


Konuya Davet EdilenLeR

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 24-10-2008, 05:30 PM   #1 (permalink)
Üye
 
<<The_Alemci>> - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Oct 2008
Yaş: 21
Mesajlar: 77
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı: 1
Rep Derecesi:
<<The_Alemci>> Bu noktada bilinmeyen bir miktar.
Thumbs up 10.Sınıf Edebiyat Sayfa 100-150 Arası Cevaplar

100. sayfa

1)a*Melik Danişmend'in Haraşna'da uyurken bir rüya görmesi
*Melik Danişmend'in otağına bir elçinin gelip ona Kara Tigin tarafından gönderilen mektubu sunması
*Mektup okunduktan sonra Abdurrahman Tokati'nin otağa gelmesi
*Melik Danişmand'in yirmi bin erle Tokat'a doğru yola çıkması
*Tokat önlerinde konaklayan düşmanla savaşılması
*Melik Danişmend'in düşman beylerini dine davet etmes o gece bir rüya görmesi
*Melik Danişmend'in okuduğu dua ile Gümenek Irmağı'nın suyunu kesmesio gece bir rüya görmesi
*Melik Danişmend'in askerleriyle Cincife ovasında konaklayarak savaş hazırlığı yapmaları
*Melik Danişmend'in savaşı kazanması.

b.Tema:Melik Danişmend'in kahramanlıkları.

4.Etkinlik
1)a.Danişmendname'deki kahramanlık teması ile dönemin sosyal özellikleri örtüşmektedir.
b.1)Ağaçların aşılanması
2)Savaşta atsilah ve zırhların kullanılması
3)Kalelerde yaşanılması
4)Elçilerin mektup getirmesi
5)Seferlerde alemsancak taşınması;davulların çalınması
6)Savaş için otağ kurulması
7)Sevinçli haberlerde müjde davullarının çalınması
8)Savaşta esir ve ganimet alınması
9)Esirlerin bağlanması
10)İpek kumaş kullanılması
11)At sürüsü beslenmesi
12)Fethedilen yerlerin imar edilmesi(mescitmedrese...)
13)Haber almak için casusların kullanılması
14)Düşmanı hazırlıksız yakalamak için gece baskınlarının yapılması.

2)Kahramanlık temasının tüm dünyada en çok işlenen kavram olduğu göz önünde bulundurulursa işlenen temanın evrensel olduğu sonucuna ulaşabiliriz.

3)*Kısa cümleler kullanılmıştır.
*Özgün metinde kullanılan bazı seslerle günümüz Türkçesindeki sesler arasında farklılaşma olduğu görülmektedir.

4)Metnin yapısını oluşturan ögeler:Olay örgüsükişilermekanzaman.
Metnin yapısını oluşturan ögeler arasındaki ilişki:Olay örgüsükişilermekan ve zaman temayı ifade etmede ve somutlaştırmayı sağlamada birer araçtır.

5)mekanın ve zamanın geçtiği cümleler
mekan: Eflanis kalesine ulaştı.
Bir çadır içine girdi.
Niksar ırmağının kenarında...
Gümenek ırmağı kenarı...
Göçüp yüksek dağlara çıktılar.
zaman:..bir gece Haraşa'nda..
O gece Melik dinlendi.
Akşama yakın geri döndüler.
Seher vakti olunca gözünü uyku aldı.
mekanın ve zamanın anlatımı:
mekan: yerler verilmiş tasvir yapılmamıştır.
zaman: yaklaşık zamanlar kullanılmıştır.

6.TASVİR CÜMLELERİ
yüksek dağlara çıktılar.
şiddetli bir savaş oldu.
rengarenk alemler götürdüler.
METİNDEKİ İŞLEVİ
tasvirlerin amacı metni anlamlı ve canlı kılmaktır.

7.herşeyi bilen bi kişi tarafından yazılmş ilahi bakış açısı kullanılmştır

8.ikiside hayatlarını kötülüklerle mücadele etmeye adamış kahramanlardır.cesurdur.islam dinini yayma için savaşlar yapan kahraman insanlardır.

SAYFA 104

DANİŞMEND GAZİ
TİP NASIL BİR İNSANDIR?
kahramanlık yönü bulunancesur ve yiğit bir insandır.
TİP DURAĞAN MIDIR DİNAMİK Mİ?
hikayenin başından sonuna kadar hareketlidir.(dinamik)
HANGİ KISIM BÖYLE DÜŞÜNMENİZE NEDEN OLDU?
hikayenin bütün kısmı
SOSYAL ORTAM ÇEVRRE.....
kahramanlık yönünün ortaya çıkması bakımından etkilemiştir.
BU TİPİN SİZİN SOSYAL VE TOPLUMSAL.........
çağın gereklerinden dolayı fark vardır.
DİĞER KAREKTERLER ÜZERİNDE ETKİSİ.........
ana kahraman olduğu için vardır.
TİP KENDİ KİŞİLİĞİNİN FARKINDA MIDIR........
farkındadır.yaptıkları bunun göstergesidir.
SİZCE GERÇEK HAYATTAA...........
gerçek hayatta böyle olağanüstülükler taşıyan bir karekterle karşılaşmak mümkün değildir.

107

1.Cemşidin rüyasında gördüğü kıza aşık olması
2.Cemşidin bu kızın anadoluda olduğunu öğrenmesi ve önce çine oradan anadoluya geçmesi
b.Bu olaylar hayal gücünün ürünü olduğu için yaşanamaz.
c.Cemşidin rüyası
5.etkinlik:
a.Yazıya geçirildiği dönem ile tema arasında bir bağ yoktur.Bu durum temanın iran edb.alınmasından kaynaklanır.
b.Kişiden kişiye değişir.
3.Aşk teması çok sık işlendiği için evrenseldir diyebiliriz.
4.Metnin yapısını oluşturan ögeler;Olay örgüsümekanzamankişiler
Metnin yapısını oluşturan ögeler arasındaki ilişkiler;Ögeler metnin temasını vermede birer araçtır.
5.Kişiler;CemşiHurşidKayser
Kişilerin özelikleri;Çin hükümdarının oğlusur.Zorlu yollardan geçip Hurşid için mücadele veren kahramandır.
Hurşid;Cemşidin rüyasında görüp aşık olduğu kız.
Kayser;Hurşidin babası
Kişilerin işlevi;Cemşid;Mesnevinin baş kahramanı
Hurşid;Baş kahraman
Kayser;Yardımcı kahraman.
b.Değişen hayat şartları nedeniyle etkisi yoktur.
6.Cemşid için derdinin dermanı yoktur onu nasıl anlatayım.
7.Kayser///sarayına///gelince mekanların sadece adı verilmiştir.Belirsiz bir zaman anlayışı vardır.
8.Hindistandan çıkıp çine geldi.
9.Kahramanların mekanın ve zamanın ayrıntılı tasvirleri yapıldı.Metnin tamamı nesir şeklinde olurdu.
10.Günümüze gelinceye kadar bazı söz değişiklikleri oluşur.
bazı yabancı sözlü kelimeler kullanılmıştır.
11.Sade bir dil kullanmıştır.
Klasik türk edb.şairidir.

