Array
Geri git   GençMekan > EĞİTİM | ÖĞRETİM > Bilgi Kaynağı > Tarım ve Hayvancılık - Ziraat


Türkiyede Tarım ve Hayvancılık


Konuya Davet EdilenLeR

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20-05-2009, 11:25 PM   #1 (permalink)
Kurucu

 
Hâdim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Başkent
Yaş: 30
Mesajlar: 33.506
Bahsedildi: 5 mesajda
Davet edildi: 3 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 2449
Rep Puanı: 83973
Rep Derecesi:
Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.
Standart Türkiyede Tarım ve Hayvancılık

Türkiyede Tarım ve Hayvancılık

Türkiye’nin İktisadi Kalkınmasında Hayvancılık Sektörünün Yüklendiği Fonksiyonlar
Ekonomik faaliyetlerin temel unsuru yeraltında ve yerüstünde bulunan tabii kaynaklardır.Bunların rasyonel olarak işlenmesi ve sanayileşmeye gidilmesi milli geliri ve dolayısıyla kişi başına düşen geliri arttırır refaha ulaştırır.Milli gelirin devamlı ve muntazam bir şekilde yükselmesiiktisadi kalkınma olarak tanımlanmaktadır.Kişi başına milli gelirin artmasıyla birlikte insanlar eksik beslenmeden kurtularak kalitatif beslenmeye yönelmektedirler. Kalitatif beslenmeekonomik olarak kalkınmakta olan ülkelerde toplumsal kalkınmaların da ilk çıkışı olarak kabul edilmelidir.
Bu durumdahayvanın önemli bir besin kaynağı olacağı açıktır.Dolayısıyla hayvancılık sektörüekonominin başlıca üretim kaynağını oluşturan insan gücünün gelişmesinde temel faktör olmaktadır.

Kıymetli gıda maddeleri olarak adlandırılan et süt yumurta üretimi tahılyağ ve şeker gibi boş kalorili besinlerin üretimine nazaran bir öncelik kazanmışülkeler genellikle üretim politikalarını bu çağdaş anlayışa uygun bir şekilde düzenlemişlerdir. Ülkenim kendi ihtiyacını karşılayacak seviyedeki üretimi sağlamak milli gaye edinilmiştir.
Hayvansal orijinli gıda maddeleri üretimini arttırma çabalarıbütün dünya uluslarının üzerinde önemle durdukları aktüel bir konudur. Konunun önemibir yandan hayvansal orijinli maddelerin insan beslenmesindeki öneminden bir yandan da sağlanacak üretim fazlasının ihraç edilmesi yoluyla döviz temini imkanından ileri gelmektedir. Hayvansal protein kaynaklarının insan beslenmesindeki rolü anlaşıldıktan sonrabu maddeler bütün dünya pazarlarında alıcı bulabilen değerli ürünler haline gelmiştir.
Bu konuya Türkiye açısından bakacak olursakhayvan ve hayvansal ürünler ihracatımız var olan üretim gücümüze ve potansiyelimize denk bir seviyede değildir.Hayvan ve hayvansal ürünler ihracatında fiyatkalite ve standardın önemi büyüktür. Bu bakımdansöz konusu maddelerin ihracatını arttırabilmek için hayvancılıkta verimlilik arttırılarak fiyatların düşürülmesiüretimde kalite ve standarda gerekli önemin verilmesi zorunludur.

Bunun yanındaithalatımızın genişletilebilmesi ihracatımızın geliştirilmesiyle mümkündür.Az gelişmiş ekonomilerin ihracatlarını kısa vadede arttırabilmeleri içinbütün Dünya pazarlarında alıcı bulabilengelir ve talep esnekliği yüksek olan hayvansal gıda maddelerinin ihracını arttırmaya çaba sarf etmelidirler.Türkiye’de halkın beslenmesindeki hayvansal protein yetersizliği yanında ödeme açığının yarattığı problemler ile ekonominin içinde bulunduğu darboğaz nedeniyle meydana gelen huzursuzlukların mümkün olan en kısa zamanda giderilebilmesi için hükümetlerin meslek teşekküllerinin ve bilim adamlarının dikkatlerini ve çalışmalarını yurt hayvancılığının geliştirilmesi üzerinde yoğunlaştırmaları zorunludur. Hayvancılık sektörünün gelişmesiyle kamu kesiminin finansmanında kullanılan dolaylı vergilerden ayrı olarak dolaysız vergi gelirlerinde de bir artışın sağlanması beklenebilir.


