Array
Geri git   GençMekan > BİLGİSAYAR- MOBİL CİHAZLAR - TEKNOLOJİ > Donanım


Bilgisayarın İç Donanımı Hakkında Bilgiler


Konuya Davet EdilenLeR

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20-03-2010, 05:23 PM   #1 (permalink)
Kurucu

 
Hâdim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Başkent
Yaş: 30
Mesajlar: 33.506
Bahsedildi: 5 mesajda
Davet edildi: 3 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 2449
Rep Puanı: 83973
Rep Derecesi:
Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.
Standart Bilgisayarın İç Donanımı Hakkında Bilgiler

GÜÇ KAYNAĞI:
Bir bilgisayardaki elektronik devreler 5 ve 12 V’ luk DC ile çalışır. Şebekenin 220 V’ luk AC akımını bu gerilime çeviren güç kaynağıdır. Power Supply’a bilgisayar kasasının ön tarafındaki açma/kapama düğmesi kumanda eder. İlk PC’ lerde 63.5 W’lık güç kaynağı kullanılmaktaydı. Günümüzde ise bilgisayarın özelliğine
göre 150-375 W arasındaki güç kaynakları kullanılır. Güç kaynağından çıkan kablo uçlarındaki soket yardımıyla anakart disket harddisk ve CD-ROM sürücüye bağlanabilir.

ANAKART (MAİNBOARD) :
Bir bilgisayarın çalışmasında ana rolü oynayan CPU ROM RAM BIOS gibi elemanların bulunduğu baskılı devre kartına anakart denir. Bilgisayara bağlanacak ilave kartlar (ses kartı grafik kartı ethernet kartı vb. ) anakart üzerinde bulunan ve slot adı verilen konnektörlere bağlanır. Anakart üzerinde bulunan şarj edilebilir
pil sistem saatini çalıştırmaya ve CMOS içindeki bilgileri saklamaya yarar.
Bir bilgisayar alırken dikkat edilecek en önemli şey anakartın terfi edebilir (Upgradable) olmasıdır. Yani bu anakart standart ebatlı bir kasaya oturan ve standart ilave kart ve sürücüleri alan bir kart olmalıdır. Bilgisayarınızın özelliklerini yükseltmek istediğinizde yapacağınız tek şey eski kartın yerine yeni kartı takmak olmalıdır.

CPU (MERKEZİ İŞLEM BİRİMİ):
Anakart üzerinde bulunan bir çiptir. CPU (Central Processing Unıt) bilgisayar programlarının verdiği emirleri alıp bu emirler doğrultusunda diğer çipleri ve elektronik devreleri yöneten hesaplama ve mantıksal işlemleri yapan çiptir.
PC’ lerde kullanılan ilk işlemci 8088’ dir. INTEL AMD CYRIX en ünlü işlemci üreticileridir.
Pentium ll öncesi işlemcilerin üstten görünüşü tam bir kare biçimindedir. Çipin alt tarafında ise iğne biçiminde
bağlantı uçları vardır. Anakart üzerindeki özel bir slota geçen bu uçlar elektriksel bağlantıyı sağlar. Pentium ll ve lll’ ler ise anakarta dik yerleştirilirler ve üzerlerinde soğutucu mevcuttur.
Gelişen CPU’ lar arasındaki en önemli fark hızdır. Hızı etkileyen etmenler;
¨ CPU’ nun kendi içinde bir defada işleyebileceği verinin bit sayısıdır(kelime boyutu). İlk işlemci 8088’ de bu sayı 8 bit iken pentiumlarda 32 bittir. Kelime boyutunun büyük olması işlemcinin bir işlemi kendi içerisinde daha az adımda yapması demektir.
¨ İkinci etken CPU ‘nun diğer çip ve kartlara bir kerede gönderebileceği veri sayısıdır (veri yolu). Veri yolu
8088’ de 8 bit 8086’ da bu 16 bit 80486’da 32 bit iken pentiumlarda 64 bittir. Veri yolunun büyük olması daha fazla miktarda verinin kısa bir sürede aktarılmasına olanak sağlar.
¨ Üçüncü etken ise CPU’ nun 1 saniye içerisinde yapabileceği işlem sayısıdır. CPU’ nun bir işlemi yapabilmesi için uyarılması gerekir. Bu uyarmaya pals veya clock hızı denir. Palsler kuvartz kristalinden yapılmış bir frekans üretici tarafından üretilir. CPU’ ya gönderilen palslerin sıklığı MegaHertz birimi ile ifade edilir. 300 Mhz bir işlemci bir işlemi saniyenin 1/300.000.000’ i kadar zaman içerisinde gerçekleştirir. Yani saniyede
300.000.000 işlem yapar.

