Array
Geri git   GençMekan > GENEL KONULAR > Dini Konular


Birkaç Tane Kıssa...


Konuya Davet EdilenLeR

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22-02-2008, 09:11 PM   #1 (permalink)
Uzman

 
ümmühan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Oct 2007
Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 1.016
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 263
Rep Puanı: 7815
Rep Derecesi:
ümmühan Çok ünlü.ümmühan Çok ünlü.ümmühan Çok ünlü.ümmühan Çok ünlü.ümmühan Çok ünlü.ümmühan Çok ünlü.ümmühan Çok ünlü.ümmühan Çok ünlü.ümmühan Çok ünlü.ümmühan Çok ünlü.ümmühan Çok ünlü.
Thumbs up Birkaç Tane Kıssa...


Eden Bulur
Hz. İsa Aleyhisselam bir gün yolda yürürken bir gencin ak sakallı ihtiyar bir adamı tekmeleyerek sürüklediğini gördü. Hazreti İsa Aleyhisselam ihtiyarın bu durumuna çok acır. Hemen koşarak onu kurtarmak ister. Fakat ihtiyar kendisine engel olur ve şöyle der:
- Lütfen dokunmayın ne olur dokunmayın beni tekmelesin.
Bu durum karşısında Hazreti İsa Aleyhisselam daha fazla merak ederek sebebini sorar:
- Ben de zamanında babamı burada aynı şekilde tekmelemiştim. Bu genç benim oğlumdur.
Benim babama yaptığımın aynısını şimdi öz oğlum bana yapıyor. Babama yaptıklarımın intikamını alıyor.

KAYNAK: GÜRAN Kemal Kendi Kendine Kur'an Okulu Akit Gazetesi Yayını s. 235




Neden başımıza bir Ömer gelmez?
Hazreti Ömer (ra) geçtiği yollardan taşları ayıklar halkın ayağına değmesi muhtemel acıtıcı maniaları bizzat temizlerdi. Birgün yine yoldan giderken gözüne çarpan bir taşa ayağıyla vurdu. Yolun kenarına doğru yuvarlanan taş gelmekte olan bir sahabinin ayağına çarptı.
Buna müteessir oldu; fakat bir şey söylemeden geçip gitti.
Aradan bir sene geçmişti. Hazreti Ömer aynı yolda yürürken rastladığı taşları yine ayak ucuyla vurup kenara itmekteydi. Tam o sırada geçen sene ayağına taş değen sahabide oradan geçiyordu.
Halife cebinden para dolu bir kese çıkartıp uzattı:
- Buyur bunu harçlık et!
Sahabi heyecanlandı:8520/
- Harçlığım var ya Emire'l-Mü'minin!
- Biliyorum harçlığın var; fakat buna rağmen kabul etmeni istiyorum!
- İhtiyacım yok.
- Peki sen bu sene hacca gitmeyecek misin?
- Gideceğim.
- Öyle ise bunu al da yol harçlığı yap!
- Yol haçlığım da var.
- Biliyorum ki yol harçlığın da var. Fakat ben bu harçlığı bana olan hakkını helal etmen için vermekteyim.
Geçen sene bu yolda taşları ayıklarken ayağımla vurduğum bir taş yuvarlanıp senin ayağına değmiş; ben de halkımdan birinin ayağına taş vurup acıttığım için üzüntüye kapılmıştım. Beni bu üzüntüden kurtarman ve üzerime geçen hakkını helal etmen için bu harçlığı vermeyi düşündüm. Alır da hakkını helal edersen beni huzura kavuşturur memnun edersin. Biliyorsun kul hakkı başkalarına benzemez!
Bu o günkü devlet reisinden bir misal! Şimdi bir de o günkü halktan bir numune arz edeceğim:
Biliyorsunuz Hazreti Ebu Zerr komşusunun karnı açken bir Müslüman'ın kendi evinde tok olarak uyumayacağını söylüyor; elinde imkanı olan kimseleri borç harç içinde inleyen din kardeşlerine yardım etmemeleri halinde cehennemin şiddetli azabıyla ikaz ediyordu.
Onun bu iddiasında samimi olup olmadığını anlamak için bir gün kendisine bir kese dolusu para gönderip hediye olarak kabul etmesini istediler.
Ebu Zerr bu parayı kabul edemeyeceğini kendisinden daha fakir olanlara vermesi gerektiğini ısrarla söyleyince parayı getiren köle "Bunu sen kabul edersen benim hürriyetime kavuşacağımı söylediler" diyerek kabul ettirdi.
O gecenin sabahında köle tekrar gelerek:
- Size akşam getirdiğim parayı yanlış yere getirmişim. Başkasına vermem gerekmiş; parayı geri istiyorum dedi.
Ebu Zerr'in buna cevabı şöyle oldu.
- Ben komşumun borç harç içinde kıvrandığı bir zamanda evimde para biriktirip zevk-u sefa içinde yaşamamın doğru olmayacağına inandığım için sizin verdiğiniz parayı daha akşamdan fakir ve perişan kimselere dağıttım. Şu anda sana verecek param yoktur!
İşte bu da o günkü Asr-ı Saadet halkından bir misal!...
Şimdi biraz daha sonraya hicretin yetmişinci senelerine doğru geliyoruz. Tarihte zulmüyle şöhret yapmış Hacca-ı Zalim birçok sahabenin boynunu vurmuş; mancınıkla Kabe'yi taşa tutup Beytullah'ı bile yaralamış; hayatta kalan az sayıdaki ashabın da hayarını zehir etmişti.
İşte bu adama bir gün şöyle dediler.
- Sen Hazreti Ömer'in adaletini halkına karşı takındığı müşfik tavrını biliyorsun. Ne olur biraz da ona benze. Onun gibi ol! O halkının boynunu vurmak şöyle dursun kazara ayağına bir taş değmesinden bile teessüre kapılıyor; bir sene sonra da olsa helallik diliyordu.
Haccac'ın bu isteğe tarihi cevabı şöyle oldu:
- Doğru söylüyorsunuz! Fakat Ömer'in devlet reisliği zamanıda Ebu Zerr gibi de halkı vardı. Siz Ebu Zerr gibi hakperest ve din kardeşlerini düşünen bir Müslüman olun ben de Ömer kadar adil halkını düşünen bir kumandan olayım! Siz Ebu Zerr olmadıkça benden de Ömer'e benzememi isteyemezsiniz. Çünkü size ancak ben layığım!
KAYNAK: Şahin Ahmed Yaşanmış Örnekleriyle Aradığımız İslam Zaman Cep Kitapları 3 Feza Gazetecilik İstanbul 2001