Türkiye’de halkın oldukça önemli bir kısmının geçim veya ek gelir kaynağı olması bakımından hayvancılık sektörüsanayi sektörünün piyasası olma fonksiyonunu ifa ederek sanayileşmeyi uyarma durumundadır.Hayvancılığın gelişmesiTürk sanayinin gelişmesi bakımından hayati bir önem taşımaktadır.Hayvancılıkla geçinenveya hayvancılığı ek bir gelir kaynağı olarak değerlendirme durumunda olan köylünün hayat seviyesi yükselmedikçe sanayinin yeteri kadar gelişmesininmamullerini satın alabilecek bir yerli pazara kavuşmasının mümkün olmayacağı aşikardır.
Tarım sektörü ile birlikte hayvancılık sektörünün geleneksel fonksiyonlarından biri sanayi sektörünün hammadde ihtiyacını karşılamaktır. Hayvancılık çeşitli sanayi kolları için hammadde temin eden bir kaynaktır.Gıda sanayi başta olmak üzereçok sayıda sanayi şubesine temel hammadde ve yardımcı madde temin eder.
Hayvancılık sektörünün ekonomik fonksiyonlarından biri de ülkenin tarım sektörünü tarımsal işletmelerini rasyonel bir düzeye eriştirmektir. Gerçekten bitkisel üretimin insan gıdası olarak değerlendirilemeyen kısmı ile bitkisel artıkların hayvansal gıda ve hayvansal ürünlere transformasyonun gerçekleştirilmesi hayvancılık sanayi yardımıyla olmaktadır.Bu suretlebaşka türlü kıymetlendirme imkanı bulunamayan tali üretim maddeleri ile üretim artıklarının işletme kazancını arttırması imkanı yaratılmış olmaktadır.

Az gelişmiş ekonomilerin özelliklerinden biribilindiği gibibölgelerarası gelir dağılımı dengesizliklerinin büyük olmasıdır.Her ne kadar hiçbir ekonomik sistemde ve iktisaden gelişmiş ekonomide bu dengesizliğin tamamen ortadan kaldırılması söz konusu değilse de makul düzeye indirilmesi pekala mümkündür.

Zamanımızda devletler kalkınma ve bölge planlarıyla bölgesel dengesizlikleri ortadan kaldırmaya çalışmaktadır.Geri kalmış bölgelerin sanayileşme vetiresine bir an evvel geçebilmeleri bakımından tarım veya hayvancılık sektörlerinde bir gelişmenin sağlanması zorunlu olmaktadır.Hayvancılık tarla mahsulleri kadar tabiatın tehlikelerine maruz kalmamakla gelirlerde düzenlilik sağlar.İklim sebebiyle çeşitli mahsullerin yetiştirilmesine müsait olmayan bölgelerde gelir düzenini sağlaması bakımından hayvancılık bilhassa önem kazanır.

Bu durumdahayvancılık sektörüne yapılacak yatırımlarla hayvancılık sanayinin gelişimini sağlamanın ve iktisaden geri kalmış bölgeleri refaha ulaştırmanın milli gelirin adil olarak dağılımının hayvancılık kanalıyla mümkün olabileceği aşikardır.
İktisadi kalkınmanın kişi başına düşen milli gelirin devamlı ve reel olarak artmasıyla gerçekleştirilebileceği herkesçe bilinen bir gerçektir.Kalkınmanın iktisadi istikrar içinde gerçekleştirilebilmesi için ekonomilerinyaptıkları yatırımların miktarını her geçen gün arttırarak istihdam hacmini yükseltirkentam çalışma ile birlikte fiyat istikrarını da gerçekleştirmeleri gerekir.