sayfa 115

1.üstteki paralel çizgiler; akılutanma-hayailimiman
alttaki paralel çizgiler;öfkeaç gözlülükhasetşüphe
Ana düşünce;İman rahmanişüphe şeytanidir.
2.Dönemin tasavvuf ve hayat anlayışını ilahi aşkı ve bu aşkın verdiği coşkuyuislam inancının kaynaklarını öğretmek amacıyla yazmıştır.
3.Makalatın Özellikleri:
Eserde sadeanlaşılır bir dil ve kısa cümleler kullanılmıştır.Bazı sözcüklerin günümüze gelinceye kadar bazı ses değişikliklerine uğradıkları görülmektedir.

sayfa 116

4.13. ve 14. yüzyıl öğretici metinleri==>>*manzum metinler(şiir)
*mensur metinler(düz yazı)
5.Tasavvuf Geleneğine bağlı kalınarak oluşturulmuştur.

sayfa 117

6.olay örgüsü;Nasrettin Hoca günün birinde ölür.
Birilerinin cenazesini kaldıracağını düşünür.
Kimsenin oralı olmadığını görür.
Yardımcı kavram ve düşüncelero paralel çizgilere yazılcak olan kelimeler..)
*vefasızlıkyalnızlıkilgisizlik
Ana düşünce;İnsan her işini kendisi yapmalı başkalarına güvenmemelidir.

sayfa 119

a.KONULARI BAKIMINDAN ÖĞRETİCİ METİNLER
*Tıp metinleri * dini metinler * İslam menkıbeleri * öğüt ve bilgi verici metinler
b.Sade ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır.Cümleler kısa ve açıktır.Bu dönem öğretici metinleri din tasavvuf tıp ve tabiat konularında yazılmıştır.Bu yüzyılda yazılan öğretici metinler aydınlatıcı ve yol gösterici metinlerdir.

ÖLÇME DEĞERLENDİRME
1.a
2.T A S A V V U F
3.e
4.Makalat adlı eseri...Hacı Bektaş Veli...yazmıştır.
14.yy öğretici metinleri anlatım biçimleri bakımından...manzum..ve...mensur...olmak üzere iki gruba ayrılır.
5.DYDDYDY

sayfa 123

BİRİM DEĞERİ:beyit
BİRİM SAYISI:beş
ŞİİRİN TEMASI:aşk
BİRİMLERDE ANLATILANLAR;
1.şair sevgilisinin yüzünü açıp salınarak yürümesinibağdaki çiçek ve ağaçların da bunu görmesini istemektedir.
2.şairbu aşk hastalığına sevgilinin aşkından düştüğünübunun da nasıl amansız bir hastalık olduğunu herkesin görmesini istemektedir.
3.şair sevgilisinin aşkından perişan olduğunuvücudunda yaralar açıldığını söylemektedir.
4.şairaşk derdinden dolayı kemikleri sayılacak kadar zayıfladığını bu hali ve inlemeleriyle tıpkı Musikar'a benzediği söylemektedir.
5.şair güzellere yumuşak huylu değillerdemenin yanlış olduğunugördüklerinde hemen yumuşak huylu olduklarını söylemektedir.

Ç. gazeldeki beyitlerin yerleri değiştirilerek okunduğunda gazelin anlamında herhangi bir değişiklik olmamaktadır.Çünkü gazelin birimleri olan her beyit kendi içinde bir bütündür.Bu nedenle anlam aynı birim içinde başlaraynı birim içinde biter.Dolayısıyla bir beyitteki anlam diğer beyitlere bağlı olmadığı için beyitlerinin yerlerinin değiştirilmesi gazelin anlamında herhangi bir değişikliğe sebep olmamaktadır.

D.Şiirde anlatılanların gerçek hayatta yaşanılması mümkün değildir.gazeldeki sevgili ve aşık tiplerişairin hayal gücünün ve bağlı bulunduğu Divan şiiri geleneğinin tipleridir.

E.Gazel nazım şeklinin özellikleri;
*Divan şiirinin nazım şekillerindendir.
*5-15 beyit arasında yazılır.
*İlk beytine matlason beyitine maktaen güzel beyitine beytü'l-gazelşairin adının veya mahlasının geçtiği beyte mahlas beyti denir.
*İlk beyit kendi arasında kafiyelidir.
*Genellikle aşkkadın ve içki konuları işlenmiştir.

F.Her iki şiirde gazel nazım şeklibeyit nazım birimiyle ele alınmıştır.Kafiye şeması Baki'nin gazelinde olduğu gibi aa/ba/ca... şeklindedir.Her iki gazelinde teması aşktır.Anlatılanlarda gerçek hayatta yaşanması mümkün değildir.Hoca Denhani'nin gazeli 7 birim iken Baki'nin gazeli 5 birimdir.

2. ETKİNLİK
Aşk temasıyla bulduğunuz şiirleri sınıfta okuyunuz.((arkadaşlar buna Özdemir ASAF'ın --LAVİNİA-- şiiri örnek verilir.))

2.Gazelde aşk teması işlenmiş ve bir aşığın durumu gözler önüne serilmişti.Burada ise aşığın durumu yine gazelin bütünündeki durumuna eşdeğerdir.Verilen sözcükler okunduğunda yine halini anlatan ve sitem eden aşığın durumu ortaya çıkmaktadır.

3. İMGELER
GÜL VE NESRİN:rengi dolayısıyla sevgilinin yanağı
SERVİ VE SANAVBER:uzunluk ve salınış sebebiyle sevgilinin boyu ve yürüyüşü.
GÜLNAR:rengi ve şekli dolayısıyla aşığın vücudundaki yaralar.

4.SÖZCÜK: Gülnar
GERÇEK ANLAMI: nar çiçeği
ŞİİRDEKİ ANLAMI:yara
GERÇEK ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Gülnar bu mevsime yakışıyor.
MECAZ ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Bu dertten gülnarlar açtı her yanımda.
SÖZCÜK:muhabbet(gülşeni)
GERÇEK ANLAMI: gül bahçesi
ŞİİRDEKİ ANLAMI:vücut
GERÇEK ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Gül bahçesi rengarenkti
MECAZ ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Yanımdayken kendimi gül bahçesinde hissediyorum.
SÖZCÜK:Musikar
GERÇEK ANLAMI:efsanevi kuş
ŞİİRDEKİ ANLAMI:vücut
GERÇEK ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Musikar efsanevi bir kuştur.
MECAZ ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Öyle güzel sesi vardı ki Musikar'ı andırdı.