Sizin yanlışını düzeltecekadam anasından doğmamış mı?
Bir gece Medine sokaklarında Halife Hazreti Ömer ve Abdurrahman bin Avf hazretleri gezerken bir evin içinden karışık seslerin geldiğini duyarlar. Biraz yaklaşınca sorar Halife:
- Ey Abdurrahman bu evin kime ait olduğunu biliyor musun?
Abdurrahman bin Avf "Bilmiyorum" der. Şöyle açıklama yapar.
- Burası Rebi'a bin Ümeyye'nin evidir. İçindekiler de sarhoşlar içmişler bağırıp çağırışıyorlar. Ne dersin bunlara ne türlü bir ceza uygulayalım? Gecenin bu saatinde bu haldeler...
Abdurrahman bin Avf der ki:
- Bana kalırsa ceza uygulanacaklar onlar değil biziz!
İrkilir Halife.
- Neden? diye sorar. Şöyle izah eder büyük sahabe:
- Allahü Azimüşşan 'İnsanların gizli ayıplarını araştırmayınız' buyuruyor. Biz ise gecenin bu saatinde evinin içindeki ayıplarını araştırıp meydana çıkarmakla meşgulüz. Aslında cezalık işi biz yapıyoruz demektir!
Bunun üzerine düşünmeye başlayan Halife elini Abdurrahman bin Avf'in eline uzatarak der ki:
- Tut şu elimden de bir an evvel buradan uzaklaşalım; yoksa biz onlara değil onlar biz ceza isteyebilirler.
Oradan hızla uzaklaşırken de söylenmekten kendini alamaz Halife!
- Allah insanları doğru düşünen dostlardan mahrum etmesin. Kimseyi de kendi kanaatinde ısrarcı eylemesin. Kendi kanaatini dostlarına kontrol ettirmek daha doğrsunu duyunca da hemen kabul etmek ne güzeldir!

KAYNAK: Şahin Ahmed Yaşanmış Örnekleriyle Aradığımız İslam Zaman Cep Kitapları


Benzer Konular:

___----____
__________________

ümmühan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
birkac, kissa, tane


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 01:07 AM.
"5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Forumumuzdaki Üyelerimiz, yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Forumumuzda bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan ( kemalyanal@yahoo.com ) bize bildirin."
Protected by CBACK.de CrackerTracker

Add to Google Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits Add to Google
| Tags | Gizlilik Bildirimi | dC| Death Chasers Klan | Link Ekle | Sitemap | Link Ekle | GençMekan |

Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.0