Türkiye Hayvancılığının Bugünkü Durumu
Türkiye’de doğal şartları bakımından hayvancılığa genellikle elverişli olankaliteli ve geniş meralara sahip Kuzey-Doğu Anadolu’da hayvancılık hakimdir. Diğer taraftan Türkiye’nin pek çok yerinde gerek arazinin engebeli oluşu gerekse yeteri ölçüde yağış olmaması yanında sulama imkanlarının çok sınırlı oluşubitkisel üretiminin yapılamamasına sebep teşkil etmektedir.Bu durummemleketimizde hayvancılığı ön plana geçirmiştir.
Türkiye sahip olduğu hayvan varlığı bakımından dünya ülkeleri arasında ön sıralarda yer almaktadır.


Hayvancılıkta Verimin Arttırılması Çareleri
İşletme Organizasyonunun Geliştirilmesi
Geçmişin hayvancılık anlayışı ile asrımızın ikinci yarısındaki hayvancılık anlayışı arasında çok farklar vardır.Hayvancılığın “Tarımın vazgeçilmez bir kolu” olduğu hususundaki görüşbugünün tekniksağlık ve ekonomik anlayışı içinde anlamını yitirmiş durumdadır. Hayvancılıkmüstakil işletmeciliğinhatta endüstrinin kendisi olmuştur.
Türkiye’de kelimenin gerçek anlamında hayvancılıkla meşgul işletme sayısı pek azdır.Hayvancılıkla ilgili faaliyetler genellikle tarımsal faaliyetlerle birlikte yürütülmektedir.Hayvan yetiştiriciliği genellikle modern teknolojinin uygulanabilme yeteneğinden yoksun küçük köy işletmeleri içersinde ve göreneklere bağlı olarak oldukça ilkel bir şekilde yapılmaktadır.Hayvancılık işletmeciliği genel olarak ailede 2-5 sığır15-20 koyunla yapılmaktadır.
Türkiye’deki hayvan işletmeleri rasyonel büyüklükte olmaktan uzaktır.Hayvan yetiştiriciliği tarımsal faaliyetlerle birlikte yürütüldüğündentarım işletmelerinin büyüklüğü arttırılmadıkçaverim artışı gerçekleştirilmeksizin hayvan sayısı artmaya devam edecektir.


Türkiye’de büyük tüketim merkezleri yakınlarında kurulmuş ve entansif süt ve besi sığırcılığı yapan işletmeler yeni yeni gelişmektedir.Bunlar süt ve et ihtiyacının karşılanmasında önemli rol oynadıkları gibikültür ırklarının ülkede yayılabilmesini sağlayacak damızlıklarla ilgili ihtiyacın karşılanmasında da yararlı olabilir.Bu tip işletmelerin teşkilatlandırılıp desteklenmesi Türkiye hayvancılığının gelişmesi bakımından yararlı olacaktır.


