Array
Geri git   GençMekan > EĞİTİM | ÖĞRETİM > Bilgi Kaynağı > Bilgi Merkezi


Gezi Türünün Türk Edebiyatındaki Önemli Temsilcileri ve Tarihsel Gelişimi


Konuya Davet EdilenLeR

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23-11-2007, 10:46 PM   #1 (permalink)
Kurucu

 
Hâdim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Başkent
Yaş: 30
Mesajlar: 33.505
Bahsedildi: 5 mesajda
Davet edildi: 3 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 2449
Rep Puanı: 83973
Rep Derecesi:
Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.
Standart Gezi Türünün Türk Edebiyatındaki Önemli Temsilcileri ve Tarihsel Gelişimi

"Gezi Yazısı" Türünün Özellikleri
(Tarihi Gelişimi ve Temsilcileri)


Bir yazarın yurt içinde ve yurt dışında gezip gördüğü yerlerin ilgi çekici özelliklerini anlattığı yazı türüdür. Gezi yazıları gezip görmenin iyi bir gözlemin ürünüdürler. Gezi yazılarının tarihi çok eskidir. İnsanlar hep uzak ülkeleri uzak ülkelerin doğasını insanlarını bu insanların yaşayış biçimlerini ve yarattıkları kültür eserlerini merak etmişlerdir. Bir nedenle başka ülkelere giden kişilerle karşılaştığımızda onları soru yağmuruna tutmamız bundandır. Günümüzde televizyon görüntüleri dünyanın birçok kültürünü yanıbaşımıza getirdiği halde hâlâ gezi anılarını dinlemenin ya da okumanın tadı başkadır.



Gezi yazılarının çok yönlü anlatım olanakları vardır. Uzunluğu çoğu zaman kitap olacak kadardır. Gazetenin iç sayfalarından birinde dizi halinde günlerce yayınlandığı da olur. Okuyucunun sıkılmadan merakla okuduğu bir yazı türüdür.



Gezi yazısı yazarken ilgiyi uyanık tutmak okuyucuda okuduğu yerleri görme isteği uyandırmak çok önemlidir. Gezi yazarlığı ayrı bir ustalığı gerektirir. Yazar gezdiği yerlerin ilginç özelliklerini hemen fark edecek kıvrak bir zekâya ve kültür birikimine sahip olmalıdır.



Gezi yazısı ile röportaj arasındaki ayrılıklar nelerdir?
Gezi yazılarıyla röportaj birbirine karıştırılmamalıdır. Gezi yazısında ilgi çekici yerler anlatılır. Röportajda olduğu gibi sorunları deşmek arkasındaki sorunları duyurmak kamuoyu oluşturmak amacı güdülmez. Gezi yazıları bir bakıma anıya ve günlüğe de benzer fakat onlardan ayrı bir yazı türüdür.




Gezi yazısının belirleyici özellikleri nelerdir?
• Gezi yazılarında çoğu kez kronolojik zamanlı plân uygulanır. Gezi için yapılan hazırlıklar; yolculuk yolculuk sırasında görülen ilgi çekici olaylar; varış varıştaki ilk izlenimler...



• Gezi yazılarında da kendinden önceki söylenmişlerden yazılmışlardan ayrı olmak önemlidir. Aynı yerler daha önce de başkaları tarafından görülmüş yazılmış olabilir. İkinci gidişte görülenlerle ilk gidişte görülenler arasındaki farklara bile değinmek gerekir. Bu da gezi yazılarının zamanla tarihsel belge olduğunu ortaya koymaktadır.


• Yazar anlattıklarının doğruluğunu; konuşma ile bilgi toplama ve fotoğraflarla desteklemeli anlattıklarını bir mantık çerçevesine oturtabilmelidir. Her anlattığı önceki anlattıklarıyla çelişmemelidir.


• Gezi yazılarında yazar; açıklayıcı anlatım öyküleyici anlatım betimleyici anlatım ve tartışmalı anlatım gibi bütün anlatım yollarından yararlanır. Ayrıca okuyucuya değişikliği gösterebilmek için örnekleme karşılaştırma tanık gösterme gibi nesnel verilerden de yararlanabilir.


• Resim kullanılmalıdır.

Eskiden gezi notlarının kaleme alındığı eserlere "seyahatname" deniyordu. Modern zamanlarda ise Türkçe bir sözcük olan "gezi" terimi tercih edildi.Anı Mektup Biyografi Günlük Roman Tiyatro Fıkra Röportaj Makale Eleştiri Haber Yazısı Deneme Gezi Yazısı Söyleşi

Gezi yazısı bir kişinin ya da grubun yurdun değişik bölgelerine ya da başka ülkelere değişik amaçlarla yaptıkları gezilerde gözleyip izlediklerini tespitlerini ele geçirdikleri bilgi ve bulguları oralarla ilgili duygu ve düşüncelerini anlattıkları yayınlara denir.




