Array
Geri git   GençMekan > EĞİTİM | ÖĞRETİM > Tarih > Osmanlı Tarihi


Mondros Ateşkes Antlaşması


Konuya Davet EdilenLeR

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18-03-2008, 10:41 PM   #1 (permalink)
°•Mülteci Uçurtma•°

 
BaRaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2008
Bulunduğu yer: ッ
Yaş: 27
Mesajlar: 9.050
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 1318
Rep Puanı: 63152
Rep Derecesi:
BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.
Standart Mondros Ateşkes Antlaşması

Mondros Ateşkes Antlaşması (İng: Armistice of Moudros) Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti ile İngiltere arasında imzalanan ateşkes belgesi. Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı Rauf Bey Büyük Britanya adına Amiral Arthur Gough-Calthorpe tarafından Limni adasının Mondros Limanı'nda demirli Agamemnon zırhlısında 30 Ekim 1918 akşamı imzalanmıştır.

Mondros Ateşkes Antlaşması Osmanlı Devleti'nin yıkımından sonra kurulan modern Türkiye'nin çerçevesini çizen ilk uluslararası belge olarak önem taşır. Türk Kurtuluş Savaşı'nın siyasi manifestosu olan Misak-ı Milli Beyannamesinin birinci maddesi "30 Ekim 1918 tarihli antlaşmanın çizdiği hudutlar (...) dahilinde dinen ırkan ve emelen müttehit [birleşik] (...) Osmanlı İslam ekseriyetiyle meskûn bulunan aksamın tamamı fiilen ve hükmen gayrı kabil-i tecezzi bir küldür [bölünmez bir bütündür]." demek suretiyle Milli Mücadele'nin hedefi olan ulusal varlığı Mondros Ateşkes Antlaşmasına gönderme yaparak tanımlar.

Anlaşmanın İmzalanması

Osmanlı ordularının 19 Eylül 1918'de Filistin'de İngiliz hücumu karşısında hezimete uğraması ve 1 Ekim'de Şam'ın düşmesi üzerine Talat Paşa hükümeti 5 Ekim'de İngiltere ile ateşkes sağlanması için ABD'nin arabuluculuğuna başvurdu. Bu arada 29 Eylül'de Bulgaristan ateşkes imzalamış bu ülkeye giren Fransız ve müttefik ordularının İstanbul'a yönelmesi olasılığı doğmuştu.
HMS Agamemnon (1915)
HMS Agamemnon (1915)

8 Ekim'de Talat Paşa kabinesi istifa etti. Eski genelkurmay başkanlarından Ahmet İzzet Paşa'nın 14 Ekim'de kurduğu kabinede İttihatçı olduğu halde hükümetin Alman yanlısı savaş politikasına karşı çıkan ve İngiliz dostu olarak tanınan Rauf Bey (Orbay) Bahriye Nazırı oldu. 18 Ekim'de Türkiye'de esir bulunan İngiliz generali Townsend Türkiye'nin ateşkes şartlarını iletmek üzere bir gemiyle gizlice Midilli'ye gönderildi. 24 Ekim'de İngiliz hükümeti Limni'de bulunan Amiral Calthorpe'a ateşkes görüşmelerini başlatma yetkisini verdi. Ertesi gün Türk hükümetinin görevlendirdiği Rauf Bey Zafer römorkörüyle Foça'dan Midilli'ye geçti; burada kendisini karşılayan İngiliz kruvazörüyle Limni adasına ulaştı. 27 Ekim'den itibaren dört gün süren çetin müzakereler sonunda 30 Ekim akşamı antlaşma imzalandı. 1 Kasım sabahından geçerli olmak üzere Osmanlı Devleti ile Britanya İmparatorluğu arasında ateşkes ilan edildi.[1]

Müzakerelerde Rauf Bey'e Dışişleri Müsteşarı Reşat Hikmet Bey eşlik etti.

28 Ekim günü Fransız hükümeti bir notayla antlaşma görüşmelerine katılma isteğini bildirdiyse de bu talep İngiltere tarafından dikkate alınmadı.[2](Savaşın bu aşamasında Türkiye sadece İngiltere ile fiili çatışma halindeydi.)