Mali Olanakların Sağlanması Ve Hayvan Yetiştiricilerinin Teşkilatlanması
Türkiye hayvancılığında prodüktiviteyi engelleyen önemli bir faktör hayvan yetiştiricilerinin mali olanaklardan yoksun bulunmalarıdır.Ülkemizde hayvancılıkla uğraşan işletmelerin hemen hemen tamamı küçük aile işletmesi tipindedir.Bunların düşük olan gelirleri tasarrufa ya hiç imkan vermez veya sınırlı kalır.
Diğer taraftankrediler tapulu gayri menkullere karşılık verildiğinden ve halkın bir kısmının elindeki mülkün tapusu olmadığından üreticiye verilebilen kredi sınırlı kalmaktadır. Ayrıca küçük hayvancılık işletmelerinin garanti gösterememesi teşkilatlanmamış olması sebebiyle hayvan yetiştiricilerinin Tarım Bakanlığının verdiği kredilerden faydalanması da söz konusu değildir; Mali imkanları sınırlı bu arada kredi sağlama olanaklarından da yoksun olan işletmeler üretimi arttırıcı teşebbüslerde bulunamaz gerekli tedbirleri alamaz.
Türkiye’de üretici muhtaç olduğu krediyi istediği zamanda ve miktarda elde edemediğinden ya tefecilere başvurmakta veya ürününü düşük fiyatla satmaktadır. İçinde bulundukları koşullar dolayısıyla hayvan üreticileri mümkün olduğu nispette masrafsız bir üretim sistemi uygulamakta meraya dayanan hayvancılık yapmaktadır. Bu yüzden mevcut köy şartlarına en uygun ve mukavim fakat verimi düşük bir hayvan popülasyonu meydana gelmiştir.
Bütün bunlardan ayrı olarak hayvan yetiştiriciliğinde ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi faaliyetlerinde üreticilerin teşkilatlandırılması ve kooperatifleştirilmesi aracıların yetiştiriciyi sömürmesinin önlenmesi ve bilhassa üretimi arttırılması bakımından şarttır.


Hayvansal Ürünlerin Pazarlanmasının Sağlanması
Günümüzün ekonomik anlayışına göre hayvancılığın verimli bir üretim kolu olabilmesimodern bilgi ve teknolojiye yer verilmesi ve başlıca üretim unsurlarının en uygun şekilde kullanılmasına bağlıdır.Hayvancılık bilgihesap ve ölçü ile idare edilen ve belirli büyüklüğe erişmiş pazara bağlı bir üretim kolu haline gelmiştir.Üretim ve pazarlamamodern hayvancılığın birbirinden ayrılmazbirbirini tamamlayan kısımları durumundadır. Pazarlamayıüretimin en son ve en önemli parçası olarak nitelendirmek mümkündür.
Hayvansal ürünlerin pazarlanmasında gaye ürünlerin teknik ve ekonomik yönden yeterli bir şekilde toplanmasıişlenmesi ve nihai tüketiciye ulaştırılmasıdır. Ülkemizde yetiştiricinin pazarlık gücü genellikle zayıftır ve alıcıya tabidir. Her şeyden önce ürünlerin değerlendirilmesi için yeteri kadar tesis yoktur değerlendirme ilkel şartlar içinde yapılmaktadır.


Türkiye’de ekonomik düzen hayvan ve hayvan mahsullerine yeterince gelir sağlayacak seviyeye ulaşmadığındanyetiştirici hayvanına fazla para sarf etmeyecektir. Hayvanın ve onun mahsullerini kolaylıkla değerlendiremeyen köylü için hayvanında verim artışı sağlamanın faydası yoktur.Üretimde gerek kalitegerekse kantite yönünden bir ilerlemenin olabilmesi içinüretilenin değer fiyatına satılması şarttır.Hayvancılık karlı ve faydalı olduğu müddetçe bir ilerleme kaydedilebileceğine görebunu temin edecek olan pazarlama işlerinin düzenlemesi bir zorunluluktur.
1.3.4. Hayvan Yetiştiricilerinin Eğitim Seviyesinin Yükseltilmesi Ve Araştırma Faaliyetlerinin Hızlandırılması
Irkların geliştirilmesinde rasyonel besleme ve modern yetiştirme teknikleri belli başlı tedbirlerdir. Bunların büyük ölçüde insan faktörüne bağlı olduğu aşikardır. Prodüktivite her şeyden önce bir zihniyet meselesidir. Prodüktivitenin arttırılabilmesi insanın ekonomik ve sosyal hayatın yeni şartlarını benimsemesineyeni teknikleri ve metodları uygulamasına bağlıdır.


