Array
Geri git   GençMekan > GENEL KONULAR > Güncel Olaylar - Haberler - Yaşam > Ekonomi - Döviz | Altın


Türkiye’de İç Göç ve Gelir Dağılımı


Konuya Davet EdilenLeR

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-07-2009, 11:52 PM   #1 (permalink)
Kurucu

 
Hâdim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Başkent
Yaş: 30
Mesajlar: 33.505
Bahsedildi: 5 mesajda
Davet edildi: 3 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 2449
Rep Puanı: 83973
Rep Derecesi:
Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.
Standart Türkiye’de İç Göç ve Gelir Dağılımı

Özet


Bu çalışmada Türkiye’de 67 ilin 1980-1990 dönemi net göç oranları ile kişi başına düşen gelir rakamları arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak incelenmiş ve bu kapsamda nüfusun ne kadarlık bir kısmının ekonomik nedenlerle göç ettiği ve dolayısıyla gelirin yöresel dağılımındaki dengesizliklerin giderilmesi durumunda ne kadarlık bir iç göç hareketinin olacağı şeklindeki sorular cevaplandırılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ampirik kısmında yöresel bazdaki gelir dengesizliğinin iç göç üzerinde önemli rol oynadığı ve bu rolün de net göç veren illerin düşük gelir düzeyinden ziyade net göç alan illerin yüksek gelir düzeylerinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Çalışmanın bir diğer bulgusu net göç veren illerin kişi başına düşen ortalama gelir düzeyinin Türkiye ortalamasına yakınsaması durumunda bu illerin net göç oranının %25 oranında bir azalma göstereceğidir. Buradan net göç veren illerden diğer illere göç eden her 100 kişinin yaklaşık 25’inin mekanlarını ekonomik nedenlerle değiştirdiği anlaşılmaktadır. Duruma net göç alan iller açısından bakıldığında iç göç kararının daha çok göç alan yörelerdeki yüksek gelir düzeyinden etkilendiği anlaşılmaktadır. Şöyle ki net göç alan illerde kişi başına düşen ortalama gelir ülke ortalamasına yakınsadığında bu illerin net göç hızı %70 oranında azalacaktır. Bunun anlamı net göç alan illere gelen her 100 kişinin 70’i ekonomik nedenlerle daimi ikametgahlarını değiştirmektedir.

1. GİRİŞ

Türkiye’de 1980-1985 yılları arasında her 1000 kişinin yaklaşık 65’i çeşitli nedenlerden dolayı daimi ikametgahlarını değiştirmişlerdir. Bu sayı 1985-1990 döneminde %25’lik bir artış göstererek 81’e ulaşmıştır. Bütün ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de iç göç olgusunun ana nedenleri arasında ekonomik sosyal kültürel coğrafik demografik ve siyasi nedenler yer almaktadır. Ne var ki ülkemizde göç eden insanların büyük çoğunluğunun ekonomik nedenlerle daimi ikametgahlarını değiştirdikleri ve bu nedenle gerek yöresel gerek kişisel bazdaki gelir dengesizliğinin iç göç olgusunun en önemli belirleyicisi olduğu hemen herkes tarafından kabul edilmektedir.

Ülkemizde iç göç özellikle net göç alan Marmara ve Ege Bölgesi açısından birçok sosyal kültürel ve ekonomik problemleri beraberinde getirmektedir. İç göçün doğurduğu bu problemler gün geçtikçe hızlanan göç hareketleriyle birlikte kümülatif bir şekilde artmasına rağmen göç hareketini önleyecek hiçbir politikanın ciddi anlamda uygulanmadığı görülmektedir. Bunun bir neticesi olarak yöresel bazdaki gelir dengesizliği gün geçtikçe bozulmuştur. Örneğin 1980-1985 dönemindeki yöresel gelir dağılımındaki dengesizlik 1985-1990 döneminde ikiye katlanmıştır. Bu da bize sorunun çözümü yönündeki çabaların devamlı sözde kaldığı ve uygulama aşamasında bu olgu için ciddi önlem ya da önlemlerin alınmadığını göstermektedir.

Bu çalışmada amaç 1980-1990 yılları arasında illerin vermiş oldukları net iç göçün ne kadarlık bir kısmının kişi başına düşen gelir düzeyi ile açıklanabildiğini belirlemektir. Bu amaçla 1980-1990 dönemi 1980-1985 ve 1985-1990 yılları arası olarak iki alt döneme ayrılmış ve 67 ilin bu iki alt dönemdeki net göç rakamları ile kişi başına düşen gelir düzeyleri arasındaki muhtemel ilişkiler ortaya konmuştur. Çalışmada önce 67 ilin net göç oranları ile kişi başına düşen gelir rakamları karşılaştırmalı olarak yorumlanmış ve daha sonra da iki değişken arasındaki muhtemel ilişkiler istatistiksel olarak incelenmiştir.