Bu esnada 24 Ekim'de Almanya'da ihtilal başladı. 3 Kasım'da Avusturya-Macaristan Villa-Giusti Antlaşması ile savaştan çekildi. 7 Kasım'da Alman imparatoru II. Wilhelm tahttan feragat etti. 11 Kasım'da Compiègne Ormanı'nda imzalanan ateşkes ile Almanya yenilgiyi kabul etti. Aynı gün Avusturya-Macaristan imparatoru I. Karl da tahtını bıraktı.

Antlaşma Koşulları

Mondros Ateşkes Antlaşmasın koşulları aynı günlerde imzalanan Bulgaristan Avusturya-Macaristan ve Almanya antlaşmalarıyla benzerlik gösterir. Stratejik noktaların işgali ordunun terhisi ve donanma ile cephanelerin teslimi gibi askeri tedbirler yenilen tarafın savaşa devam edemez hale getirmeye yöneliktir. Sadece doğu illerinde karışıklık çıkması halinde İtilaf devletlerine buraları işgal etme yetkisini veren 24. madde Türk ateşkesine özeldir. Bu madde tehcirden dönecek Ermenilere karşı direniş gösterilmesi olasılığına karşı anlaşmaya konmuş ancak uygulama görmemiştir.

Antlaşmada Türkiye'nin sınırlarına ve statüsüne ilişkin bir ifade yoktur. Ancak İngilizler Suriye cephesinde ateşkesi tam Türk-Arap etnik sınırında kabul etmekle Türkiye'nin barıştan sonraki sınırlarına ilişkin ilginç bir fiili durum yaratmışlardır.

Şartlar:

1. Karadeniz'e geçişi sağlamak üzere boğazlar açılacak ve geçiş güvenliğ



için Çanakkale ve İstanbul boğazlarındaki istihkâmlar İtilâf Devletleri tarafından işgal edilecek.

1. Osmanlı sularındaki bütün mayın tarlaları ve öteki engeller gösterilecek; bunların taranmasına ve kaldırılmasına yardım edilecek.
2. İtilâf Devletleri tebaasından olan esirlerle Ermeni esirleri İstanbul’da toplanacak ve kayıtsız şartsız İtilâf Devletlerine teslim edilecek.
3. Sınırların korunması ve iç güvenliğin sağlanması için taraflarca kararlaştırılacak gerekli sayıda askerî kuvvetten fazlası hemen terhis olunacak ve bunların silâh cephane ve teçhizatı İtilafkuvvetlerine teslim edilecek.
4. Emniyeti sağlamakla vazifeli tekneler dışındaki bütün Osmanlı savaş gemileri belirlenerek İtilaf kuvvetlerine teslim edilecek ve Osmanlı limanlarından dışarı çıkmayacak.
5. İtilâf Devletleri güvenliklerini tehlikede gördükleri herhangi bir stratejik bölgeyi asker çıkarmak suretiyle işgal edebilecek. (Daha sonra her Türkiye'ye saldırıda sığınılacak olan madde)
6. Osmanlı Devleti'nin bütün liman ve tersaneleri İtilâf Devletleri gemilerinin faydalanmasına açık bulundurulacak.
7. Toros Tünelleri İtilâf Devletleri'nce işgal edilecek; (böylece güneydeki Türk kuvvetlerinin geri çekilmesini önlemek ve Güney Anadolu'yu işgal öngörülüyordu).
8. Kafkasya ve İran’ın kuzey-batısında Türk kuvvetleri savaştan önceki yerlerine çekilecek (Bu bölgede bir Ermenistan devleti kurulmasını öngören madde).
9. Hükümet haberleşmeleri dışındaki her türlü haberleşme İtilâf Devletleri'nce denetlenecek. (basın yayın özgürlüğünü kısıtlayan madde)
10. Askerî ve ticarî kara ve deniz vasıtaları ve malzemesi tahrip edilmeyecek.
11. Ülkenin ihtiyacından fazla olan kömür akaryakıt ve deniz levazımatı İtilâf Devletleri tarafından satın alınacak.
12. Bütün demiryolları itilâf devletleri memurlarinca denetlenecek; Kafkas demiryollarını ise doğrudan doğruya İtilâf Devletleri'nin memurları idare edecek ve Batum'un işgaline karşı durulmayacak.
13. Suriye Irak Hicaz Yemen Trablus ve Bingazi’deki Türk kuvvetleri en yakin itilâf kumandanına teslim olacak.
14. Trablus'da ve Bingazi'de bulunan Osmanlı zabitleri en yakın İtalyan muhafaza kıtasına teslim olacak. Osmanlı hükümeti teslim emrine itaat etmedikleri takdirde muhaberat ve yardımlaşma kesilecek.
15. Mısır da dâhil olmak üzere Trablus ve Bingazi’de işgal edilmiş bütün limanlar İtilâf kuvvetlerine teslim edilecek.
16. Almanya ve Avusturya uyruklu sivil ve asker bütün vazifeliler bir ay içinde Osmanlı ülkesinden ayrılacak.
17. Ordunun terhis edilmesi üzerine elde kalacak silâh ve cephane itilâf devletlerinin talimatına göre muhafaza edilecek.
18. İtilâf Devletleri vazifelilerin çıkarlarını kollamak üzere iade nezâretinde kontrol memurları bulunacak.
19. İtilâf Devletleri'nce esir alınmış Türkler hemen iade edilmeyerek şimdilik bulundukları yerlerde muhafaza edilecek.
20. Osmanlı Devleti merkezî hükümetlerle bütün münasebetlerini kesecek.
21. Vilâyât-i Sitte'de (Erzurum Sivas Diyarbakır Elazığ Van Bitlis) herhangi bir karışıklık çıkacak olursa İtilâf devletleri bu bölgede önemli gördükleri yerleri işgal edebilecek.

