Array
Geri git   GençMekan > EĞİTİM | ÖĞRETİM > Tarih > Osmanlı Tarihi


Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri - Hayatı


Konuya Davet EdilenLeR

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11-04-2010, 02:29 PM   #1 (permalink)
Kurucu

 
Hâdim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Başkent
Yaş: 30
Mesajlar: 33.506
Bahsedildi: 5 mesajda
Davet edildi: 3 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 2449
Rep Puanı: 83973
Rep Derecesi:
Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.
Standart Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri - Hayatı

FATİH SULTAN MEHMED HAN HAZRETLERİ


Sultan İkinci Mehmed Han (Fatih Sultan Mehmed Han) 1429 senesinde Edirne’de Eski Saray’da İsfendiyaroğlu’nun kızı Hümâ Hatun’dan dünyaya geldi. Osmanlı Padişahlarının yedincisi olup altıncı Osmanlı Padişahı Sultan İkinci Murad Han’ın oğludur. Sultan İkinci Mehmed Han’ın doğumu yaklaştığı zaman babası Sultan İkinci Murad Han sabaha kadar uyumamıştı. Gece boyunca Ku’an-ı Kerîm okumuş ve doğacak çocuğun müjdesini beklemişti. Süre-i Muhammed’i bitirip Süre-i Feth’i okuduğu sırada odasının kapısı çalınmış içeri giren ağalardan birisi : -“Hünkârım müjdeler olsun bir şehzadeniz dünyaya geldi” deyince Sultan Murad Han da;
—Elhamdülillâh ravza-i Murad’da bir gül-i Muhammedî açtı” demişti.
Sultan İkinci Mehmed Han meşhur din ve fen âlimi zâhiri ve bâtınî ilimlerde mütehassıs Akşemseddin hazretlerinin terbiyesine verildi. İlim tahsilinden arta kalan zamanlarında bir taraftan dinlenirken diğer taraftan da teknik işlerle uğraşmaya başladı. Güzel bir terbiye ve tahsilden geçip matematik hendese (geometri) hadis fıkıh kelâm ve tarih ilimlerinde iyi şekilde yetişti.
İdare edeceği memleketin meseleleriyle yakından alâkadar olmak geçmişi iyi tanımak ve huzuruna kim gelirse gelsin ona kendi dili ile hitap etmek için kendi ana dilinin incelikleri yanında Arapça Farsça Latince Yunanca Sırpça Rumca ve Acemce öğrendi.
Kudretli bir asker olduğu kadar geniş görüşlü bir fikir adamı olarak yetişen Sultan İkinci Mehmed Han şehzadeliği ve padişahlığı sırasında fıkıhta Molla Hüsrev tefsirde Molla Gürânî matematikte Ali Kuşçu kelâmda Hocazâde ve Ali Tûsî ‘den ilim tahsil etti. 1450/1451 senesinde Dulkadiroğlu Süleyman Bey’in kızı Sitti Hatun’la Amasya Hâkimi Hızır Ağa’nın hanımı vasıtasıyla Edirne’de evlendi.
Sultan İkinci Mehmed Han Osmanlı padişahları içinde Peygamber Efendimizin müjdesine nâil olmuş bir padişah ve müstesnâ bir kumandandır. Onun büyüklüğüne bu müjde bile kâfidir.
Türk tarihinin gelmiş geçmiş en büyük hükümdarıdır. İlimde gösterdiği azim ve gayret adaletle tatbik ettiği idare başka milletlere gösterdiği fevkalâde müsamaha ve teknikte ortaya koyduğu muvaffakiyet O’nun önde gelen vasıflarıdır.
Fatih Sultan Mehmed Han gibi dâhî bir şahsiyeti yetiştiren Osmanlı Devleti’nin de temelinde adalet ilim ahlâk ve fazilet vardı. Son devir tarihçisi ve ilim adamlarımızdan merhum Ahmed Cevdet Paşa bu hususu şöyle izah ediyor:
-“Osmanlılar Anadolu’nun bir köşesinde küçücük bir aşiret iken Bizanslılar gerek malca gerek devletlerarası bilgilerde onlara üstündüler. Lâkin içlerine düşmanlık fitne ahlâki bozukluk ve fesat girmiş olduğundan mal kuvveti ve bilgileri kendilerini kurtaramayıp Osmanlıların mağlubu ve mahkûmu oldular”(1).
Osmanlının temelindeki bu ahlâk ilim adalet ve fazilet neticesinde İstanbul’un fethi gerçekleşmiştir. Bu büyük hâdisenin müjdelenmiş kumandanı da Fatih Sultan Mehmed Han’dır.
O dâhî bir kumandan büyük bir âlim kahraman bir asker ve mâhir bir devlet idârecisi idi.
