|
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Kurucu
![]() Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Kırıkkale
Yaş: 26
Mesajlar: 30.206
Tesekkür: 4.004
2.055 Mesajina 3.770 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 1591
Rep Puanı: 36191
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
İnkalar
![]() ![]() ![]() İnkalar And Dağları’nın yüksek kesimlerindeki vadilerde yaşamış ve 12-16. yüzyıllarda büyük bir imparatorluk kurmuş olan Güney Amerika yerli halkıdır. 16. yüzyıldaki İspanyol istilasından önce ortalama 5-10 milyon nüfuslu çok iyi örgütlü bu imparatorluk 14. ve 15. yüzyıllarda güçlenerek topraklarını bu günkü Bolivya Peru Ekvador ile Arjantin ve Şili’nin bazı bölümlerini içine alacak kadar genişletti.İnkalar Güney Amerikalı bir yerli halk ve kurdukları imparatorluk. And Dağları’nın yüksek kesimlerindeki vadilerde yaşamış ve 12. -16. yüzyıllarda büyük bir imparatorluk kurmuş olan Güney Amerika yerli halkıdır. 16. yüzyıldaki İspanyol istilasından önce ortalama 5-10 milyon nüfuslu çok iyi örgütlü bu imparatorluk 14. ve 15. yüzyıllarda güçlenerek topraklarını bugünkü Bolivya Peru Ekvador ile Arjantin ve Şili’nin bazı bölümlerini içine alacak kadar genişletti.İnka İmparatorluğu 13. yüzyıl ile 16. yüzyıl arasında hüküm sürmüş çok yüksek derecede organizasyon yeteneği gelişmiş bir imparatorluktur. Etkileri bugünkü Ekvador'dan Şili ve Arjantin'e kadar ulaşmış çok büyük bir alana yayılmıştır. Bugün ile mukayese edecek olursak Avrupa'nın kuzey ucundan Sicilya arasındaki mesafeden daha büyük bir bölgeyi kapsar. Kültürel ve ekonomik başkentleri bugün Peru sınırlarında kalan Cuzco'dur. Amerika'nın keşfinden sonra İspanyollar tarafından soy kırıma uğramışlardır ve bütün zenginliklerine el konulmuştur.İnkalar’dan önce Güney Amerika’da başka uygarlıklar vardı. Bunlar Bolivya’nın yüksek dağlık bölgelerinde Titicaca Gölü yakınında yaşayan Tiahuanacolar And Dağları’nın Ekvador’dan Bolivya’ya kadar uzanan yüksek yaylarında yaşayan Keçuvalar Peru’nun kuzeyindeki dağlarda yaşayan Çavinler Peru’nun güney kıyısındaki Nazkalar ve kuzeyde kıyıda yaşayan Çimulardır. Bu eski uygarlıkların doğuşu yaklaşık M.Ö. 200 tarihlerine kadar uzanır. Bu insanların nereden geldikleri bilinmemektedir ama ağır kayaları biçimlendirmedeki başarıları ve yapı tekniklerindeki ustalıkları düşünülürse ne kadar yetenekli oldukları anlaşılır. Tiahuanaco’da birbirine kenetlenecek biçimde dikkatle oyulmuş dev bloklardan yapılma büyük taş yapılar vardır. Çimu ve Nazka halkının ise yapı ve piramitlerinde kayadan çok kerpici yeğledikleri görünmektedir.Varlığı Roma İmparatorluğu ile aynı döneme rastlayan bu eski uygarlıklar Roma İmparatorluğu gibi İS 200-400 yılları arasında çökmeye başladı ve İS 800’de çoğunun yerinde yalnızca yıkıntılar kaldı. Bundan ortalama 300 yıl sonra İnka Peru’nun ortalarındaki Cuzco vadisinden indi ve kendilerinden önce başka halkların yaşamış olduğu bu bölgeye yerleşti. İnkalar dağlardan kıyılara doğru yayıldılar. 15. yüzyılda çevrelerindeki güçlü kabilelere boyun eğdirdiler. Ele geçirdikleri topraklardaki insanların bir bölümünü başka bölgelere sürerek başkaldırmalarının önüne geçerken bir bölümünü de tarım ve bayındırlık işlerinde zorla çalıştırdılar.Cuzco vadisinde yer alan ve İnka İmparatorluğu’nun başkenti olan Cuzco ‘’Güneşin Kutsal Kenti’’olarak bilinirdi. İmparatora Tanrı gözüyle bakılır ve Güneş’in soyundan geldiğine inanılırdı. İmparatorun yaşam ve ölüm konusunda tartışılmaz bir otoritesi vardı.