ROM (READ ONLY MEMORY):
Anakart üzerinde sadece okunabilen bir bellek çipidir. Bilgisayarın enerjisi kesildiğinde bile içerisindeki bilgiler silinmez. Sistem kartı üzerindeki ROM içerisinde (Basic Input/Output System) adlı bir program yazılıdır. Bu program üreticiler tarafından yazılmıştır. BIOS denilen bu program donanımı doğrudan kullanan
bir dizi program içerir. Bu programlara Interrupt alt programları denir. İşletim sistemi (DOS) donanımla

Benzer Konular:

___----____
__________________
Yediğin içtiğin senin olsun kardaş
Ahiret için neler yapıyorsun onlardan bahset ...
Hâdim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20-03-2010, 05:24 PM   #2 (permalink)
Kurucu

 
Hâdim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Başkent
Yaş: 30
Mesajlar: 33.506
Bahsedildi: 5 mesajda
Davet edildi: 3 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 2449
Rep Puanı: 83973
Rep Derecesi:
Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.
Standart

doğrudan bağlantı kuramadığından gerektiği zaman bu alt programları kullanır.
ROM içerisine yazılmış bir program da bilgisayar ilk açıldığında bilgisayara bağlı donanım birimlerini test ederek bunları aktif hale getirir. Test edilen donanım biriminde hata varsa bu hatalar ekran aktif olmadan önce
bip sesiyle ekran aktif olduktan sonra ise ekrana verilen mesaj ile kullanıcıya bildirilir. İlk açılma anındaki bu test işlemine POST (Power On Self Test) denilir.

RAM (RANDOM ACCESS MEMORY):
Ana bellek adı verilen bu bellek geçici olarak saklanması gereken tüm veri ya da program kodlarının yazıldığı çip grubudur. Bilgisayarın enerjisi kesildiğinde sakladığı verilerin tümü silinir. RAM’ in Türkçe karşılığı Rastgele Erişimli Bellek’ tir. Bu bellek üzerindeki adreslerin herhangi birisine doğrudan ulaşılabilmesi “rastgele “ ifadesi ile belirtilmeye çalışılmıştır. Bilgisayar işlemcisi (CPU) RAM belleği bir kara tahta gibi kullanır. İşlenecek olan programları buraya yükler. İşlevi bitenleri ise siler üzerine yenisini yazar. Örneğin;harddiskteki bir programı çalıştırdığımızda CPU bu program kodlarını ilk önce RAM’ a yükler. Kodları buradan teker teker alarak çalıştırır. Başka bir programı çalıştırdığımızda bu defa eski kodlar silinir yerine yenileri yüklenir. ROM içerisindeki POST programı da çalışabilmesi için bilgisayar ilk açıldığında RAM belleğe yüklenir. Daha sonra CPU bu kodları alarak işleme koyar.
Yapı bakımından DIP ve SIMM olarak adlandırılan 2 tip RAM mevcuttur. DIP (Dual In-line Package)
olarak adlandırılan RAM çiplerinin iki tarafında birden bağlantı pinleri bulunur.
DIP tipi RAM çeşitleri anakarttaki özel soketlere takılır. Bu tip RAM’lar günümüzün anakartları üzerinde bulunmamaktadır. Bunun yerine 8 veya 9 DIP tipinde çipin kartlar üzerine yerleştirilmesiyle oluşan SIMM (Sinle In-line Memory Module) üretilmeye başlandı. SIMM tipi bellekler 4 MB 8 MB 16 MB 32 MB 64 MB 128 MB kapasitesinde piyasaya sunulmaktadır. Anakart üzerindeki bank adı verilen özel slotlar üzerine SIMM bellek kartları dik olarak yerleştirilirler. Pentium ll öncesi bilgisayarlardaki SIMM belleklerin anakarta bağlantısını sağlayan pin sayısı 30 veya 72 iken Pentium ll’ lerde bu sayı 168 pindir.
Kişisel bilgisayarlar ilk üretildikleri zamanlarda 640 KB’ lık geleneksel (conventional) bellekler kullanılmıştır. Gelişen uygulama programlarında ise 640 KB yeterli olmadığından arttırma ihtiyacı doğmuştur. Günümüzde kullanılan belleklerin de ilk 640 KB’ lık bölümü geleneksel bellektir. Geriye kelen bölümleri üst bellek uzatılmış bellek yukarı bellek ve genişletilmiş bellek ismini alırlar.