Kılıç ile ilmini birleştiren ve bu iki kuvvet sayesinde çağ açık çağ kapatan bu büyük insanın yetişmesinde tesirli olmuş iki unsur vardı: Birisi yetişmesi için bütün imkânlarını seferber eden babası II. Murat; diğeri de maddî ve manevî tedrisatları ile onu olgunlaştıran hocaları idi.
Fatih Sultan Mehmed Han; yüce fikirlere ve engin bir ruha sahipti. Çok zekî cömert sâkin soğukkanlı olgun vakarlı hiddetli görünen fakat yaratılışında merhametli olan sonuna kadar sabretmesini ve tam zamanı gelince hareket etmesini bilen ne istediğini ne yapacağını planlayan; büyük işleri başarabilmek için icap eden her türlü tedbiri yorulmadan azimle sabırla sükûnetle ve büyük bir gizlilik içinde hazırlayan bir insandı.
Yapacağı mühim işlerden en yakınlarını bile haberdar etmez ve bunların gizli kalmasına çok dikkat ederdi. Onun :
—“Sırrıma sakalımın bir tek telinin vakıf olduğunu bilsem onu yolar atarım” sözü meşhurdur.
Onun “Nizam-ı Âlem ve İ’lâyı Kelimetullah” yolundaki gayretini anlayamayanlar hakkında birçok iftira ve bühtanlar serdetmektedirler.
Türk Tarih Kurumu tarafından yayınlanmaya devam edilen ve batılı tarihçi Carl Brockelmann’ın “İslâm Ulusları ve Devletleri Tarihi” isimli eserinde yazar şöyle diyor:
—“Mehmet bütün meziyetleri ve kusurlarıyla birlikte eski Osmanlı Yönetiminin en sadık bir mümessili olmuştu. Onun dâimî bir surette yeni hedeflere yöneltilmiş olan eğilmez iradesi zamanındaki barbarlığı bile çok aşan zalimlikle birleşiyordu. Onun harp esirlerine karşı tatbik ettiği muamelenin bir eşine rastlayabilmek için Asurlular’ın büyük krallarına kadar çıkmak icabeder bilhassa testere ile insan gövdesi kesmek onun çok hoşuna gidiyordu”(2).
Bu satırların ne kadar büyük bir kin ve iftira anlayışının neticesi olduğunu beyana ihtiyaç yoktur zannederim.
Yine son devir Arap Milliyetçisi ve Osmanlı muarızı Abdurrahman Kevâkibi de Ümmü’l Kurâ isimli kitabında şöyle diyor:
-“ Fatih İspanya kıralı Ferdinand ve karısı İsabella ile gizli bir anlaşma yaparak Endülüs’te son Arap devleti olan Benî Ahmer hâkimiyetinin ortadan kaldırılmasına müsaade etmiş Müslümanların katliâmına rıza göstermiş 5 milyon Müslümanın ziyanına sebep olmuş Afrika donanmalarını Müslümanların imdadına koşmaktan alıkoymak suretiyle İspanya kralına gizli ve kasıtlı yardımda bulunmuş. Bunu da Makedonya ve İstanbul’a hücum sırasında Bizans’ın yardımına koşmaması karşılığında yapmıştı”(3).
Bunlar gibi bir çok iftirayı yazan müellif târihi bilgi olarak büyük bir yanlışa düşmüştür. İstanbul’un muhasarası sırasında Ferdinand İspanya kıralı değil ve hatta bir yaşında idi. İstanbul’un fethinden 26 sene sonra hükümdar olmuştu (1479/1480). Böyle olunca İstanbul’a karşılık nasıl bir anlaşma olabilirdi ? Bunu anlamak mümkün değildir.
Diğer bir husus ise İspanya Müslümanlarının kıyıma uğraması 1492 senesinden sonradır ve Fatih sultan Mehmed Han vefat edeli 11 sene olmuştu. Ferdinand’ın karısı İsabella ise 1451’de doğmuş ve Ferdinand ile çok sonraları evlenmişti.
Osmanlıya ve Hazreti Fâtih’e yapılan iftiraların tamamı bunlar gibi mesnetsiz ve âfâkidir.
Osmanlılar her milleti kendi din ve dilleri hukuk ve idareleri içinde serbest ve hür bırakarak asırlarca huzur ve sükûnet içinde yaşamalarına zemin hazırladılar. İdareleri altında olanlar dışında diğer memleketlerdeki mazlumların da yardımlarına koşmuşlar ve onların davetleri üzerine zâlimlerle savaşmışlardır.
Dünya tarihinin altı buçuk asrına mühür vurmuş Osmanlı Devleti’nin ilk üç asrını yükselme son üç asrını da bir çırpıda yıkılma devri olarak gösterip bu muazzam medeniyeti görmezlikten gelmek hem dünya tarihine hem de İslâm-Türk târihine ihânet olur.