6. Açıl bağun gül ü nesrini ol ruhsarı görsünler
Salın serv ü sanavber şive-ı reftarı görsünler.
yukarıdaki dizelerde istiare(eğretileme)sanatı vardır.
Kapunda hasıl itdi bu devasuz derdi hep gönlüm
Ne derde mübtela oldu dil-i bimarı görsünler.
yukarıdaki dizelerde teşhis(kişileştirme)sanatı vardır.
Açıldı dağlar sinemde çak itdüm giribanum
Muhabbete gülşeninde açılan gülnarı görsünler.
yukarıdaki dizelerde teşbih(benzetme)sanatı vardır.Vücut sevgilinin gül bahçesine yaralar ise nar çiçeğine benzetilmiş
Ten-i zarumda pehlum üstühanı sayılur bir bir
Beni seyr itmeyen ahbab Musikar'ı görsünler
yukarıdaki dizelerde teşbih sanatı vardır.Aşık kendini ve inlemelerini Musikar'a ve onun gagasından çıkan seslere benzetmiştir.
Ey Baki
bu ifade de nida(seslenme)sanatı vardır.
Yalvarı görsünler
yukarıdaki ifadede iham sanatı vardır. yalvar sözcüğü hem yalvar- hem de bir çeşit para anlamında kullanılmıştır.Her iki anlamda beyte uygun olduğu için iham sanatı vardır.

7.*gazel nazım şeklinin kullanılması
*beyit nazım biriminin kullanılması
*aruz ölçüsünün kullanılması
*sanatlı bir şöyleyiş olması
*arapça ve farsça sözcüklerin kullanılması

8.örnek yazı:
Bakinin gazeli yapı bakımından divan şiir geleneği yansıtmaktadır.Anlatımdaki sanatlı ve manzumlara dayalı ifadelerin yanı sıra ahenk bakımından da çok güçlü olan gazelde aşk teması işlenmiştir.şair aşk temasını aşık ve verfasız sevgili etrafında işlemiştir.temanın işlenmesinde manzumların yanı sıra şairin hayal gücünün de etkisi vardır.

9.Baki;
*şiirlerinde tasavvufi unsurları kullanmıştır.
*şiirleri nazım tekniği yönünden kusursuzdur.
*şiirlerinde çok güçlü sanatlı bir söyleyiş vardır.
*divan şiirinin en güçlü şairidir.

Sayfa129
SU KASİDESİ

1) Ey göz gönlümdeki ateşlere gözyaşından su saçma böylesine tutuşan ateşlere su çare kılmaz.
Bu beyitte Fuzulî gönlünde aşk ve ıztırabı ateşlere gözyaşını ise suya benzetmiştir. Su ile ateş birbirine zıttır. Su ateşi söndürür. Fakat gönül atşi maddî değil manevîdir. Bundan dolayı gözyaşları insanın içindeki ateşi söndürmez. Bu beyit bize Fuzulî'nin muztarip duygulu bir insan olduğunu gösteriyor. Bu beyitte tekrarlanan (s g d k) konsonantları (ünsüzleri) ile (o ö u) vokalleri (ünlüleri) bir ahenk vücuda getirmektedir.

2) Dönen günbedin rengi mi mavidir yoksa gözümden akan su mu onu çepçevre çevirmiştir bilmiyorum.
Bu beyitte geçen "âb-gûn" kelimesi hem suya benzer hem mavi renk mânâsına gelir. Fuzulî gözyaşlarının gök kubbeyi çepçevre kuşattığını söylemekle mübalağa sanatı yapıyor gökyüzünün renginin mavi mi yoksa gözyaşlarından dolayı mı böyle göründüğünü bilmediğini söylemekle "tecahül-i arifane" de bulunuyor. Gökyüzü için "günbed-i devvar" (döner kubbe) tamlamasını kullanmakla da şair gökyüzü ile göz arasında bir münasebet kuruyor. Bu beyitte tekrarlanan (n ve g) konsonlarıyla ince ve kalın yuvarlak vokaller hususî bir âhenk vücuda getiriyor.

3) Kılıcının zevkinden gönlüm parça parça olsa şaşılmaz zira su zamanla duvarda yarıklar bırakır.
Fuzulî'nin bu beyitte "zevk-i tîg-kılıcının zevki" tamlamasını kullanması psikolojik bakımdan dikkati çekicidir. Fuzulî sevgilisinin verdiği acıdan şikâyet etmez tam tersine zevk duyar. Burada söz konusu olan kılıç sevgilinin keskin bakışıdır. Şair senin kılıca benzeyen bakışlarının yerdiği acı' bana zevk" verir fikrini "zevk-i tîg" tamlaması ile özetlemiştir. Divan şairleri bu nevi kısa özet veya yoğun sözlerden hoşlanırlar. Onları okuyucunun çözümlemesi lâzımdır. Şair kılıcın gönlünü çak çak (parça parça) etmesi ile suların duvarda yarıklar hâsıl etmesi arasında bir bağlantı kuruyor. Divan şairleri çok defa kılıç deyince suyu hatırlarlar. Bunun sebebi kılıcın imal edilirken su ile çelikleştirilmesidir. Bir klişe olarak kullanılan "âb-ı tîg" (kılıç suyu kılıcın parlaklık ve keskinliği) tamlaması da onlarda su hayalini uyandırır.

4.Yaralı gönül senin (peykân)ından korka korka bahseder. Yaralı olan suyu ihtiyatla içer.
Bu beyitte geçen "peykân" sözü okun ucundaki demir mânâsına gelir. Bu da sevgilinin kirpiklerine tekabül eder. Sevgilinin oka benzeyen kirpikleri âşığı yaralar yaralılar da suyu ihtiyatla içerler.

5.Bahçıvan boşuna zahmet çekmesin gül bahçesini suya versin bin gül bahçesine su verse senin yüzün gibi bir gül açılmasına imkân yoktur.
Bu beyitte sevilen varlığın yüzü ile gül arasındaki benzeyiş dolayısıyla ikisi arasında bir mukayese yapılmıştır. Fuzulî su redifi vasıtasiyle hayali genişletiyor. Araya bahçıvanı da katıyor. Sevgili güzellik ve başka vasıfları bakımından gülden üstündür. Şair su vermek ile de oynuyor. Birinci mısrada "suya vermek" sözü mecazî olarak yok etmek mânâsına kullanılmıştır.