SLOTLAR (GENİŞLEME YUVALARI):
Bir anakart satın alındığında üzerine takılması gereken birçok genişleme kartı (ekran kartı ses kartı modem kartı radyo kartı vb.) bulunmaz. Bu kartlar kullanıcının isteğine göre seçilir ve sonradan ilave edilir. İşte genişleme kartlarının anakart ile bağlantısını yapabilmek için slotlara (genişleme yuvalarına) gereksinim vardır.
Modem anakartlar üzerinde ISA PCI ve AGP adındaki farklı yapıdaki slotlar bulunur. Anakart üzerine bakıldığında daha küçük ve açık renkli olan yuvalar PCI bunların yanında daha büyük ve koyu renkli olanlar ISA yuvalarıdır. Pentium ll anakartlarda ayrıca ekran kartının takılabileceği AGP yuvası vardır. ISA ve PCI yuvalar arasındaki farklar; veri yolu genişliği ve veri iletişimindeki yöntemdir. ISA veri yolu; 8 veya 16 bittir.
PCI veri yolu ise 64 bittir ve aynı zamanda 32 bit veri yolunu da destekler. PCI veri yolları ISA veri yollarına göre çok daha hızlıdır.

EKRAN KARTI:
Bir ekran kartının görevi; CPU’ dan aldığı bilgiyi ekranda göstermektir. CPU’ dan ekran kartına gönderilen bilgi bu kartın belleğinde saklanır. Eski tip ekran kartlarında ise; bu bilgi ekran kartı belleğinde piksel piksel saklanırdı. CPU’ dan gönderilen bu piksel bilgilerinin yönetimi yine CPU’ ya aitti. Bu ise CPU üzerinde fazladan yük getirdiğinden ekrandaki görüntünün hızı düşüktü. Bu tip ekran kartı kullanan bilgisayarlarda grafik programları ve oyunlarda kaliteli görüntü almak mümkün değildi.
Yeni tip ekran kartlarında ise; CPU’ nun görüntü işlerindeki yükünü hafifletmek



__________________
Yediğin içtiğin senin olsun kardaş
Ahiret için neler yapıyorsun onlardan bahset ...
Hâdim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20-03-2010, 05:24 PM   #3 (permalink)
Kurucu

 
Hâdim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Başkent
Yaş: 30
Mesajlar: 33.506
Bahsedildi: 5 mesajda
Davet edildi: 3 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 2449
Rep Puanı: 83973
Rep Derecesi:
Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.
Standart

amacıyla hızlandırıcı adı verilen işlemciler kullanılmaktadır. Günümüzdeki ekran kartlarında kullanılan hızlandırıcı çiplerden voodoo
ve riva ilk akla gelenlerdir.
CPU’ dan gönderilen görüntü veriler ekran kartının belleğinde saklandığından bu belleğin büyük olması tercih edilir. Çünkü daha büyük bellek daha fazla renk ve çözünürlük sağlar. Son zamanlarda üretilen ekran kartlarında 4 MB 8 MB 16 MB 32 MB’ lık bellekler kullanılır.
Ekran kartı anakart üzerindeki ISA PCI veya AGP slotlarından birisine bağlanır. Kaliteli görüntü veren ekran kartları genellikle PCI slotu üzerine bağlanır. Pentium ll bilgisayarlarda ise yeni geliştirilen AGP portuna bağlanan kartların çözünürlüğü renk sayısı ve hızı oldukça fazladır.
SES KARTI:
PC içerisindeki hoparlör kaliteli ses üretmek için yeterli değildir. ISA veya PCI slotuna bağlanan bir ses kartı dijital sesi analog sese dönüştürür. Bu dönüştürme metoduna örnekleme (sampling) denir. Örnekleme 8 16 32 64 veya 128 bitle yapılır. 8 bit örnekleme çok basit oyunlar ve müzik için yeterlidir. PC’ den iyi bir ses alabilmek için 16 bit ses kartı kullanmak gerekir. 32 64 veya 128 bitlik ses kartları PC’ de müzik üreten profesyoneller için uygundur. Normal bir kulak ile 16 ile 32 bit örneklemenin bile farkına varamaz.
Ses kartı üzerindeki slota bağlandığında kasanın arka tarafına bağlantı konnektörleri görülür. Bunlardan bir tanesi joystick girişi birisi hoparlör çıkışı diğeri de mikrofon girişi içindir. Joystick D tipi konnektöre hoparlör Line-in jakına mikrofon da Line-out jakına bağlanır. Birçok ses kartı berg konnektörü adı verilen bir kablo ile birlikte satılır. Bu kablo CD-ROM sürücü ile ses kartı arasındaki bağlantıyı sağlar. Böylece müzik CD’ lerini bilgisayarınıza bağlı CD-ROM’ a yerleştirip ses kartındaki hoparlörden dinleyebilirsiniz.