Tarımsal geliri içinde hayvancılık sektörü gelirlerinin payı yüksek olan memleketlerde hayvan ve hayvan ürünleri üretimibelirli bir kültür seviyesine sahip kişilerce yürütülmektedir.Türkiye’de hayvancılık sahasında çalışanların büyük bir kısmının hayvancılık bilgi ve tekniğinden yoksun oldukları bilinen bir gerçektir. Yetiştiricilerin büyük bir çoğunluğu ilkokul mezunu dahi değildir. Türkiye’de üreticilerin eğitim eksikliğinden ayrı olarakgörenek ve geleneklere bağlılık derecesi salgın ve paraziter hayvan hastalıkları ile mücadele ve kontrolünde dolayısıyla da üretimin arttırılmasında rol oynar.Türkiye hayvancılığının geliştirilmesi söz konusu olduğu zaman ortaya çıkan bir çok ayrıntılı meseleyi bilimsel metodlarla ortaya koyabilmek bunların çözüm yollarını bulabilmek araştırma faaliyetleriyle sağlanabilir. Daha iyiye ulaşabilmek için hayvancılık çalışmalarının her yönünde geniş araştırmalara ihtiyaç vardır.Türkiye gerçeklerine ve gelişimlerine uygunpratik sonuçlar verecek bilimsel ve teknik araştırmaların meselelere getireceği çözümlerdenteknolojinin yeni imkanlarından yetiştiricilerin faydalanabilmesi içinonların teknik bilgi ve görgülerini arttıracak bir eğitimin uygulanması mutlaka zorunludur.Türk hayvan yetiştiricilerinin işletmecilik konularına adapte olabilmeleri bilim ve tekniği kabul edip uygular hale gelmeleri için eğitim yayın ve uygulama imkanları mutlaka seferber edilmelidir.


Benzer Konular:

___----____
__________________
Yediğin içtiğin senin olsun kardaş
Ahiret için neler yapıyorsun onlardan bahset ...
Hâdim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21-05-2009, 03:11 PM   #2 (permalink)
Profesyonel

 
» HiLaL » - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Oct 2007
Bulunduğu yer: υçυяυм кєηαяı..
Mesajlar: 3.833
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 436
Rep Puanı: 13264
Rep Derecesi:
» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.
Standart

Türkiye tarım ve hayvancılık bakımından bölge ülkeleri arasında önemli bir yere sahiptir. Tarımsal üretimde ve özellikle gıda maddeleri üretiminde dünya üzerinde kendi kendine yeterli az sayıda ülkeden biridir. Sektördeki üretim artışı özellikle 1963 yılında başlayan planlı dönemle birlikte hızlanmış ve yıllık büyüme hızı uzun dönemde ortalama %3.3 olarak gerçekleşmiştir. Bu oran aynı dönemlerdeki ortalama yıllık nüfus artış hızının (%2.2) üzerindedir. 1963 yılından sonraki üretim artışı tarım teknikleri ve girdi kullanımındaki olumlu gelişmelere ve dolayısıyla verimlilikteki yükselişe bağlıdır. Verimlilik; ikinci üretim üretim tekniğinin gelişmesi kimyasal gübre tarımsal ilaçlar sulama suni tohumlama yem damızlık hayvan sayısı ile mekanizasyon gibi üretim girdilerindeki artışa bağlı olarak zaman içinde artmıştır.

Türkiye dünyanın toprak açısından büyük ülkelerinden biridir. Ülke topraklarının %16'sını çayır ve otlaklar %26'sını ormanlar ve %35'ini tarım alanları oluşturmaktadır. 1940 yılında 14 milyon 800 bin hektar olan ekili ve dikili alan 2001 yılında 26.4 milyon hektara ulaşmıştır.

Ekili ve dikili alanın %83.5'inde kuru tarım %16.5'inde sulu tarım yapılmaktadır. 2002 yılı verilerine göre tarımsal üretimin %68.5’ini bitkisel ürünler %25.4'ünü hayvancılık %2.7'sini ormancılık ve %3.4'ünü de su ürünleri oluşturmaktadır. Tarla ürünleri ve meyve üretimi bitkisel üretimin yaklaşık dörtte üçünü kapsamakta tarla ürünleri içerisinde buğday ilk sırada yer almaktadır. 2002 yılı itibariyle Türkiye; fındık incir ve kayısı üretiminde dünyada 1. taze sebze üzüm ve tütün üretiminde 4. buğday ve pamuk üretiminde ise 7. sıradadır.