6. Yazı yazan (hattat) kalem gibi gözlerine kara su inse de senin yüzünün hattına benzer bir hat yazamaz.
Bu beyitte "gubar' muharrir hat hâme ve kara" kelimeleri arasında tenasüb sanatı vardır. Bu kelimeler birbirleriyle ilgilidir. Hat yazı sanatıdır. Gubar hat sanatında bir yazı çeşididir. Şair kalem kara ve muharrir kelimelerini hat sanatı ile münasebeti bakımından zikrediyor. Divan şairleri sevgilinin yüzündeki ince tüyleri hatta (yazıya) benzetirler. Sevgilinin yüzünün hatları hattatın yazdığı yazılardan çok daha güzeldir. Hattat gözlerine kalem gibi kara su ininceye dek yani kör oluncaya kadar yazı yazsa senin yüzünün hattına benzer bir yazı yazamaz. Şair "okşamak" kelimesini hem benzetmek hem yüz dolayısıyle sevmek mânâsında kullanmıştır. Kalem (hame) gibi gözüne kara su inmek sözü mecazî olarak kör olmak mânâsına gelir.

7.Yanağını hatırlarken kirpiklerim ıslansa bunda şaşılacak ne var? Gül yetiştirmek isterken dikene verilen su boşa gitmez.
Fuzulî bu beytinde gözyaşını tatlı bir alayla yumuşatıyor. Beyit birbiriyle ilgili şu benzetmelere dayanıyor: Yanak-gül kirpikler-diken gözyaşı-su. Bu beyitte eskilerin "leff ü' neşir" (sarma ve açma) dedikleri bir sanat vardır. Bu sanat aralarında münasebet bulunan iki veya üç şey zikrederek karşılıklarını (benzerlerini) söylemek suretiyle yapılır.

8.Gam günü hasta gönülden kılıcını (kirpiklerini bakışını) esirgemek gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir.
Fuzulî burada da ok (kılıç) -su-yaralanma mazmununa dayanıyor. Karanlık gece ile sevgilinin kara gözleri arasında da münasebet vardır.

9.Gönül ondan ayrı olduğun zaman onun peykinin (oka benzeyen kirpiklerini) isteyerek hasretini teskin etmeğe çalış. Susuzum git bu çöl de benim için su ara.
Kılıca olduğu gibi peykâna (ok ucuna) da su verilir. Şairin "git bu çölde benim için su ara" demesi demirin kuruluk bakımından çöle benzemesinden demirde ve çölde gizli olarak su bulunmasından dolayıdır. Şairin asıl özlediği sevgilisinin bakışlarıdır.

10. Ben dudağına karşı büyük bir arzu duyuyorum. Kuru sofular ise kevser istiyorlar; böylece sarhoşa şarap' ayık insana da su hoş gelir.
Bu beyitte dudak kırmızılığı dolayısıyle içkiye benzetilmiştir ve sarhoşa (aşığa) uygun görülmüştür. Kevser Cennet'te bir havuzun adıdır. Dîvan şairleri aşk ile kendinden geçenlerle kuru sofuları karşılaştırmaktan ve aralarındaki tezadı belirtmekten hoşlanırlar. Aynı beyitte birbirine paralel olan dudak-şarap âşık-sarhoş kevser-su zahid-ayık insan benzetmeleriyle Fuzulî bir leff ü neşir sanatı yapmıştır.

11. Su durmadan senin mahallendeki bahçeye doğru akıyor. Galiba o hoş yürüyüşlü sevgiliye âşık.
Fuzulî'nin küçük bir tablo teşkil eden bu beyti de birtakım gizli benzetmelere dayanır. "Serv-i hoş-reftar"dan maksat uzun boylu güzel yürüyüşlü sevgilisidir. Sevgilinin bahçesine doğru akan su âşıktır. Dîvan şairleri sevgilinin boyu için "revan" (akıcı) sıfatını da kullanırlar. Servi kelimesi şairde su çağrışımı uyandırmıştır.

12. Toprak (set) olarak sevgilinin köyüne giden suyun yolunu kessem gerek. Zîra o benim rakibimdir. O köye gitmesine engel olmalıyım.
Şair burada yine servi dolayısıyle rakibini suya benzetiyor. Toprak olmak kelimesi mecazî olarak ölmek mânâsına gelir. Fuzulî bu kelimeyi hem hakikî hem mecazî mânâda kullanıyor.

13. Ey dostlar eğer onun elini öpme arzusu ile ölürsem toprağımdan bir testi yapın ve sevgiliye onunla su verin.
Fuzulî ince bir hayale dayanan bu beytinde (s) aliterasyonu ile (u) asonansının doğurduğu âhenkten de istifade ediyor.

14. Servi kumrunun yalvarmalarına karşı dikbaşlılık ediyor. Su gitsin de onun eteğine sarılıp ayağına düşsün yalvarsın.
Servi ile kumru çok defa bir arada bulundukları için birbirlerine âşık sayılırlar. Servi güzel boylu sevgiliye kumru yalvaran âşığa benzer. Şair servinin uzun oluşu ile dikbaşlılık arasında bir münasebet bulunuyor. Servi ağaçlarının dibinden akan su da bir arabulucuya benzetiliyor. Şair bu beyitte servi kumru ve suya insana has vasıflar vermek suretiyle "teşhis" ediyor ve âdeta tabiatı masallaştırıyor.
"Servi" vahdeti (Tanrı) "su" peygamberi "kumru" kulu temsil eder. Beyitte arka planda böyle bir mânâ da vardır.

15. Gül dalı bir hile ile bülbülün kanını içmek istiyor. Su gül dalının damarına girerek bülbülü kurtarmalıdır.
Renk kelimesi renkten başka şekil suret ve hile mânâlarına da gelir. Şairin burada onu kullanması gül ve bülbülün kanı dolayısıyledir. Gül kendisine kırmızı renk sağlamak maksadıyle bülbülün kanına girmek istiyor. Divan şiirinde gül ile bülbül arasında bir aşk münasebeti olduğundan bahsedilir. Şair bu beytinde de gül bülbül ve suya insanî vasıflar izafe ediyor.

16. Su temiz tabiatını âleme aydınlık (berrak) kılmış ve Hazret-i Muhammed'in yoluna girmiştir.
Şair bu beytinde su ile Hazret-i Muhammed'e uyan onun yolunda giden mümin arasında bir münasebet buluyor. Temizlik dolayısıyle İslâmiyet suya büyük önem verir. Su maddî ve manevî temizliğin sembolüdür. Suyun vasıflarından biri berrak oluşudur. İyi mümin de öyledir. Onun gönlü de su gibi aydınlık herkese açıktır.

17. Seyyid-i nev'-i beşer (insan ney'inin efendisi Hazret-i Muhammet) seçkinlik incisinin denizidir. Onun mucizeleri kötülerin ateşi üzerine su serper.
Burada su redifi dolayısıyle Peygamber bir seçkin inciler denizine benzetilmiştir. Onun din denizi seçkin inciler yetiştirir. O kötülük ateşlerini söndüren bir sudur. Su ile ateş arasında tezat vardır. Burada ateş kötülüğün su iyiliğin sembolü olarak kullanılmıştır. Bu beyitte seyyid ıstıfa sepmek) (beşer ateş-i eşrar) kelimelerinde aliterasyon vardır.Hz. Muhammed doğduğu zaman ateşperestlerin ateşleri sönmüştür. Beyitte bu mucizeye de telmih vardır.