Bu sebeple maddî ve mânevî sahada Osmanlının zirvesi sayılabilecek Fatih Sultan Mehmed Han ve devrini aralamak ve kaynaklarından öğrenmek icâbeder.
Fatih Sultan Mehmed Han otuz senelik saltanat devresinde düzenlediği büyük küçük seferler memleketin millî ve siyâsî birliğini sağlamaya dayanır. Bu gayeye ulaşmak için de at geçmez kayalıklardan geçit vermez nehirlerden geçerek; durmadan dinlenmeden yaz kış demeden Asya ve Avrupa’da bazen birkaç cephede beş on hatta daha fazla devletle harp etti.
Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri 1481 baharının başlarında ordusunu hazırlamış ve boğazı karşıya geçerek üç yüz bin kişilik bir ordu ile büyük ihtimalle Roma üzerine sefere çıkmıştı. Nereye gidileceğini en yakınlarından bile gizli tutmuştu. Fatih Sultan Mehmed Han Üsküdar’a geçtiğinde hasta idi. Doktoru Yakup Paşa isminde menfaati icabı Müslüman olmuş bir Yahudi dönmesi idi. Papa ve Venedikliler Padişahın zehirlenmesi karşılığında bu doktora büyük bir servet vaad etmişlerdi. Yakup Paşa Padişahı zehirledi. Padişah zehirlendiğini anladığı zaman iş işten geçmişti. Gebze yakınlarındaki Tekirçayırı (Tekfurçayırı)’nda hastalığı şiddetlendi. Âniden ağır sancılar başladı ve kan kaybetmesi hızlandı. Kendisini bitkin hissediyordu. 3 Mayıs 1481 Perşembe günü öğleden sonra saat dörtte 49 yaşında kendisine verilen şerbeti içtikten sonra vefat etti. Son sözleri :
-“Tabipler neden bana kıydılar neden ciğerimi canımı kana boyadılar” olmuştu.
Vefat etmeden biraz önce yanında bulunanlara şu vasiyette bulundu :
-“Eğer ölürsem beni İstanbul’da vasiyet ettiğim yere defnediniz. Büyük oğlum Bayezid’e gecikmeden İstanbul’a gelmesini bildiriniz sultan olarak onu yerime koyunuz. Yeniçerilerin oğlum Bayezid’den önce İstanbul’a girmelerine izin vermeyiniz. Şayet girerlerse her yeri yağma ederler”. Evet ölüm ânında bile halkını düşünüyordu.
Fatih Sultan Mehmed Han’ın vefatı bir müddet halktan ve askerden saklandı. Daha sonra cenazesi İstanbul’a getirilerek Ebû’l-Vefâ hazretleri tarafından kıldırılan cenaze namazından sonra İstanbul’da yaptırdığı Fâtih Câmii’nin bahçesine defnedildi. Daha sonra üzerine türbe inşa edildi.
Onun vefatı bütün İslâm âlemini büyük bir mâteme boğdu. Halk yerlere kapanarak ağlamış ve ardından günlerce kahramanlıklarını anlatan ağıtlar söylemişlerdi.
Haber Roma’ya ulaşınca büyük bir şenlik yapıldı. Papa bütün Avrupa kiliselerinde üç gün çanlar çaldırıp şükür ayinleri yapılmasını emretti.
Eğer Fatih Sultan Mehmet han bir müddet daha yaşamış olsa idi belki Roma fethedilecek; dünya tarihinin akışı ve bugünkü coğrafyası değişecekti (4).

1
Ahmed Cevdet Paşa Tarih-i Cevdet I.cilt 30. sh.
2
Carl Brockelmann İslâm ulusları ve devletler tar.234-235.sh.
3 Abdurrahman KevakibiÜmmü’l-Kura Mekke 1316 163-164.sh.
4
Ömer Faruk Yılmaz Belgelerle Fâtih Sultan Mehmed Han

Benzer Konular:

___----____
__________________
Yediğin içtiğin senin olsun kardaş
Ahiret için neler yapıyorsun onlardan bahset ...
Hâdim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
fatih, han, hayati, hazretleri, mehmed, sultan


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 01:07 AM.
"5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Forumumuzdaki Üyelerimiz, yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Forumumuzda bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan ( kemalyanal@yahoo.com ) bize bildirin."
Protected by CBACK.de CrackerTracker

Add to Google Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits Add to Google
| Tags | Gizlilik Bildirimi | dC| Death Chasers Klan | Link Ekle | Sitemap | Link Ekle | GençMekan |

Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.0