MODEM KARTI:
Bilgisayar anakartına sonradan ilave edilen modem kartları bilgisayarın normal telefon hatları üzerinden iletişim kurmasına olanak sağlar. Veriler modem kartının telefona bağlanan ucundan seri iletişim yöntemiyle gönderilir veya alınır. Bir nevi bilgisayara eklenen yeni bir seri port görevini üstlenir. Modem kartının telefon hattına bir saniyede gönderebileceği bit sayısı o modemin hızını belirler. Saniyede gönderilen bit sayısı bps (bit per second) ile tanımlanır. Günümüzde 28.000 bps 36.000 bps 56.000 bps ve 128.000 bps’ lik modemler standart olarak piyasaya sunulmaktadır.
Modem kartı takılan bir bilgisayarı çeşitli yazılımlar aracılığıyla telefon gibi kullanabilir internete bağlanıp uzak bilgisayarlarla iletişim kurabilirsiniz.

BİLGİSAYARA DIŞARIDAN BAKTIĞIMIZDA GÖRÜLEN PARÇALAR:
________________________________________


MONİTÖR:
Monitöre baktığımızda görüntülerin oluştuğu cam kısım resim tüpüdür ve çoğunlukla ekran adı verilir. Bir ekranın büyüklüğü köşeden köşeye inç olarak uzunluğu ile tanımlanır. Piyasada 14 15 17 ve 21 inçlik monitörler bulunur.
Bir monitörün resim tüpünün çalışma prensibi TV’nin çalışması ile aynıdır. Ekranın iç yüzeyindeki fosfor tabakasına yönlendirilen elektron demeti bu tabakaya çarpar. Fosforun çarptığı nokta beyaz çarpmadığı nokta siyah olur. Böylece ekranda siyah beyaz noktaların yoğunluğuyla oluşan resim oluşur. Renkli ekranlarda ise iç yüzey farklı renkte (kırmızı yeşil mavi) fosfor tabakasıyla kaplıdır. Milyonlarca renk hücresinden ekran hücresinden oluşan ekran üzerindeki bir renk hücresini parlatmak için o hücreye elektron göndermek gerekir. Bu işlem elektron tabancası içine yerleştirilen özel delikli maske tarafından sağlanır. Hangi renk hücresine elektron
çarptıysa o renk bir nokta olarak ekranda görülür. Ekranın yüzeyinde farklı yerlere çarpan bu elektronlar görüntüyü oluşturur.
Ekran yüzeyindeki resim hücrelerine piksel adı verilir. Bitişik iki hücre arasındaki mesafe ne kadar az ise ekranda resim o kadar kaliteli görülür. Piyasada bulunan



__________________
Yediğin içtiğin senin olsun kardaş
Ahiret için neler yapıyorsun onlardan bahset ...
Hâdim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20-03-2010, 05:25 PM   #4 (permalink)
Kurucu

 
Hâdim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Başkent
Yaş: 30
Mesajlar: 33.506
Bahsedildi: 5 mesajda
Davet edildi: 3 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 2449
Rep Puanı: 83973
Rep Derecesi:
Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.
Standart