18. Peygamberlik gül bahçesinin canlılığını tazelemek için mermer taşı mucizinden (yaratıcılığından) su akıtmış.
Peygamberlik gül bahçesine su verince gül tazeleniyor. Gül Peygamberimize izafe edilen bir çiçektir. Peygamberlik müessesesi onunla taze kalmış Son peygamber olan Peygamberimizin mucizelerinden biri kara taştan su akıtmak. Bu mucize peygamberliğinin kabulü ve yeni bir gül açılması peygamberlik bahçesinin parlaklığının tazelenmesidir.

19. Onun mucizi âlemde öyle nihayetsiz bir hidayet denizidir ki binlerce kâfir tapınağına (Mecusî tapınağına) o denizden hidayet ermiştir.
Peygamber doğduğu zaman vukua gelen harikulade hadiselerden biri de sönmeyen ateşlerin sönmesi (Mecusî ateşlerinin sönmüş olması)dir. Bu hadiseye telmih eden Fuzulî'ye göre peygamberimizin mucizesi öyle sonsuz bir deniz imiş ki binlerce kâfir ateşgedesindeki ateşi söndürmeğe yetmiştir.
"Yetmiş" kelimesi hem "erişmiş" hem de "kifayet etmiş" mânâlarına gelir. Burada kifayet etmiş mânâsında tevriye!i kullanılmıştır.Ayrıca su-ateş arasında tezat vardır.

20. Şiddet günü Ensar'a parmağından akıttığı suyu kim işitse hayretle parmağını ısırır.
Tebuk seferinde (şiddet günü) susuz kaldıkları zaman Peygamberimizin parmakları arasından oluk oluk su akmış. Bunu duyan hayretinden parmağını ısırır. Bu hadise de kullara hayret veren bir mucizedir.

21. Dostu yılan zehri içse ebedî hayat suyuna döner düşmanı su içse mutlaka yılan zehri olur.
Peygamberin dostlarından maksat hayatında iken ona uyan sahabelerle onun yolundan giden Müslümanlardır. Aynı imana sahip oluş onlara da manevî bir güç verir ve onlar bu manevî güç ile kötülükleri iyiliğe döndürebilirler. Buna karşılık düşmanları için iyi şeyler böyle kötü bir mahiyet alır. Şair bu fikri yılan zehrinin ebedî hayat suyuna veya tersine ebedî hayat suyunun zehre dönüşmesi sembolü olarak ifade ediyor. Burada tezat sanatı vardır.

22. Abdest almak için yanağının gülüne su serpince her damla sudan bin rahmet denizi dalgalanmıştır.
Şair borada "gül-i ruhsar" tamlaması ile Peygamber'in yanağını güle benzetmiştir. Abdest alınırken yüz yıkanır. Peygamber'in yüzüne değen su onun manevî gücü ile çoğalıyor bir damladan bin rahmet denizi doğuyor. Damla ile deniz arasında tezat vardır. Bu tezat ve benzetme tasavvufta birlik (vahdet) ile çokluk (kesret) u belirtmek için kullanılır. Çok birden doğar. Başlangıçta ilk Müslüman olan Hazret-i Muhammed tek idi. Daha sonra Müslümanların sayısı yüzlerce milyonu aştı. Tanrı'nın insanlara acıması mânâsına gelen rahmet Türkçe'de mecazî olarak yağmur mânâsına da gelir. Yağmur milyonlarca damladan oluşur.

23. Su senin ayağının toprağına erişeyim diye durmadan ömürler boyu başını taştan taşa vurarak âvâre gezer durur.
Her yıl yüz binlerce Müslüman dünyanın dört bir yanından Hacc'a giderler. Peygamber'in mezarını ziyaret ederler. Şair sulara da böyle kutsal bir duygu yüklüyor. Suların başını taştan taşa vurması hem hakiki hem mecazî mânâda kullanılmıştır. Hayat ile su arasında münasebet olduğu için şair ömür kelimesini kullanmıştır. Muttasıl kelimesi Arapça "vasl" (ulaşan kavuşan) kökünden gelir. Bu beyitte teşhis sanatı vardır.

24. Su ister ki senin dergâhının toprağına zerre zerre nur salsın. Parça parça olsa bile su o dergâhtan dönmez.
Toprak su ve ışık zerre zerre parça parça olurlar. Su ışığı yansıtır. Şair su ve ışığın bu özelliklerine manevî bir mânâ da veriyor. Burada su ve ışığın zerre zerre veya pare pare olması sevginin gücünü ifade eder.

25. Senin na'tını zaman zaman tekrarlamayı hata ehli derman bilir. Tıpkı sarhoşun ayılması için yüzüne su serpmesi gibi.
Hata kelimesi yanlış ve günah mânâsına gelir. "Ehl-i hata"dan maksat yanlış yola sapanlar günahkârlardır. Onlar günahlarından kurtulmak için sarhoşun ayılmak maksadıyle yüzüne su serpmesi gibi senin na'tını tekrarlarlar. Na't bir şeyi medhederek anlama mânâsına gelir. Hazret-i Mu-hammed'i övmek için yazılan şiirlere de na't denilir. Belli zamanlarda okunan Kur'an cüzlerine ve dualara "vird" denilir.

26. Ey Tanrı'nın sevgilisi ey insanların en iyisi sana dudakları yananların su dilemeleri gibi müştakım.

27. Şen o keramet denizisin ki Miraç gecesi feyzinin şebnemi duran ve gezen yıldızlara su götürmüştür.
Burada Hazret-i Muhammed'in Mirac'ına telmih vardır. Şebnem kelimesinin şeb'i (gece) ile Şeb-i Mîrac'ın "şeb"i aynı mânâya gelir. Şairin iki kelime atasında münasebet kurmasının sebebi budur. Feyiz: suyun taşması bereket demektir. Şebnem ile bahar arasında tezat vardır. Peygamber'in manevî gücü o kadar kuvvetlidir ki yeryüzünden götürdüğü şebnemi bütün yıldızlara yetecek su sağlar. Burada sudan maksat Hazret-i Muhammed'in Miraç gecesi bütün kâinata varlığı ile vermiş olduğu feyizdir.

28. Mezarını yenileyen mimara su gerekirse güneşin çeşmesinden her dem feyzin saf suyu iner.
Burada güneş dünyaya feyz ve bereket verdiği için çeşmeye güneşten akan ışık zülâle (saf su) benzetilmiştir.

29. Cehennem korkusu yanık gönlüme gam ateşi salmış senin ihsan bulutunun o ateşe su serpeceğini umuyorum.
Mânâ bakımından bütün kelimeleri birbiriyle ilgili olan bu beyitte tenasüb veya müraat-i nazîr sanatı vardır.