2. İLLER İTİBARİYLE NET GÖÇ ORANI VE KİŞİ BAŞINA DÜŞEN GELİR

Net göç bir yerleşim yerinin aldığı göç ile verdiği göç arasındaki fark olarak tanımlanmaktadır. Bir yerleşim yerinin aldığı göç verdiğinden fazla ise net göç pozitif aldığı göç verdiğinden az ise net göç negatiftir. Net göç hızı ya da oranı iki genel nüfus sayımı arasında göç edebilecek her bin kişi için net göç edenlerin sayısıdır. Bu çalışmada net göç oranı aşağıdaki formüle göre hesaplanmıştır [1].



Burada NGOit; i ilinin t dönemi net göç oranını Nit; i ilinin t dönemi nüfusunu NGit; i ilinin t dönemi net göç sayısını göstermektedir ki bu da i ilinin aldığı göç ile verdiği göç arasındaki farktır. Aşağıda Tablo 1 net göç veren 47 ilin Tablo 2 ise net göç alan 20 ilin net göç oranları ile Türkiye ölçeğine göre düzenlenmiş kişi başına düşen ortalama gelir rakamlarını göstermektedir. Tablolarda yer alan bilgiler Grafik 1 ve 2’de ayrıca gösterilmiştir. Söz konusu iki tablo şöyle özetlenebilir:

· 1980-1985 döneminde net göç veren iller sıralamasının ilk beşini sırasıyla Tunceli Kars Erzurum Gümüşhane ve Sivas illeri oluşturmuştur. Bu beş ilin verdiği net göç Türkiye toplamının yaklaşık %10’luk bir kısmına karşılık gelmektedir. Aynı dönemde net göç alan iller sıralamasının ilk beşini ise Kocaeli İstanbul İçel Bursa ve İzmir oluşturmuştur. Bu illerin almış olduğu net göç ise Türkiye toplamının %36’sını temsil etmektedir.

· 1985-1990 dönemi gerek net göç veren gerekse alan iller sıralaması bakımından bir önceki beş yıllık dönemle büyük bir benzerlik göstermektedir. Net göç veren iller sıralamasında ilk beşi yine aynı iller oluşturmuştur. Bu kez bu beş ilin vermiş olduğu net göç Türkiye toplamının %11’ine yükselmiştir. Net göç veren iller sıralamasının ilk beşinde sadece Bursa yerini Antalya’ya bırakmıştır. Bu dönemde söz konusu beş ilin aldığı net göç Türkiye toplamının %41’ini temsil etmiştir.

· 1980-1985 döneminde toplam 67 ilin 48’i aldığından fazla göç vermiş ve neticede net göç oranı negatif olmuştur. Geri kalan 19 ilin aldığı göç verdiğinden fazla olmuştur.

· 1985-1990 döneminde ise 49 il aldığından fazlasını göç verirken geri kalan 18 il verdiğinden fazlasını almıştır.

· 1980-1985 döneminde net göç veren (alan) iller 1985-1990 döneminde de net göç veren (alan) iller olmuştur. Bu durumun istisnası Hatay Kütahya ve Uşak illeridir. Hatay ve Kütahya 1980-1985 döneminde net göç alırken 1985-1990 döneminde net göç vermeye başlamışlardır. Uşak ise 1980-1995 yılları arasında net göç verirken bir sonraki dönemde net göç almaya başlamıştır.

· 1980-1985 döneminde net göç veren 48 ilin 39’unda kişi başına düşen gelir Türkiye ortalamasının altında kalmıştır. Geri kalan 9 ilin kişi başına düşen ortalama gelir rakamları Türkiye ortalamasının üzerinde olmasına rağmen net göç vermişlerdir. Bu iller; Elazığ Burdur Edirne Isparta Bolu Kırklareli Konya Nevşehir ve Çanakkale’dir.

· Net göç alan 19 ilin 18’inde kişi başına düşen gelir Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşmiştir. Sadece Hatay Türkiye ortalamasının altında bir gelir seviyesine sahip olmasına rağmen net göç almıştır.

· 1985-1990 döneminde net göç veren 49 ilin 10’nunda kişi başına düşen gelir ülke ortalamasının üzerinde yer almıştır. Bu iller Rize Elazığ Nevşehir Burdur Zonguldak Edirne Kırklareli Isparta Kütahya ve Çanakkale’dir.

· Net göç alan illerden sadece Sakarya’nın kişi başına düşen ortalama geliri Türkiye ortalamasının altında kalmıştır.