monitörlerin pikselleri arasındaki mesafe 0.39 veya 0.28 mm’dir.
Ekran kalitesini sadece piksel sayısı değil düşey tarama frekansıda etkiler. Elektron demetinden çıkan bir elektron ekrandaki fosfor tabakasına çarpınca oradaki hücrede bir ışıldama olduğunu söylemiştik. Eğer o ışıldamanın devam etmesi gerekiyorsa yeni bir elektron daha gönderilmesi gerekir. Resim hücresine gönderilen elektron ne kadar sık gönderilirse ekrandaki titreme o kadar az olur. Gözün titremeyi hissedememesi için elekt-
ronun saniyede en az 60 kez tazelenmesi gerekir. Piyasada düşey tarama frekansı 60-120 Hz arası değişen monitörler bulunur. 70 Hz düşey tarama frekansı olan monitör oldukça iyi görüntü verir.
Ekrandaki görüntünün kalitesini etkileyen faktörlerden biriside ekran kartıdır.
SİSTEM(KASA):
Sistem adı verilen ve bilgisayarın iç donanımını içinde bulunduran kutudur. Değişik biçim ve boyutlarda (Slim. Mini tower ve Tower) yapılırlar. Slim kasalar yatık dururlar ve üzerlerine monitör konabilir. Küçük
boyutta oldukları için ilave kart takmak zordur. Bunun için pek kullanılmazlar. Mini tower kasalar ev tipi bilgisayarlarda tower kasalar ise network sistemlerinde ana bilgisayar olarak kullanılmaya uygundur.
Piyasadaki kasalar içerisinde güç kaynağı ile beraber satılmaktadır. Pentium ll bilgisayarların kasaları diğerlerine göre biraz daha büyük (Midi Tower ya da ATX kasa olarak bilinir) ve içerisinde genel bir de soğutucu fan bulunmaktadır. Bu kasaların standart kasalara göre en önemli farkı klavye mouse ve port konnektörlerinin birbirlerine yakın yerleştirilmesidir. Bu nedenle Pentium ll anakartının ATX kasadan başka bir
kasaya konulması mümkün değildir.

DİSKETLER:
Üzerine demir oksit (pas) kaplanmış bir plastik diskin yine plastik bir kap içine yerleştirilmesiyle oluşturulmuş manyetik veri saklama ortamıdır. Plastik diskin esnek olması nedeniyle İngilizcede floppy adı verilir. Türkçede flopi disk ya da disket olarak adlandırılır. Bir disketin fiziksel büyüklüğü bir kenarının inç olarak uzunluğu ile anılır. Piyasada 3.5 inç 5.25 inç ve 8 inç disketler bulunmasına rağmen son zamanlarda kapasitelerinin düşük
olması nedeniyle 3.5 inçlik disketler daha çok kullanılır.
Disketler veri saklama kapasitesine göre de sınıflandırılır. Disketin kapasitesi sağ üst köşesinde yazan DD ve HD harflerinden anlaşılır. 3.5 inçlik disketlerin kapasiteleri aşağıda verilmiştir.
DD (DOUBLE DENSITY)------------- 720 KB
HD (HIGH DENSITY)------------------ 1.44 MB
HD disketlerin sağ ve sol köşesinde kare biçiminde iki delik vardır. DD disketlerde bulunmayan bu delik her iki tip disketi birbirinden ayıran bir dış görünüştür. Sol taraftaki bu delik disket sürücüye takılan disketin 1.44 MB’lık disket olarak algılanmasını sağlar.
HD ve DD disketlerin sağ tarafındaki delik (kayıt koruma penceresi) üzerinde bir kapak bulunur. Bu kapak açık bulunduğu sürece diskete veri yazmak mümkün değildir.
Disket kabının üzerinde bulunan metal (okuma penceresi kapağı) diski dış etkilerden korumak amacıyla yapılmıştır. Bu kapak açılıp içine dokunulmamalıdır.

DİSKET SÜRÜCÜLER:
Disket içerisindeki verinin okunup yazılması için kullanılan ve bilgisayar kasasının ön kısmında disket giriş yuvası bulunan cihazdır.
3.5 inç 1.44 MB HD disketler için üretilen sürücüler 720 KB DD disketleri de okuyabilirler. Son zamanlarda
adından söz edilen ve yakında yaygınlaşabilecek olan bir sürücüde 2.88 MB’lık sürücülerdir. Bu sürücüler 720 KB ve 1.44 MB disketleri de okuyabilir.

CD-ROM ve CD-ROM SÜRÜCÜ:
CD-ROM ingilizcedeki “Compact Disk-Read Only Memory” kelimelerinin baş harflerinden oluşmuştur.