30. Na'tının uğuru ile Fuzulî'nin sözleri nisan yağmurundan vücuda gelen büyük inci tanelerine benzemiştir.
Bir efsaneye göre istiridyeler nisan ayında denizin yüzüne çıkar yağmur yağarken kabuğunu açar bir iki damla alır yeniden denizin dibine inerlermiş. Bunlar zamanla inci haline gelirmiş. Fuzulî yukarıdaki beytinde bu efsaneye telmihte bulunuyor kendi sözlerini inciye benzetiyor.

31. 32. Mahşer günü gaflet uykusundan uyandığımda ve hasret gözyaşlarından uykusuz gözlerim su döktüğünde (ağladığımda) umduğum odur ki mahrum olmayayım vaslının çeşmesi senin yüzüne teşne olan bana su versin.
Divan şairleri umumiyetle fikirlerini bir beyitte sona erdirirler. Fuzuli burada 31. beyitle 32. beyiti birbirine bağlıyor. İki beyitte de mahşer günü bahis konusudur. O gün insanlar Tanrı'ya -hayatlarında yaptıkları iyi ve kötü işlerin hesabını verecekleri için büyük bir telaş ve heyecan içinde olacaklardır. O gün Hazret-i Muhammed kendisini sevenlere şefaat edecektir.

SAYFA 129
1.a.birim değeri:beyit
birim sayısı:32
b.şiirin teması:Hz.peygambere övgü
c.nesib:1-15 methiye:17-29 girizgah:16 fahriye:30 dua:31-32
ç.her beyit kendi içerisinde bir bütündür.beyitlerde başlayan anlam yine diğer beyitlere sarkmadanaynı beyitin içinde bitmektedir.kasidenin bölümlerindeki her beyit o bölümü ifade etmek amacıyla bir araya getirilmiştir.beyitler bir araya getirilirken her beyitin o bölümde anlatılacakları tek başlarına anlatmaları beyitlerin anlam bakımından birbirinden bağımsız olmalarını sağlamaktadır.beyitlerdeki kafiye ve redif olarak kullanılan su sözcüğü beyitler arasındaki ses ilişkisini göstermektedir.
d. "Dest busı arzusıyla ger ölsem dostlar
Kuze eylen topragum sunun anunla yara su" beyiti şairin kişisel duyarlılığını ve hayal gücünü en iyi ifade eden beyittir.şair bu beiytte onun elini öpmek arzusuyla ölürsem toğrağımdan bir testi yaparak onunla yare su verinböylece mezar toğrağım onun eline değecek ve elini öpmüş olacaktır ifadesini kullanmaktadır.bu hayal gücü ve duyarlılık şairin şiir kudretinin ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir.
e. beyit sayısı 31-99 arasındadır.
din ve devlet büyüklerini övmek için yazılır.
kaside 5 bölümden oluşur. (nesibgirizgahmethiyefahriyedua)
2.a. "Dest busı arzusıyla ger ölsem dostlar
Kuze eylen topragum sunun anunla yara su"
yukarıdaki beiytte "s" seslerinin tekrar edilmesi ahengi sağlamıştır.
b.yukarıdan aşağı doğru akan suyun görüntüsü ile kasidedeki su sözcüğü arasında ses bakımından bir ilişki vardır.resimdeki şelaleden çıkan su sesikasidenin redifi olan su sözcüklerinin okunmasıyla çıkan sesle eşdeğerdir.

Sayfa130

ç-her beyitin sonunda su sözcüğünün tekrarlanması ses ve ahenk ahenk yönünden anlamı güçlendirir.
d-13. beyit
e-nazım birimi beyittir.
-en az 33 beyit en çok 99 beyitten oluşur.
-giriş bölümü nesib asıl konuya giriş bölümü fahriye devrin büyüğünü övdüğü bölüm medhiye son bölümüne ise dua denir.
-ilk bölümüne matla son bölümüne makta denir.
-uyaklanışı aa ba ca da.... şeklindedir.
-ele aldıkları konuya göre isimlendirilir.bunlar:tevhitmünacatnaatmedhiye fahriyehicviyyemersiye
sayfa 131

6. HİSSETTİKLERİM
samimiyet
sevgi
özlem
arzu
heyecan

7.FUZULİ
divan şiirinin en güçlü şairlerindendir.
şiir tekniği çok güçlüdür.
şiirlerinde tasavvufi konuları ele almıştır.
şiirlerinde azeri türkçesinin özellikleri görülür

Sayfa 133

BİRİMLERDE ANLATILARLAR
Şiirin teması: Aşk
1.Şair aşıkların ayrılık acısına sabredemeyeceğini anlatıyor.
Birim Değeri: Dörtlük - Birim Sayısı: Bir
2.İlahi aşk
3.Dilek (dua)
4.Aşk

ç)1.Rubai: Ayrılık - Aşk
2.Rubai: Aşk Ateşi - İlahi Aşk
3.Rubai: Duam - Dilek
4.Rubai: Sevgili - Aşk

d)Gerçek hayatla ilişkilendirilebilir. Aşk ve aşkın halleri ile dua insan hayatında yer bulabilen durumlardır.

e)Rubai nazım şeklinin özellikleri:
-Nazım birimi dörtlüktür.
-Tek dörtlükten oluşur.
-aaxa şeklinde kafiyelenir.
-Özel bir vezinle yazılırlar.
-Yoğun bir fikir örgüsü vardır bu da ahengin sağlanmasını zorlaştırır.
-Tasavvuf felsefe dünya görüşü gibi pek çok konuda yazılırlar.
-Asıl söylenmek istenen 3. ya da 4. dizede söylenir.

2)1.Rubai
söyler imiş: redif
-an: tam kafiye

2.Rubai
ûr: tam kafiye

3.Rubai
-dan sakla: redif
â: yarım kafiye

4.Rubai
dime ana: redif
-z: yarım kafiye

3)"vâdi" ve "sanem" sözcükleridir.
Vadi: Ihlara Vadisi'ne düzenlenen geziye katıldık.
Şiir vadisinde o da kalem oynatmıştı.

sanem: Puta tapınma ilkel kabilelerde de görülmektedir.
Put kadar güzel bir insanmış dedi.

4)1. Rubai: dil (gönül) bir insan gibi düşünülmüştür. Kişileştirme sanatı vardır.

2.Rubai
dil-i bi-karar: teşhis
fevvare-i nur: teşbih
ateş-i aşk: teşbih

3.Rubai
Ya Rab: nida (seslenme)
reh-i vadi-i rubai: teşbih
ta'n-ı har-ı nadan-ı dü-pa: teşbih

4.Rubai
sanema: nida
sanem: istiare

5)Nazım şekli nazım birimi mazmun ve sanatlar divan şiiri geleneğine aittir.