3. GELİR DENGESİZLİĞİNİN İÇ GÖÇ ÜZERİNDEKİ ROLÜ

Çalışmanın bu bölümünde yöresel gelir dengesizliğinin iller arası göç hareketi üzerindeki muhtemel etkisinin büyüklüğü istatistiksel olarak belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla önce illerin ülke ortalamasına göre hesaplanan kişi başına düşen gelir düzeyinin söz konusu illerin net göç oranları üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu nedenle aşağıdaki (1) no’lu regresyon denklemi oluşturulmuş ve bu denklem En Küçük Kareler yöntemiyle koşulmuştur.

Bu denklemde; NGO; net göç oranını (KBG-TO); Türkiye ölçeğine göre hesaplanan kişi başına düşen ortalama geliri a ; regresyon denkleminin sabit terimini b ; gelir değişkeninin katsayısını ve e ; regresyon denkleminin hata terimini temsil etmektedir. Eğer Türkiye’de yöresel gelir dengesizliği iç göçün en önemli nedeni ise bu denklemde gelir değişkeninin katsayısı istatistiksel olarak pozitif ve anlamlı olmalıdır. Denklemdeki sabit terim gelir dengesizliğinin ortadan kalkması durumunda gerçekleşebilecek ortalama net göç oranını vermektedir.

Tablo 3 (1) no’lu regresyon denkleminin istatistiksel sonuçlarını göstermektedir. 67 ilin tümünün kullanıldığı regresyonda gelir değişkeninin katsayısı her iki dönem için pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Buna göre herhangi bir ilin kişi başına düşen ortalama geliri ülke ortalamasından uzaklaştıkça o ilin net göç oranı büyümektedir. Kişi başına düşen ortalama gelirdeki yöresel farklılıklar net iç göç oranındaki değişimin (iller itibariyle) yaklaşık %63’ünü açıklayabilmektedir. Regresyon denklemince açıklanamayan %37’lik kısım sosyal kültürel coğrafik demografik ve gelir dengesizliği dışındaki ekonomik faktörlere bağlanabilir. Tüm illerin kullanıldığı regresyon denkleminde sabit terim -16.46 olarak hesaplanmıştır. Bunun anlamı tüm illerde kişi başına düşen ortalama gelir aynı düzeyde olsa bile her 1000 kişinin yaklaşık 16’sı başka nedenlerden dolayı daimi ikametgahlarını değiştirecektir. Sabit terimin negatif değerli oluşu gelir dengesizliğinden kaynaklanmayan net göç oranının negatif olduğu anlamına gelmektedir.

Bu sonuçlara ilave olarak veri seti net göç oranlarının işaretlerine bağlı olarak iki gruba ayrılmış ve aynı regresyon denklemi iki grup için ayrı ayrı tahmin edilmiş ve sonuçlar yine Tablo 3’de verilmiştir. Net göç veren iller için elde edilen regresyon denkleminde sabit terim negatif gelir değişkeni katsayısı ise pozitif olarak tahmin edilmiştir. Ne var ki regresyon denkleminin açıklayıcılık gücü gerek tüm illeri gerekse net göç alan illeri kapsayan denkleme göre oldukça düşük çıkmıştır. Net göç veren iller için gelir dengesizliği net iç göç oranındaki değişimin yaklaşık %30’unu açıklayabilmektedir. Bu oran net göç alan iller için %66 olarak hesaplanmıştır.

Yukarıda gelir düzeyindeki dengesizliğinin özellikle net göç alan illerin net göç oranı üzerinde önemli bir rolü olduğu tespit edilmiştir. Bilindiği üzere net göç alınan göç ile verilen göç arasındaki farktır. Bu tanımdan yola çıkarak net göç oranı yerine önce verilen göç oranı (VGO) ve daha sonra da alınan göç oranı (AGO) kullanılmış ve (1) no’lu regresyon denklemi aşağıda (2) ve (3) no’lu regresyon denklemlerine dönüştürülmüştür.

(2) no’lu regresyon denkleminde bağımlı değişken VGO; il tarafından verilen göç oranını temsil ettiğinden gelir değişkeni katsayısının teorik olarak negatif sabit terimin ise pozitif değerli olması gerekmektedir. Çünkü ilin kişi başına düşen gelir düzeyi ülke ortalamasının altına düştükçe o ilden göç edeceklerin sayısında artma beklenmektedir. Sabit terim ise kişi başına düşen gelir düzeyinin iller itibariyle eşit olduğu durumda illerin vereceği göç miktarını temsil ettiğinden bu terim pozitif değerli olmalıdır.