__________________
Yediğin içtiğin senin olsun kardaş
Ahiret için neler yapıyorsun onlardan bahset ...
Hâdim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20-03-2010, 05:25 PM   #5 (permalink)
Kurucu

 
Hâdim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Başkent
Yaş: 30
Mesajlar: 33.506
Bahsedildi: 5 mesajda
Davet edildi: 3 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 2449
Rep Puanı: 83973
Rep Derecesi:
Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.
Standart

Compact diskler lazer ışığı ile okunan optik kayıt ortamlarıdır. Plastikten yapılan bir CD’nin yüzüne yansıtma yapabilmesi için alüminyum kaplanır ve tekrar yüzeyine plastik eklenir. Standart bir CD’nin ömrü yaklaşık 10-15 yıldır. Bir bilgisayar CD’si 527 MB’tan 742 MB’a kadar bilgi saklayabilir. Bu miktar CD üzerindeki sektör miktarına ve kullanılan formata bağlıdır.
Bir CD üzerine yazılan bilgiler çukur ve düzlük biçiminde yazılır. Okuma sırasında da bu çukur ve düzlükler üzerine gönderilen lazer ışığı geri yansır. Yansıyan ışık bir foto dedektör yardımıyla dijital sinyale ( 1 ve 0 ) dö-
nüştürülür. Bu dijital sinyal CD-ROM sürücünün elektronik devreleri yardımıyla bilgisayara gönderilir. Dijital bilgi bilgisayarda ses metin veya grafiğe çevrilir.
Bir CD-ROM sürücünün kalitesi CD ‘ yi döndürme hızı ile doğru orantılıdır. Ancak unutulmamalıdır ki yavaş bir CPU veya yetersiz bir görüntü kartı CD-ROM sürücüsünün kalitesini azaltır. Hızlı sürücüler hızlı bilgisayarlarda iyi sonuç verirler. Piyasaya tek hızlı (1X) CD-ROM ile başlayan üreticiler daha sonra 2X 4X 6X.........32X 40X CD ‘ler ürettiler. Daha sonra 50X CD’ler satışa sunulmaktaydı.
Normal CD-ROM sürücüler sadece bilgiyi okurlar. CD-ROM Writer-yazıcı olarak satılanlar ise CD’lere bilgi yazabilme ve okuyabilme özelliğine sahiptir.

DVD:
Dijital Video Disk kelimelerinin kısaltması olan DVD’ler CD’lerin yapım teknolojisi ile üretilmişlerdir. CD’ lerden farkı daha fazla bilgiyi saklayabilmeleridir. Bir CD yaklaşık 650 MB veri alırken DVD 4 GB veri alabilir. Görüntü kalitesi daha güzeldir. DVD diskleri kullanabilmek için DVD sürücüler kullanılmalıdır.

HARDDİSK:
Hard disk floppy disklere göre çok daha fazla bilgi saklayabilen manyetik kayıt ortamıdır. Kayıt ortamı üst
üste yerleştirilmiş ve üzeri demir oksitle kaplanmış alüminyum disklerdir. Bu diskler bir merkez etrafında sürücü
tarafından 3600 d/dk ile döndürülür. Bir step motor ise dönen diskin her yerine erişmesi gereken okuma /yazma kafasını merkezden içeriye veya dışarıya doğru hareket ettirir. Manyetik olarak kayıtlı bilgileri okuyan kafa bilgiyi elektronik devreler yardımıyla dijital sinyallere dönüştürür. Bu sinyaller bilgisayarda veri olarak kullanılır. Kayıt ortamının metal olması ve sert olması nedeniyle hard ( sert ) adı verilmişltir. Çoğu zamanda disklerin taşınamaması nedeniyle fixed (sabit ) disk adı verilir.
Harddisklerin üzerindeki verilere ulaşım hızı floppy disket sürücülere göre çok daha hızlıdır. Floppy sürücü-
lerin sürücü motoru diski 300 d/dk ile döndürürken harddisk sürücü motoru 3600 d/dk ile döndürülür. İkinci bir etkende harddisk motorunun bilgisayar açık olduğu sürece devamlı dönmesidir. Halbuki floppy sürücüler veri okuyup veya yazdıktan sonra dururlar. Yeni bir işlem için motorun tekrar 300 d/dk hıza ulaşması beklenir.
Alüminyum disk ve okuma kafası arasındaki mesafe çok az olduğundan sarsıntı ve tozlu ortan harddiskin ömrünü azaltır.



__________________
Yediğin içtiğin senin olsun kardaş
Ahiret için neler yapıyorsun onlardan bahset ...
Hâdim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
bilgiler, bilgisayarin, donanimi, hakkinda


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 01:06 AM.
"5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Forumumuzdaki Üyelerimiz, yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Forumumuzda bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan ( kemalyanal@yahoo.com ) bize bildirin."
Protected by CBACK.de CrackerTracker

Add to Google Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits Add to Google
| Tags | Gizlilik Bildirimi | dC| Death Chasers Klan | Link Ekle | Sitemap | Link Ekle | GençMekan |

Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.0