139

4- a) kalıbı:feilatun feilatun feilatun failun
b)ahengi sağlamıştır. şairin içinde bulunduğu ruh halini belirtmiştir.

5- a)teşbih sevgilinin yüzü itiariyle güle benzetilmiştir.
teşbih sevgilinin saçı kokusu dolasıyla yasemine benzetilmiştir
teşhis(kişileştirme) aşığın gönlü insan gibi düşünülmüştür.
nida gönle seslenilmiştir
teşhis aşığın gönlü insan gibi düşünülmüştür
istiare aşığın gönlü heva yolı'na benzetilmiş fakat söylenmemiştir.
b)aşk kopuzunu...... aşk neyi ilşe gam çengine...... name-i aşk... came-i aşk....

6-toprak etmek peşinde dolaşmak yar etmek ayaklar altına almak rüzgar gibi koşmak feda etmek feleğin zehrini içmek hançerlerle doğramak aşk kopuzunu kırmak sırdaş olmak...

7-bentlerle yazılmıştır.
-aruz ölçüsü kullanılmıştır.
-ağır ve süslü bir dil kullanılmıştır.
-söz sanatları ve mazmunlar kullanılmıştır.
-mahlas kullanılmıştır.
-arapça ve arapça kelimeler kullanılmıştır.

8-kendi duygularınızı yazın

9-15. yüzyıl sanatçısıdır.
-devlet adamlığı da yapmıştır.
-kasideleriyle ünlenmiştir.
-eserlerinde beşeri aşkı işlemiştir.
-bir ''Divan''ı vardır.

141

birim değeri:bent
birim sayısı:yedi
BİRİMDE ANLATILANLAR
-şair gönlüne seslenerek feleğin ne yapacağının belli olmayacağını söylemektedir
-gönlün arzu ve isteklerinden vazgeçmesini istemektedir.
-şairbu dünyanın kimseye kalmayacağını belirtmektedir
-şair gönlün feleğin güzelliklerine aldanmaması elindekilerle yetinmesini kanaat etmesini söylemektedir
-şair feleğin kendisine gaddarlık ederek sevgilisinden ayırıp gurbete attığını ifade etmektedir
-şairher şeyini sevgili uğruna feda ettiğinden bahsetmektedir
-şairnefsin ve dünyanın isteklerinden vazgeçmek gerektiğini gönül aynasının böyle temizleneceğini ifade etmektedir
şiirin teması:aşk dünya nın geçiciliği
c. beşer dizelik bentlerden oluşur
ilk bent kendi arasında kafiyeli diğer bentlerin son dizesi ilk bentle kafiyelidir(aaaaa bbbba....)
2.acele etme acele etmek kınama getirir
dünya için boş yere ıstırap çekme
arzularına heveslerine sabır ve tahammülden bir örtü çek
feleğin kaderindeki şerbet zehirlidirsakın içme
dünya mülkünün saadetini bir rüya zannet
kanaat ederek yalnızlık köşesini seç
nefsinin ve dünyanın lezzetlirini unutarak aşk sarhoşu ol
gönül aynanı tertemiz yap
verilen tasavvufi öğütler insanı tasavvuftaki anlamıyla olgunlaştırmak içindir.
günümüz şartları düşünüldüğünde bu öğütlerin tam anlamıyla uygulanması mümkün değildir

sy 144
ana birim değeri: bent
alt birim değeri:beyit
malesef birimde anlatılanları yapmadım ama bir kere okursanız yapabilirsiniz
8. bendin teması : cimrilik
13. bendin teması: dünya nın gelip geçiciliği
c. cimrilik fanili gelip geçicilik kavramları geçmişten günümüze aynı anlamı ifade etmektedir.
günlük hayatta sık karşılaşılan kavramlardır bunlar

Sayfa 145 2. soru
Son beyitte yani vasıta beyitinde çünkü şair daha önceki beyitlerse sikayet etmiştir.

3.soru a şıkkı
Kafiye ve redifleraruz ölçüsü ve ses tekrarları.

4. soru
ciğerpare=ciğer parçası-------->Malmülk anlamında kullanılmıştır.
merg oku=ölüm oku----------->Şiirde ölüm anlamında kullanılmıştır.
siper=gizlenip savaşılacak yer veya şey------>şiirde altın ve gümüş anlamında kullanılmıştır.

6.soru a şıkkı Tablo
Nida-------->ey haceya rab
Tezat------>Dert-çarevefa-cefacahil-kamil
Mübalağa--->Evci feleğe bastı kadem cah ile cahil erva Erbab-ı kemâlün yiri yok zîr-i felegde
Tenasüp---->fenaayanadempaşa ifadedeki anlam bakımından birbiriyle ilişkili olan aynı beyit içinde kullanılan sözcüklerdir.
İstiare------>ciğerpare=mal mülkmülk-i fena=dünyamezbele=dünya benzetmeleri yapılmış fakat benzeyenler söylenmemiştir.
İstifham--->Ya rab bize bir er bulunup himmet ider mi Yoksa günimüz böyle felaketle geçer mi

6. soru b şıkkı
Şiirde söz sanatlarının az kullanılmasının sebebi şairin üslubu yanında işlenen tema ile de ilişkilendirilir.Çünkü şiirin amacı sanat yapmak değildir.

7. soru Bağdatlı Rûhî
Şiirlerinde toplumsal konuları işlemiştir.
Dönemin sosyal özellikleri ve yaşayışı şiirlerinde görülür.
Dili çağdaşlarına göre sadedir.
Şiirleri edebi bakımdan zayıftır.

Sayfa 146 1.soru a şıkkı (Tablo)
Mısra örgüsü Kafiye Düzeni Tema
Gazel Beyit aa/ba/ca Aşkayrılıközlemkadınşarap
Kaside Beyit aa/ba/ca Din ve devlet büyüklerini
övmek için söylenir
Rubai Tek dörtlük aaxa Dünya görüşü
felsefetasavvufi düşünce
Şarkı Dörtlük aAaA/bbba/ccca Aşksevgiayrılıkeğlence
Murabba Bent aaaa/bbba/ccca Dini ve ddidaktik konular
övgü ve yergi
Muhammes Bent aaaaa/bbbba/cccca İlahi aşktasavvufi ve felsefi
düşünce
Terkibibent Beyit aa/xa/xa/xa/bb Dinifelsefitasavvufitoplumsal

1. soru b şıkkı(Tablo)

Mısra Örgüsü Kafiye Düzeni Tema
Gazel Gazel Gazel
Kaside Kaside Şarkı
Terkibibent Terkibibent Kaside
Terkibibent
Rubai
Murabba

Sayfa 148 3. soru
Divan Şiirinde Brimler bir bütün olduğu için birimdeki anlam o birimde başlar ve diğer birimlere sarkmadan o birimde biter.

