Geri git   .::GençMekan::. > EĞİTİM & ÖĞRETİM > Bilgi Kaynağı > Kitap Özetleri

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23-07-2008, 11:34 PM   #1 (permalink)
Profesyonel

 
p!mp!r!kl! - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Bulunduğu yer: Kalbimin Sahibinin Bulunlduğu Her Yer
Yaş: 18
Mesajlar: 2.317
Konular: 1188
Ruh Halim:
Tesekkür: 15
310 Mesajina 612 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 140
Rep Puanı: 2160
: Rep Derecesi :
p!mp!r!kl! Çok ünlü.p!mp!r!kl! Çok ünlü.p!mp!r!kl! Çok ünlü.p!mp!r!kl! Çok ünlü.p!mp!r!kl! Çok ünlü.p!mp!r!kl! Çok ünlü.p!mp!r!kl! Çok ünlü.p!mp!r!kl! Çok ünlü.p!mp!r!kl! Çok ünlü.p!mp!r!kl! Çok ünlü.p!mp!r!kl! Çok ünlü.
Standart Semerkant/Amin Maalouf

Bazen Semerkant'ta ağır ve kasvetli bir günün bitiminde kentin işsiz güçsüz takımı baharat çarşısının yanı başındaki iki meyhane çıkmazında Sogd ülkesinin kokulu şarabını içmek için değil ama gelen gideni gözetlemek ya da çakırkeyif bir kaç akşamcıya saldırmak için dolanıp durur. Ele geçirilen kişi yere serilir hakaret edilir baştan çıkartan şarabın kızıllığını ona yüz yıllar boyu hatırlatacak olan bir cehennem ateşine sokulur.

İşte Rubaiyat 1072 yazında böyle bir olay üzerine yazılmaya başlandı. Ömer Hayyam yirmi dört yaşındaydı ve bir süredir Semerkant'ta bulunuyordu. O akşam meyhaneye mi gitmişti yoksa dolaşıp dururken rastlantılar mı onu oraya sürüklemişti? Bilinmeyen bir kenti arşınlamanın taze keyfi biten günün binlerce biçim alışına açık gözlerle bakış... Gelincik Tarlası Sokağında bir küçük oğlan aşırdığı elmayı göğsünde tutarak tabanları yağlıyor; çuhacılar çarşısında bir dükkânın içinde bir kandilin kör ışığında tavla partisi sürüyor iki zar atışından sonra bir küfür ve tıkırtılı bir gülüş duyuluyordu. İplikçiler geçidinde ise katırcının biri çeşmenin önünde durup yüzünü yıkıyor sonra da uyuya kalan çocuğunu öpercesine dudaklarını uzatıp musluğa eğiliyor susuzluğunu giderdikten sonra ıslak avuçlarını yüzünde gezdirip şükrediyor içi boş bir karpuzu yerden alarak su ile dolduruyor ve hayvanının başından aşağıya o da içebilsin diye boca ediyordu.