İnkalarda 10 ailelik gruplar kendilerine bir önder seçer önderler bir şefin sorumluluğunda olurdu. Her şefin buyruğunda 5 önder vardı ve bu düzen hepsinin önderi ve yöneticisi olan İmparatora kadar uzanırdı.Halk belirli bir yaşama ve çalışma düzenine uymak zorundaydı. Her şey devletindi. Çocuklar ve yaşlılar dışında herkesten çalışması beklenirdi. Tembellik ve insan onuruna aykırı davranışlar ağır biçimde cezalandırılırdı. Halk yoksul değildi;ama malı mülkü de yoktu özgürlükleriyse sınırlıydı. Ürettiklerinin belirli bir kısmını İmparatora ve rahiplere vermek zorundaydı.İnkalar çatıları tahta kirişler üzerine saman örtülü altın süslemeli büyük taş kaleler ve tapınaklar yaptılar. Cuzcu Kalesi’nin duvarları tonlarca ağırlıkta taşlardan yapılmıştı ve yüksekliği 6 metreyi buluyordu. İspanyollar Cuzco’daki büyük güneş tapınağını bastıklarında olağan üstü güzellikte altın ve değerli taşlarla süslü eşyaların yanı sıra üzerinde Güneş tanrısının resminin bulunduğu kocaman bir altın tabak buldular. Ay tapınağında ise her şey som gümüştendi. Başkentte yapılan büyük şenliklerde yağmur tanrısına lamalar ve insanlar kurban edilirdi.İnkaların evleri kendilerinden önceki uygarlıklar oranla daha küçüktü. Köylülerin evleri kerpiçten ve saman damlıydı. Eski Mısırlılar gibi İnkalarda ölülerini mumyalar yada başka yöntemlerle korurlardı. İnka İmparatorluğu’nun kıyı halkı bakırı döverek kaplar yapar yada eritilmiş metali kalıplara dökerek biçimlendirirdi. Kıyının kuzey kesiminde yaşayan halk değişik anlatımlı insan başı biçiminde çanak çömlek yapıyordu. İnkalar basit tezgahlarda çok güzel duvar halıları ve yaygılarda dokurlardı. Pamuklu dokumaları o kadar inceydi ki İspanyollar bunları ipek sanmıştı. Kemik ve bambudan flüt toprak ve deniz kabuklarından borazan ve tunçtan çanlar yaptılar.İnkalar düzgün ve geniş yollarını taşlarla döşediler. Kayaları oyarak kısa tüneller tahtadan köprüler yaptılar. Gelişkin bir haberleşme sistemleri vardı. Belli aralıklarda kurulu posta istasyonlarına ulaklar haber taşırdı. Yollarda ayrıca dinlenme evleri de yapılmıştı. Tekerlek bilinmediğinden yükleri lama sürüleri taşırdı.Taş yontuculuğundaki üstün becerilerine karşın İnkalar’ın Mayalar gibi gelişkin araç gereçleri yoktu. Ne bir yazı sistemleri ne de paraları vardı. İplere düğüm atarak hesap yaparlardı. Dünyada ilk patates üreticileri İnka çiftçileridir. Öbür ürünleri mısır tatlı patates ve manyoktu. Domuz ördek köpek ve lama yetiştirirler lama tüyünden dokumalar yaparlardı.16. yüzyılda iki kardeş arasında çıkan taht kavgası imparatorluğu zayıflattı. Tahtın varisi Huascar’ı üvey kardeşi Atahualpa hapse attırdı. Francisci Pizarro yönetimindeki İspanyollar altın aramak için Peru’ya ayak bastıklarında tahtta Atahualpa vardı. İspanyol komutan Francisci Pizarro Atahualpa’yı tuzağa düşürerek tutsak aldı. Atahualpa hapisteyken Huascar’ın öldürülmesi için emir verdi. Emir yerine getirildi;ne var ki bunu gerekçe gösteren Pizarro Atahualpa’yı idam ettirdi. Başsız kalan ülkeye İspanyollar egemen oldular ve İnka İmparatorluğu’nun topraklarının tümünü ele geçirdiler.Günümüzde yaşayan İnka nüfusu 3 milyondan daha azdır. Bugün And Dağları’nın Keçuva dili konuşan köylüleri İnkalar’ın soyundan gelir. Bunlar Peru’nun yüzde 45’ini oluştururlar. İnkalar'ın Kayboluş Efsanesi İnkalar ileri bir