4.soru
Ortak manzumlar şunlardır.
gül (gazelmurabbakaside)
serv (gazelşarkıkaside)
dil (gazelkasiderubaişarkımurabbamuhammesterkibi bent)
zülf (murabbamuhammes)
felekdünya (murabbaterkibibent)
hak (kasidemurabba)
sanem (rubaimuhammes)

5. soru a şıkkı
Verilen gazeller ritimleri dikkate alınarak okunduğunda Baki'nin gazelinin ritminin daha kuvvetli olduğu görülmektedir.Bakinin gazelinde kullandığı dilNesimi'nin şiir dilinden daha ahenklidir.Bunun yanında gazellerin yazıldıkları yüzyıllara bakıldığında 16. yy.da şiir dilinin daha oturmuş olması Baki'nin gazelinin ritmini ve ahengini daha üstün kılmaktadır.

5. soru b şıkkı
Şöyleyiş ve ritim bakımından Baki'nin gazeli daha başarılıdır.Nesminin gazeli osmanlı devletinin kuruluş döneminde yazılmıştır.Bakinin gazeli ise yükselme dönemi ürünüdür.Nesiminin gazeli divan şiirinin kuruluş dönemi ürünü olduğu için gazelde bazı kusurlarınritim ve ahenk eksikliklerinin olması son derece doğaldır.yükselme dönemine gelindiğinde ise herşey yerli yerine oturmuşher alanda en parlak örnekler ortaya konulmuştur.

Sayfa 149 6. soru a şıkkı
Pir Sultan Abdal tarafından söylenen koşma "aşık tarzı halk şiiri"örneğdir.bu nedenle islamiyetten önceki türk edebiyatı döneminin sözlü edebiyat devresinden itibaren süregelen bir geleneğin ürünü olan koşma da dilson derece sadedir.halka hitap ettiği için halkın dilinden uzaklaşmamışonların duygu ve düşüncelerini dile getirmiştir.

6. soru b şıkkı
Pir Sultan Abdal'ın koşması ile Baki'nin gazelinin okuyucu kitlesi aynı değildir.koşma halka hitap ederken gazel yüksek zümreye hitap etmektedir.

7. soru
Divan şiirinde işlenen konular her bakımdan birer kusursuzluk örneğidir.Aşk tam anlamıyla aşktırsevgili her yönüyle hayal gücünün zirvesinde yer alır.Bu nedenle divan şiiri "ideal"olanın ifadesini bulduğu yerdir.herşey"idealize" edilerek anlatılır.Divan şiirinin bu özelliği yani "yüce" ve "yüksek" olana yönelik olmasıonun "somut" yerine "soyut"un sahasında kalmasına sebep olmuştur.

8. soru
Divan şiirinin Arapça ve Farsça kelimelerin sıkça kullanılması İslam medeniyetinin etkisinin yanı sıra asıl aruz ölçüsü dolayısıyladır.Türkçede uzun ses olmaması seslerin uzunluk ve kısalık esasına dayalı olan aruz ölçüsünün uygulanmasını zorlaştırmıştır.Çıkış yolu olarak aruza uymayan türkçe sözcükler yerine uzun ve kısa seslerin bulunduğu arapça ve farsça sözcükler kullanılmaya başlamıştır.

9. soru

Koşuk
Tema:aşk
Ahenk:hece ölçüsü kullanışmıştır.
Yapı:nazım şekli;koşuk nazım birimi;dörtlük
Dil:eski türkçe dönemini yansıtan öztürkçe bir dil kullanılmıştr.
Söyleyiş:aşk temasının belirlediği vurgu ve tonlama şiirin söyleyişini belirlemektedir.

Gazel
Tema:aşk
Ahenk:Aruz ölçüsü kullanılmıştır.
Yapı:nazım şekli;gazel nazım birimi;beyit
Dil:arapça ve farsça sözcüklerin kullanıldığı bir dildir.
Söyleyiş:aşk temasının belirlediği vurgu ve tonlama şiirin söyleyişimi belirlemektedir.

Sayfa 150 (Ölçme Değ. Cevapları)
1.C
2.A
3.C
4.E
5.E
6.E
7.E
8.A
9.D
10. D-Y-D-Y
11.*Gazelin son beyitine..makta...şairin mahlasının bulunduğu beyite..taç beyit...en güzel beyitine ...beytü'l gazel... denir.
*Diva şiirinde kullanılan kalıplaşmış nükteli ve sanatlı güzel sözlere...mazmun...denir.
12.
...makta...
...taç beyit...
... Nedim...
.. vasıta...
...aruz...
...mazmun...
...tecahül-i arif....
..benzeyen...ve ...benzetilen....
...tenasüp...



___----____

Konu <<The_Alemci>> tarafından (26-10-2008 Saat 10:52 AM ) değiştirilmiştir.
<<The_Alemci>> isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26-10-2008, 01:19 PM   #2 (permalink)
Uzman

 
//...beRceSte...// - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 1.209
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 447
Rep Puanı: 21408
Rep Derecesi:
//...beRceSte...// Çok ünlü.//...beRceSte...// Çok ünlü.//...beRceSte...// Çok ünlü.//...beRceSte...// Çok ünlü.//...beRceSte...// Çok ünlü.//...beRceSte...// Çok ünlü.//...beRceSte...// Çok ünlü.//...beRceSte...// Çok ünlü.//...beRceSte...// Çok ünlü.//...beRceSte...// Çok ünlü.//...beRceSte...// Çok ünlü.
Standart

saol



__________________
sαgσρα καјмєr!...
//...beRceSte...// isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-12-2008, 09:41 PM   #3 (permalink)
Çaylak
 
Raq_U$sTaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Dec 2008
Bulunduğu yer: Adana
Yaş: 21
Mesajlar: 14
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı: 1
Rep Derecesi:
Raq_U$sTaT Bu noktada bilinmeyen bir miktar.
Standart

Saol ya cok İşime yaradı



Raq_U$sTaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-03-2009, 01:36 PM   #4 (permalink)
Çaylak
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Mar 2009
Yaş: 19
Mesajlar: 1
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı: 1
Rep Derecesi:
Kardelen_47 Bu noktada bilinmeyen bir miktar.
Standart

Çok Teşekkür Ederim Yha Walla Çok İşime Yaradı Elinize Emeginize Saglık



Kardelen_47 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
10 sinif edebiyat, 100 150 arasi, 10sinif, arasi, cevaplar, edebiyat, sayfa


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 08:31 AM.
"5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Forumumuzdaki Üyelerimiz, yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Forumumuzda bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan ( kemalyanal@yahoo.com ) bize bildirin."
Protected by CBACK.de CrackerTracker

Add to Google Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits Add to Google
| Tags | Gizlilik Bildirimi | dC| Death Chasers Klan | Link Ekle | Sitemap | Link Ekle | GençMekan |

Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.0