Türkiye'de son yıllarda sulama ve toprak işleme faaliyetlerinde devlet tarafından sağlanan altyapı kolaylıkları tarımın gelişmesini olumlu yönde etkilemiştir. Söz konusu altyapı çalışmalarında en önemli proje Güneydoğu Anadolu Projesi'dir. GAP'ın tamamlanmasıyla birlikte ürün deseninde de büyük değişiklikler olması beklenmektedir. Özellikle pamuk yonca çeltik yağlı tohumlar yaş meyve ve sebze gibi ürünlerin üretimine ağırlık verilmesi planlanmaktadır.

Türkiye'de 1980 yılı sabit fiyatlarıyla GSMH’nın %25’ini oluşturan tarım sektörünün payı 1990 yılında %16.3’e 2002 yılında da %13.8’e düşmesine rağmen diğer gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında hala çok yüksek oranda bulunmaktadır. 2002 yılı itibariyle toplam istihdamın %43’ü tarım sektöründe yer almaktadır. 2002 yılı tarımsal ürünler ihracatı 4 milyar ABD Doları civarındadır.

1999 yılı Helsinki Zirvesi ile başlayan süreçte ülke tarım sektörü AB mevzuatı ile uyum içerisinde yeniden yapılandırılmaktadır. Bu kapsamda; 2001 yılında ülke genelinde Çiftçi Kayıt Sistemi oluşturularak 2.6 milyon çiftçi kayıt altına alınmıştır. 2002 yılında bu çiftçilere yaklaşık 2.2 katrilyon TL Doğrudan Gelir Desteği ödemesi yapılmıştır. Ayrıca çiftçinin üretim yapabilmesini sürekli kılmak refah düzeyini artırmak ve tüketici ve/veya sanayiciye dünya fiyatlarından hammadde sağlamak amacıyla prim sistemi uygulaması yapılmaktadır.

Hayvancılık. Türkiye'de hayvancılık üretiminin toplam tarım üretimi içindeki payı %25 civarındadır. "Tarımda Yeniden Yapılanma Programı" çerçevesinde bu oranın orta vadede %70'lere çıkarılması hedeflenmektedir. 2001 yılında ülkenin sığır mevcudu 10.5 milyon koyun mevcudu da 26.8 milyon civarındadır.

Hayvancılığın büyük ölçüde meralara bağımlı olması sebebiyle mera yaylak ve kışlakların amacına uygun bir şekilde kullanımını sağlayan yasal düzenlemeler yapılmıştır. Hayvancılığın geliştirilmesi desteklenmesi ve sürdürülebilir bir faaliyet haline getirilmesi yetiştiricilerin gelir düzeyinin yükseltilmesi ve girdi maliyetlerinin düşürülmesine yönelik 2000 yılında çıkarılan Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı ile Türkiye hayvancılığına 5 yıl süreyle destekleme yapılmaktadır. Bu kapsamda suni tohumlama damızlık hayvan ve yem bitkileri desteklenmektedir.

Türkiye’de tavukçuluk alt sektöründe gelişmiş ülkeler düzeyine ulaşılmıştır. 2002 yılında broiler ve yumurta tavuğu sayısı 220 milyon civarında olup beyaz et üretimi 632 bin tona ve yumurta üretimi ise 570 bin tona ulaşmıştır.




__________________
Ẩşĩγẩή
» HiLaL » isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
hayvancilik, tarim, turkiyede


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 03:40 AM.
"5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Forumumuzdaki Üyelerimiz, yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Forumumuzda bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan ( kemalyanal@yahoo.com ) bize bildirin."
Protected by CBACK.de CrackerTracker

Add to Google Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits Add to Google
| Tags | Gizlilik Bildirimi | dC| Death Chasers Klan | Link Ekle | Sitemap | Link Ekle | GençMekan |

Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.0