Taraflar arasında ateşkes durumu 31 Ekim 1918 günü öğle vakti başlayacaktır.[3]

Resmî antlaşmanın yanısıra Amiral Calthorpe'un sözlü açıklamalarını içeren bir mektup da Türk tarafına sunuldu. Bu mektupta işgal kuvvetlerine Yunan askerinin katılmayacağı ve benzeri taahhütler yer alıyordu.

Yavuz Zırhlısının Kurtarılması

Ateşkesin ilginç ayrıntılarından biri 6 madde aracılığıyla Yavuz zırhlısının Türkiye'de kalmasının sağlanması idi. Alman donanmasının en güçlü gemilerinden biri olan Goeben zırhlısı savaşın ilk günlerinde Türkiye'ye gelmiş Osmanlı donanmasına katılıp adı "Yavuz" olarak değiştirildiği halde mürettebatı ve kaptanı Alman kalmıştı. Rauf Bey ile Calthorpe arasında anlaşmaya varıldığı şekliyle madde geminin Haliç'te hapsedilerek Almanların eline geçmesini önlemeye yönelikti.

2 Kasım'da yapılan hassas bir operasyonla Liva Amiral (Tuğamiral) Arif Paşa Yavuz zırhlısını Osmanlı zabit ve eratıyla ele geçirdi ve Haliç'e hapsetti.[4]

Tepkiler

İstanbul kamuoyu antlaşma hükümlerini ağır buldu ancak genel bir iyimserlikle karşıladı. 1 ve 2 Kasım tarihli İstanbul gazeteleri daha çok İstanbul'da savaş ihtimalinin ortadan kalkmış olduğunu vurguladılar. (Bulgaristan'ı işgal eden İtilaf ordularının o günlerde İstanbul'a yönelik taarruzu bekleniyordu.) Mustafa Kemal Paşa'nın görüşlerini yansıtan Minber gazetesi 1 Kasım'da "Bir devletin küçülmüş bile olsa herhalde bir siyasi mevcudiyet ve milli birlik muhafaza ederek böyle bir badireden kurtulabilmiş olması en büyük siyasi başarı sayılmalıdır." yazıyordu. [5]

Minber başka birçok yorumcu gibi Rus ve Avusturya imparatorluklarının parçalanıp anarşiye ve iç savaşa düşmelerini örnek gösteriyor Türkiye'nin bu akıbetten kurtuluşunu memnunluk verici buluyordu.[6] Fethi Bey'in (Okyar) aynı tarihli başyazısında şöyle deniyordu:

"Cihan Harbi henüz her tarafta bitmemiştir. Ne zaman sona ereceği de katiyetle hesap ve tahmin edilemez. Antlaşma koşullarının ağırlığı bundan ileri gelmiştir. Dünya durumunun fevkaladeliği karşısında İtilaf devletleri tarafından konulan bu kayıtların bu antlaşma maddelerinin devamı olamaz. Sulh zamanına kadar alınmasına lüzum görülmüş geçici ve ihtiyati tedbirler kabilindendir." [7]

Ancak 13 Kasım'da İtilaf donanmalarının İstanbul'a gelmesi ve Tevfik Paşa kabinesinin kurulmasından sonra antlaşma hükümlerine yönelik kuşku ve kaygılar İstanbul basınında daha sık görülmeye başladı.

Uygulama

13 Kasım 1918'de İtilaf donanmalarına mensup bir filo ateşkesin 1. maddesi uyarınca Çanakkale ve İstanbul boğazlarındaki askeri tesisleri işgal etti. Aralık 1918 ve Ocak 1919 aylarında Fransız ve İngiliz birlikleri 10. ve 16. maddeler uyarınca Antakya İskenderun Adana Tarsus Kilis ve Antep'e girdiler.

11-26 Kasım tarihleri arasında Türk ordusu Batum Ardahan Ahıska ve Kars'ı tahliye etti. Bu yerlerde Türk direniş örgütlerinin denetiminde Sovyet modelinden esinlenen milli şura hükümetleri kuruldu.

İtalya Fransızların Kilikya (Adana) bölgesine girmesini kendi çıkarlarına yönelik bir tehdit sayarak protesto etti. 22 Mart 1919'da antlaşmanın 7. maddesini gerekçe göstererek tek taraflı olarak Antalya'yı işgal etti. Bu olay Paris'teki barış konferansında diplomatik bir krize yol açtı. Nisan ayında İtalya bir ay süreyle barış konferansını terketti.

Bu olaylar dışında antlaşmanın ilk altı ayı önemli gerilimler olmadan geçti. İstanbul'daki İtilaf temsilcileri ile Türk hükümeti arasındaki en ciddi sorunlar eski İttihat ve Terakki yöneticilerinin savaş ve tehcir suçları nedeniyle yargılanması ve tutuklanması konusundan doğdu.

Antlaşmanın nisbi sessizlik dönemi Mayıs 1919 başlarında sona erdi. Bu tarihte Paris Barış Konferansı Mondros'ta verilmiş sözlere aykırı olarak İzmir'in Yunanlılarca işgali kararını aldı. Aynı günlerde Türkiye'nin birçok köşesi İtilaf devletlerince işgal edildi; Kars ve Batum milli şura hükümetleri İngilizler tarafından dağıtıldı. Aynı günlerde ilan edilmesi beklenen barış antlaşması belirsiz bir geleceğe ertelendi.

Kaynakça


1. ^ Rauf Orbay Osmanlı'dan Cumhuriyet'e (Hatıralar) der. Cemal Kutay IV.131-245.
2. ^ A.g.e. 209.
3. ^ Orbay a.g.e. IV.196-242; Minber 1 Teşrin-i Sani 1918; İsmail Hami Danişmend İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi IV.450-451
4. ^ Rauf Orbay a.g.e. 207 249.
5. ^ Erol Kaya Mustafa Kemal Atatürk'ün İlk Gazetesi Minber İstanbul 2007 s. 164.
6. ^ A.g.e. 165.
7. ^ A.g.e. s. 39

Benzer Konular:

___----____
__________________
"hiç tanımaz tenim ellerini;
bilmez yüreğim bilmez yüreğini....
ah bu koku
bu ten
bu dokunuş;
ah bu delilik sarsar bedenimi...."


BaRaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
antlasmasi, ateskes, mondros


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 11:44 PM.
"5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Forumumuzdaki Üyelerimiz, yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Forumumuzda bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan ( kemalyanal@yahoo.com ) bize bildirin."
Protected by CBACK.de CrackerTracker

Add to Google Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits Add to Google
| Tags | Gizlilik Bildirimi | dC| Death Chasers Klan | Link Ekle | Sitemap | Link Ekle | GençMekan |

Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.0