Tütüncüler Meydanında gebe bir kadın Hayyam'a yaklaştı. Peçesini açtığında ancak onbeş yaşında olduğu anlaşılıyordu. Tek söz etmeden çocuksu dudaklarında tek gülümseme olmadan Hayyam'ın elindeki kestanelerden bir kaçını çalıverdi. Hayyam şaşırmadı. Bu Semerkant'da eski bir inanıştı. Bir anne adayı sokakta hoşuna giden bir yabancıya rastlarsa yiyeceğini elinden almak cesaretini gösterebilmeliydi. Böylece doğacak çocuk onun kadar yakışıklı onun gibi ince uzun onun kadar soylu ve düzgün hatlara sahip olacaktır. Ömer uzaklaşan kadına bakarken elinde kalan kestaneleri yemeye devam etti. O sırada duyduğu bir uğultu hızlanmasına yol açtı. Az sonra kendini zincirinden boşanmış bir güruhun ortasında buluverdi. Kolları ve bacakları upuzun beyaz saçları dağılmış bir ihtiyar yere serilmiş çığlıkları öfke ve korkudan hıçkırığa dönüşmüştü. Gözleriyle yeni gelene yalvarmaktaydı. Zavallının çevresini yirmi kadar titrek sakallı sopalı adam almış az ötede keyifli bir seyirci kitlesi birikmişti. Aralarından biri Hayyam'ın kızgın yüzünü görünce: "Önemli değil bu Uzun Cabir'den başkası değil" dedi. Ömer sıçradı bir utanç dalgası gelip boğazında düğümlendi kendi kendine: "Cabir Ebu Ali'nin arkadaşı!" diye söylendi. Ebu Ali aslında sık rastlanan bir isimdi. Ama ister Buhara'da olsun ister Cordoba'da ister Belh'de olsun ister Bağdat'ta adı saygı ile anılırsa kim olduğu kolaylıkla anlaşılır. Bu İbn-i Sina'dan başkası değildir. Batı'da Avicenne diye bilinen! Ömer onu tanımış değildi. Onun ölümünden onbir yıl sonra doğmuş ama onu kuşağının en büyük ustası bütün bilimlerin üstadı Mantık havarisi olarak kabul etmişti. Hayyam tekrar söylendi: "Cabir Ebu Ali'nin en sevdiği arkadaşı!" Cabir'i gerçi ilk kez görüyordu ama talihsiz yaşamı hakkında bilgisi vardı. İbn-i Sina Cabir'i kendi halefi sayar yalnız düşüncelerini sergilemedeki ataklılığını ve pervasızlığını eleştirirdi. Cabir bu kusuru yüzünden günlerce hapis yatmış meydan dayağına çekilmiş son kamçılanması Büyük Semerkant Meydanında ailesinin gözleri önünde gerçekleşmişti. Cabir bu hareketi asla unutmamıştı. Cesur gözüpek bir adam iken nasıl olmuştu da böyle ihtiyara dönüşmüştü? Herhalde karısının ölümü yüzünden! Karısı öldükten sonra yırtık pırtık giysilerle sendeleye sendeleye saçma sapan konuşarak dolaşmaya başlamıştı. Cabir'in peşinden gülüşüp bağrışan ellerini çırpan attıkları taşlarla onun gözlerinden yaş akıtacak kadar canını yakan bir çocuk ordusu giderdi.


Amin Maalouf
p!mp!r!kl! : Resimler & Albümler p!mp!r!kl! isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
p!mp!r!kl! Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
R o C k_N (24-07-2008), TheRAPy (28-08-2008)
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
maalouf, semerkant amin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Son Yapılan 100 Arama Kelimesi
Google Arama Kelimeleri
10 sınıf coğrafya kitabı cevapları 10. sınıf coğrafya kitabı cevapları 10. sınıf edebiyat kitabı 10.sınıf coğrafya kitabı cevapları 10.sınıf edebiyat kitabı 11.sınıf edebiyat kitabı cevapları abiye gece kıyafetleri ankara resimleri atatürk ile ilgili yazı atatürk ile ilgili yazılar atatürkle ilgili yazılar atatürkçülüğün türk toplumu için önemi beden eğitimi ısınma hareketleri beyaz show bu haftaki konukları borun kullanıldığı alanlar coğrafya 10.sınıf kitabı cevapları damar nickler damar nıckler destan özellikleri destanın özellikleri gece kiyafetleri gece kıyafetleri gencmekan genç mekan gençmekan gerçek hayat hikayeleri halk edebiyatı nazım şekilleri hayat hikayeleri heyelan nasıl oluşur heyelan nedir hz. muhammedin hayatının özeti hz.muhammedin hayatının özeti iletişim sorunları ve çözüm yolları kalıtsal hastalıklar nelerdir kimyasal tepkime çeşitleri klonlama nasıl yapılır mercekler ve kullanım alanları merceklerin kullanım alanları müslüman olan ünlüler nişanlık modelleri polinomlarla ilgili çözümlü sorular son kez bakayım gözlerine şarkı sözü tasavvuf düşüncesi televizyonun faydaları televizyonun yararları ve zararları toprak kayması nedir türk djler ünlü düşünür sözleri ünlü düşünürlerin sözleri ısınma hareketleri


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.0
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Add to Google Add to Google
| Tags | Gizlilik Bildirimi | Link Ekle | [GM]Gencmekan Klan | Link Ekle | FrmOzgurce | nokia oyunları | кαя∂єℓєи |
1 3 4 5 6 7 8 11 12 13 14 15 16 22 23 25 26 27 28 29 32 34 35 37 38 39 41 42 43 44 45 46 49 52 55 56 58 59 60 67 68 69 72 73 76 77 78 79 80 81 82 83 88 89 90 92 93 94 95 96 98 99 101 103 104 105 106 107 111 112 113 114 115 118 121 123 125 128 129 138 139 140 141 143 144 146 147 148 149 150 151 152 154 156 157 158 161 162 178 179 180 182 185 186 187 188 189 190 191 193 194 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 210 211 212 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 281 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 296 297 298 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 336 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 470 471 472