Gezi yazarı gezip gördüğü yerlerin hem kendisi hem de okuyucular için tarihî ve coğrafî açıdan ilgi çeken yönlerini özelliklerini kültürel jeolojik güzelliklerini halkının gelenek görenek töre ve âdetlerini akıcı ilgi çekici ve etkili bir üslûpla kaleme döker.



Gezi yazıları genellikle mensur ise de manzum olanlar da vardır. Gezi yazarları gözlem ve izlenimlerini daha çok tasvîrî bir üslûpla kaleme alırlar. Bazı yazarlar olay ve olguları olduğu gibi aktarırken bazıları günlük mektup röportaj gibi türlere ait tekniklerle yazma yöntemini tercih ederler.



Dünya edebiyatının en önemli seyahatnameleri arasında 13. yüzyılda yayımlanmış Marko Polo'nun Uzak Doğu izlenimlerini içeren Seyahatnamesi ve 14. yüzyılda yaşamış Arap gezgin İbni Batuta'nın İslâm dünyası gezilerini konu edinen Seyahatnamesi yer alır.



Türk edebiyatının ilk seyahatname eserleri arasında Farsça yazılan Hoca Gıyaseddin Nakkaş'ın Acâibü'lLetâif adlı eseriyle Ali Ekber Hatâî'nin 1515'te yazdığı Hıtâînâme adlı eseri sayılabilir.


Seydî Ali Reis (ö.1562) Mir'atü'lMemâlik (1557) adlı seyahatnamesinde Belücistan Hindistan Afganistan Buhara Maveraünnehir'le ilgili gözlemlerini ve yaşadığı olayları anlatmıştır. III. Sultan Murat (15751575) döneminde Tokatlı İbrahim oğlu Ahmet Acâibnamei Hindistan adlı eserinde Kabil Hindistan Basra Yemen Hicaz izlenimlerini aktarır.

Trabzonlu Mehmet Aşık'ın (1555?) Menâzıru'lAvâlim adındaki eseri de gezi edebiyatının önemli eserlerindendir.


Türk edebiyatının en önemli seyahatname eserlerinden biri Evliya Çelebi'nin (16111682) 10 ciltlik seyahatnamesidir. Evliya Çelebi 40 yıllık gezilerinden elde ettiği coğrafî etnografik tarihî kültürel pek çok bilgiyi akıcı ve mübalâğalı bir üslûpla kaleme almıştır.



Türk edebiyatında "seyahatname" adıyla birçok eser yazıldığı gibi adı "seyahatname" olmadığı hâlde bu türe özgü özellikler gösteren başka eserler de vardır. Pirî Reis'in Bahriye adlı eseri buna bir örnektir.


İlk seyahatnameler genellikle başka ülkelerde elçi olarak gönderilen devlet memurlarının gittikleri ülkenin yaşama biçimi kültürel özellikleri sosyal ilişkileri giyim kuşamları sokakları şehircilikleri bürokrasileri ve başka özellikleri hakkında Türk okuyucusu için aktardıkları ilgi çekici bilgilerden oluşmaktadır.

Kimi yazarlar gittikleri ülkelerden gönderdikleri mektuplarda bulundukları ülke ile ilgili bazı bilgiler de vermişlerdir.
Sultanların sefer sırasında konaklar arası mesafeleri gösteren menâzil kitapları her gün yapılan işleri anlatan rûznâmeler de gezi türüne ilişkin bilgiler içermektedirler. Haydar Çelebi Rûznâmesi buna örnek olarak gösterilebilir.



Keçecizade İzzet Molla (17851829) sürgüne gönderildiği Keşan ve İstanbul'a dönüş izlenimlerini MihnetKeşan (1269) adlı eserinde anlatır.


Ömer Lütfi Ümit Burnu Seyahatnamesi'nde dört yıl din bilgisi hocası olarak kaldığı Ümit Burnu ve havalisini değişik yönleriyle tanıtır.

Türk edebiyatında modern zamanlarda da yurt içine İslâm dünyasına Batıya ve başka ülkelere yapılmış pek çok gezinin notları yayımlanmıştır.



Kırıkkale'ye Giderken
Ankara kalesi telsiz direkleri ve bir tünel... Yarım dakika karanlık. Ankara geride kaldı. Bu yol bütün bozkırı geçer Karadeniz'e dek ulaşır.



İsmet Paşa yıllardır fikir döktü ray döşedi. şimdi ben bu ray üstünden fikir taşıyan kültür savaşının zırhlı trenine yetişmek için kilometrelerin sekişini sayıyorum. Tren yolunda... Gezici eğitim sergisi Kırıkkale istasyonunda...