(2) no’lu regresyon denkleminin sonuçları Tablo 4’de verilmiştir. Tabloda dikkati çeken ilk husus yukarıda ortaya konulan beklentinin çok kuvvetli olmamakla birlikte sadece net göç veren iller için sağlanmış olmasıdır. Net göç veren illerdeki göç verme oranındaki değişimin sadece %7’lik gibi küçük bir kısmı gelir dengesizliği tarafından açıklanabilmektedir. Net göç alan illerde ise gelir dengesizliğinin göç verme oranı üzerinde hiç bir rolü bulunmamaktadır. Bu sonuca göre Türkiye’de iç göç olgusu üzerinde net göç veren iller yerine net göç alan illerin gelir düzeylerinin belirleyici olduğu söylenebilir. Bu görüşün istatistiksel olarak teyit edilmesi (4) no’lu regresyon denkleminin özellikle net göç alan iller grubu için yüksek bir açıklayıcılık gücüne sahip olmasını gerektirmektedir. Bunun yanında sabit terim ile gelir değişkeni katsayısının da pozitif olması gerekmektedir.

Tablo 5 Tablo 4’ün yorumlanması sırasında ileri sürülen görüşleri teyit eden tarzda sonuçlar vermektedir. (3) no’lu regresyon denklemi net göç alan illerin göç oranındaki değişimin yaklaşık %72’sini bu illerin gelir düzeyleri ile açıklamaktadır. Net göç veren illerin almış oldukları göçün ise sadece %19’u gelir dengesizliği ile açıklanabilmektedir.

4. SONUÇ

Ülkemizde iç göçün gerek göç veren gerekse göç alan yöreler açısından büyük sorunlar doğurduğu hemen herkes tarafından bilinen bir gerçektir. 1980-1990 döneminde daimi ikametgahlarını değiştiren nüfusun yaklaşık %36’sını alan Marmara ve Ege bölgesinde kent nüfusunun hızlı büyümesiyle beraber ortaya çıkan ekonomik sosyal demografik ve kültürel birçok problem gün geçtikçe çözülemez bir konuma gelmektedir. İç göç olgusunun göç veren yörelerle göç alan yöreler arasındaki nispi dengesizliklerden kaynaklandığı ve bunun başında da ekonomik faktörlerdeki yöresel dengesizliğin geldiği aşikardır. Ne var ki nüfusun ne kadarının ekonomik nedenlerle göç ettiği ve dolayısıyla gelirin yöresel dağılımındaki dengesizliğin giderilmesi durumunda ne kadarlık bir iç göç hareketinin olabileceği sayısal olarak bilinmemektedir.

Bu çalışmada 67 ilin 1980-1990 dönemi net göç oranları ile kişi başına düşen gelir rakamları arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak incelenmiş ve bu kapsamda yukarıda sorulan sorular cevaplandırılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ampirik kısmında yöresel bazdaki gelir dengesizliğinin iç göç üzerinde önemli rol oynadığı ve bu rolün de net göç veren illerin düşük gelir düzeyinden ziyade net göç alan illerin yüksek gelir düzeylerinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Çalışmanın bir diğer bulgusu net göç veren illerin kişi başına düşen ortalama gelir düzeyinin Türkiye ortalamasına yakınsaması durumunda bu illerin net göç oranının %25 oranında bir azalma göstereceğidir. Buradan net göç veren illerden diğer illere göç eden her 100 kişinin yaklaşık 25’inin mekanlarını ekonomik nedenlerle değiştirdiği anlaşılmaktadır. Duruma net göç alan iller açısından bakıldığında iç göç kararının daha çok göç alan yörelerdeki yüksek gelir düzeyinden etkilendiği anlaşılmaktadır. Şöyle ki net göç alan illerde kişi başına düşen ortalama gelir ülke ortalamasına yakınsadığında bu illerin net göç hızı %70 oranında azalacaktır. Bunun anlamı net göç alan illere gelen her 100 kişinin 70’i ekonomik nedenlerle daimi ikametgahlarını değiştirmektedir.

Bu sonuçlara göre ülkemizde gün geçtikçe hızlanan nüfus hareketliliğinin kısa dönemde durdurulması ve uzun dönemde de tersine döndürülmesi için mevcut yöresel gelir dengesizliğinin en azından kısa dönemde korunması ve uzun dönemde de iyileştirilmesi gerekmektedir. Bu da ancak yapılacak kamu ve özel yatırımların büyük bir kısmının net göç veren yörelere taşınmasını teşvik edecek etkin politikaların uygulanmasıyla mümkündür.


Benzer Konular:

___----____
__________________
Yediğin içtiğin senin olsun kardaş
Ahiret için neler yapıyorsun onlardan bahset ...
Hâdim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
dagilimi, gelir, goc, turkiye’de


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 03:38 PM.
"5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Forumumuzdaki Üyelerimiz, yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Forumumuzda bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan ( kemalyanal@yahoo.com ) bize bildirin."
Protected by CBACK.de CrackerTracker

Add to Google Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits Add to Google
| Tags | Gizlilik Bildirimi | dC| Death Chasers Klan | Link Ekle | Sitemap | Link Ekle | GençMekan |

Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.0