uygarlık olmakla birlikte Mayalar kadar astronomiye önem vermedikleri söylenmektedir. Denildiğine göre onlar için Ay Güneş ve yıldızlar kutsaldı. Bu güçler daima onların hayatında önemli rol oynar ve rahiplerin her biri aynı zamanda birer müneccimdi.Rahipler gelecekte olacakları bugün bilmediğimiz gizli bir yöntemle saptamaktaydılar. İşte İnkalar'ın yok oluşunu anlatan efsane bu ‘önceden bilmek’e son derece ilginç bir örnek .Altın kitaplar yayınevinin ‘‘Kayıp uygarlıklar’’ adlı yayınladığı kitapta Rupert Furneux bu efsaneyi şöyle anlatıyor;İmparator Ay'ın etrafındaki üç halkayı görünce rahiplerle birlikte baş rahip Ilaica'yı çağırıp bunun anlamını sormuş. Rahipler İmparatordan izin isteyip çekilmişler ve bu halkaların ne anlama geldiğini çözmek için çalışmaya koyulmuşlar. Kısa bir süre sonra da İmparatorun karşısına çıkıp durumu anladıklarını söylemişler. Eski bir belgede bu olay şöyle anlatılmaktadır.‘‘Başrahip 'Ah efendim!’’ diye bağırır. ‘‘Söyleyeceğim sözler için beni bağışlayın. Annemiz Ay ileride başımıza büyük felaketler geleceğini haber veriyor. Ay'ın etrafındaki ilk halka kan kırmızısı renginde. Bu bizim çok kanlı bir savaşa girişeceğimizi açıklıyor. Siyah daireyse bu savaşı kaybedeceğimizi belirtiyor. Üçüncü halkaysa duman rengi ve hafif. Bu da dinimizin imparatorluğumuzun yasalarımızın tıpkı rüzgarda bir duman gibi dünya üzerinden kaybolacağını gösteriyor. 'İmparator baş rahiple diğer rahiplerin bu yorumuna çok kızdı. Daha sonra haber salarak bütün kabilelerdeki ünlü büyücü ve müneccimleri getirtti. Ancak gelenlerin hepsi de aynı sözleri tekrarladılar.İnka İmparatorluğunun sonu yaklaşıyordu. İmparator geceleri endişeden uyuyamıyor Ay'ın etrafındaki halkalara bakıyordu. Ama bir gece bu halkalar birden kayboldu. Parlak yeşil renkli bir kuyruklu yıldız gökte parladı ve topraklar korkunç bir gürültüyle sallanmaya başladı. İnkalar'ın başkenti Cuzco'da arka arkaya bir kaç deprem oldu.Bir iki hafta sonra da başlarında kana susamış cahil ve açgözlü Pizarro'nun bulunduğu İspanyollar Peru'ya ayak bastılar. İnka İmparatorluğu bundan kısa süre sonra ortadan kalktı. ’’Bu anlatılanlar bir efsane olmakla birlikte bir takım gerçeklere dayanmaktadır diyor Furneux. Ay'ın etrafındaki halkaları başka topraklarda yaşayanlar da o zamanlar görmüşler. Ve efsanede anlatılan kuyruklu yıldızı da ilgiyle izlemişler. Onların bıraktıkları belgeler efsanede anlatılan doğa olaylarını doğrulamaktadır.![]() Güneşin Kapısındaki Kent İnka kültürünün ayakta kalan en önemli ürünlerinden olan Machu Picchu kaleleri yıkılma tehdidi ile karşı karşıya. Bilimciler kaleleri tehdit eden toprak kayması ihtimaline dikkat çekiyorlar. İnkalar kaleleri 16. yüzyılda işgalci İspanyol işgalinden korunmak amacıyla kullanmışlardı. Saklı kent adıyla da bilinen yapı İnkalar tarafından işgale direnmenin bir sembolü olarak kabul ediliyor.1911’de Yale Üniversitesi tarihçisi Profesör Hiram Bingham tarafından bulunan kaleler 1983’te UNESCO tarafından “Dünya Mirası” kapsamına alınmıştı. Profesör Bingham İnkaların İspanyollara karşı son savaşlarını verdikleri Vilcabamba kentini ararken Machu Picchu’yu tesadüfen bulmuş.
__________________
Bir Zamanlar bu toprakların tamamında huzur adalet ve mutluluk vardı ya şimdi... Dünya yeni bir Osmanlı'ya muhtaç !![]() |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| inka, inkalar |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|