Tren yolunda dediğim zaman dudaklarımızda yabansı bir kıvrıntı seziyor gibiyim. Sezmeye de gerek yok gerçekten:
"Tren yolunda da laf mı a canım." diyebilirsiniz.




Eğer siz bir zamanlar Yahşıhan'a dek böyle gidip gelen eski tren bozuntusunu anımsarsınız hiç de böyle düşünmezsiniz.
Hele benim gibi Yahşıhan yolunda tuhaflıklara tanık olmuşsanız...




Size istasyonların kimi bodurumsu kimi kavaklar gibi birbirlerinin sırtından sırıtan uzun dallı ağaçlarından çeşmelerinden bayrak direklerinden makaslarından telgraf direklerine tünemiş güvercinlerinden yol kenarında doygun doygun treni seyreden öküzlerden özgür ve neşeli sıpalardan söz edeceğimize bizim orta Anadolu'ya kültür ve yeninin aşkını taşıyan trene rast gelinceye dek bugünkü güzel trenin yerindeki o eski tren ve ray bozuntusundan söz edeyim her halde canınız sıkılmaz.



Yıl 1921 İnönü ile Sakarya savaşının araları... Ankara'dan Kayseri'ye doğru bir akın var.
Kağnı kağnı kağnı Yollardan dağlardan taşlardan gıcırtıdan geçilmiyor.




Mumyalanmış bir eşeğe benzeyen cılız sanki tenekeden yapılma bir lokomotif ince uzun hörgücünü kaldırmış bitkin develeri anımsatan vagonlar da bunların arasında Kayseri yolunu tutuyor.


Her nedense o zaman burada işleyen dekovilde sudan geçmeyen hayvanın inadına benzer bir inat vardı. Zaman zaman tutarağı tutardı. Bakarsınız tıpış t ıpış giderken birdenbire zınk yerinde sayar. Bir ses duyulur:

"Lokomotifin suyu tükendi. Allah'ını seven su getirsin!..."


Kovalarla ibriklerle testilerle bir sürü halk su aramaya çıkar su bulunmayan bir yerde ise herkes mataralarındaki testilerindeki teneke ya da toprak ibriklerindeki suları lokomotife boşaltırlar. Mübarek yürümeye başlar. Ama yürüyüş de ne yürüyüş!...


Trenin üstünde pinekleyen ihtiyarlar kimi zaman şöyle konuşurlardı:
"Tren giderken indim aptes bozdum elimi yudum trene bindim."
"Abdest tazeledim yine geldim yetiştim."
Yokuş bir yere gelindi mi bir ses yükselirdi:
"Allah'ını seven vagonları ardından itsin!"




Yüzlerce adam trenden iner trenin durduğunu gören köylüler de gelir. Helesa yelesa ile treni yürütürlerdi. Trenin kömürü tükenip yöreden çalı çırpı topladığımızı da ben bilirim.


Bunları söylerken sadece bir anıyı anlatıyorum. Dün süngüsünü tüfeğine çaputla bağlayıp düşmana saldıran bir ulusun o günü böyle geçerdi.


Şimdi İsmet Paşa'nın döşediği raylar üstünde fikir gibi hızlı düzenli ve rahat trenle Kırıkkale'ye yaklaşıyoruz.

Makinenin tekniğin dokunduğu yer çölün ortasında bile olsa yepyeni bir uygarlığı f ışkırtıveriyor. Kırıkkale işte böyle bozkırın ortasında baca fabrika asfalt geometri boyalı ev sağlam tavan iş gömleği giyen alın terli insan demektir. Kırıkkale bana kopmuş bir film parçasının sarı bakkal kâğıdına yapıştırılması etkisini yaptı. Kırıkkale başlı başına minnacık bir fabrika yuvasıdır. Sağı solu önü arkası bozkırdır.


İstasyon kalabalık... Siyahlar giyinmiş öğretmenler iş gömlekli işçiler ustalar mühendisler bereli kadınlar irili ufaklı çocuklar vagonların çevresinde toplanıyorlar...



[Sadri Etem (Ertem). "Kırıkkale'ye Giderken"Türk Dili Dergisi Gezi Özel Sayısı 1 Mart 1973.]

Benzer Konular:

___----____
__________________
Yediğin içtiğin senin olsun kardaş
Ahiret için neler yapıyorsun onlardan bahset ...
Hâdim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
edebiyatindaki, gelisimi, gezi, onemli, tarihsel, temsilcileri, turk, turunun


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 08:31 AM.
"5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Forumumuzdaki Üyelerimiz, yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Forumumuzda bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan ( kemalyanal@yahoo.com ) bize bildirin."
Protected by CBACK.de CrackerTracker

Add to Google Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits Add to Google
| Tags | Gizlilik Bildirimi | dC| Death Chasers Klan | Link Ekle | Sitemap | Link Ekle | GençMekan |

Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.0