Array
Geri git   GençMekan > EĞİTİM | ÖĞRETİM > Bilgi Kaynağı > Türk Dili ve Edebiyatı


halk edebiyatı nazım şekilleri


Konuya Davet EdilenLeR

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 13-02-2008, 05:52 PM   #1 (permalink)
Profesyonel

 
şuursuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Feb 2008
Yaş: 26
Mesajlar: 2.105
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 210
Rep Puanı: 1830
Rep Derecesi:
şuursuz Mükemmel bir geleceğe sahip.şuursuz Mükemmel bir geleceğe sahip.şuursuz Mükemmel bir geleceğe sahip.şuursuz Mükemmel bir geleceğe sahip.şuursuz Mükemmel bir geleceğe sahip.şuursuz Mükemmel bir geleceğe sahip.şuursuz Mükemmel bir geleceğe sahip.şuursuz Mükemmel bir geleceğe sahip.şuursuz Mükemmel bir geleceğe sahip.şuursuz Mükemmel bir geleceğe sahip.şuursuz Mükemmel bir geleceğe sahip.
Standart halk edebiyatı nazım şekilleri

MANİ

*Aşk sevgi yiğitlik evlat sevgisi toplum olayları ve ölüm gibi temaları işleyen bir türdür.
*Hecenin 7’li kalıbı ile söylenir.
*Bir dörtlükten oluşur.
*İlk iki dize hazırlıktır;yani doldurmadır.
*Asıl maksat son iki dizelerde söylenir.
*Kafiye örgüsü aaxa şeklindedir.
*Dört dizeden fazla olan manilerde vardır.

NİNNİ

Annelerin çocuklarını uyutmak için belli bir ezgi ile söylediği sözlü edebiyat ürünüdür.

*Hece ölçüsü ile söylenir.(7’li 8’li ve 9’lu).
Anne çocuğuna ilişkin isteklerini iyi dileklerini kendi sevincini üzüntülerini anlatır.

TÜRKÜ

*Kendine özgü bir ezgi ile söylenen bir nazım biçimidir.
*Daha çok hecenin 8’li ve 11’li kalıbıyla söylenir
*İki bölümden oluşur.Birinci bölüm türkünün asıl sözlerinin bulunduğu bölümdür.Buna bent denir. İkinci bölüm ise her bendin sonunda tekrarlanan nakarat bölümleridir.Bunlara da kavuştak denir.
*Bentler ve kavuştaklar kendi aralarında kafiyelidir.
*Aşktabiatayrılıkgurbetharsetsevgi ve güzellik gibi konular işlenmiştir.
*Konusu ve şekli devirden devire ve çevreden çevreye değişir.

AĞIT

Ölen kimsenin arkasından söylenen ve ölen kimsenin hayattaki başarılarını anlatan şiirlerdir.

B)AŞIK HALK EDEBİYATI

*Aşık adı verilen halk şairleri tarafından oluşturulmuştur.
*Aşıklar genellikle okur yazar değillerdir.
*Aşıklar köy kasaba şehir ve asker ocaklarında yetişir

NAZIM ŞEKİLLERİ

KOŞMA

*Sevgidoğatürlü acılarinsanlık sevgi ve yiğitlik gibi bir türdür 11’li hece ölçüsüyle söylenir.(6+5 ve 4+4+3).
*Nazım birimi dörtlüktür. (en az 3en fazla12).
*Son dörtlükte ozanın adı yer alır.
*Kafiye düzeni ababcccbdddb.... şeklindedir.
Koşmalar konuları yönüyle kendi içinde de isimlendirilmiştir.

a)Güzelleme:Aşk hasret ayrılık doğa sevgisi gibi lirik konuları işleyen koşmadır.

b)Taşlama: Bir kimseyi yermek ya da toplumun bozuk yönlerini eleştirmek amacıyla yazılan şiirlerdir.

c)Koçaklama: Coşkun ve yiğitçe bir üslupla savaş ve dövüşleri anlatan şiirlerdir;

d)Ağıt: Bir kişinin ölümünden duyulan acı ifade edilir.
*Belli bir ezgi ile söylenir.

SEMAİ

*Hece ölçüsünün 8’li kalıbıyla söylenir.
*Koşma gibi kafiyelenir.
*En az 3en fazla 5-6 dörtlükten oluşur.
*Kendine özgü bir ezgi vardır.
*Koşmada işlenen temaların ve konuların hepsisemai de kullanılır.
*Koşmada ayrılan yönleri;bestesi ölçüsü ve dörtlük sayılır.


VARSAĞI

*İlk olarak toroslarda yaşayan Varsak boyunda ozanlar tarafından kullanılmıştır.
*Kendine özgü bir bestesi vardır.
*Müziğinde ve sözlerinde meydan okuyanbabacan erkekçe bir hava duyulur.
*Hece ölçüsünün 8’li kalıbıyla söylenir.
*Diğer nazım şekillerinden farklı brebeheyhey gibi ünlemlere yer verilmesidir.
*Hayattan ve talihten şikayet işlenir.

DESTAN

*Yiğitliksavaşdepremyangın gibi toplumsal açıdan önemli konular işlediği bir türdür.
*Nazım birimi dörtlüktür.(En uzun 100 dörtlük olanları vardır.
*Genellikle 11’li hece ölçüsü ile yazılır.
*Kafiye örgüsü koşma ile aynıdır.
*Kayıkçı Kul Mustafa’nın Genç Osman Destanı ‘’en ünlüsüdür’’.

Benzer Konular:

___----____
__________________


şuursuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-03-2008, 07:53 PM   #2 (permalink)
Üye
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Feb 2008
Bulunduğu yer: ANKARA
Yaş: 22
Mesajlar: 59
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı: 5
Rep Derecesi:
EFSANE1992 Bu noktada bilinmeyen bir miktar.
Standart halk edebiyatı nazım şekilleri

Divan şiirinde nazım biçimleri şekilleri belirlidir. Bu kurallar hiç değişmez. Halk şiirimizde ise nazım biçiminden çok türler vardır. Halk şiirinin türlerini oluşturan koşma semai dudak değmez destan ve türküler için nazım şekilleri açısından uygulanacak bir kural yoktur. Yani yukarıda saydığımız türleri birbirinden ayıracak belli kurallara oturtulmuş nazım biçimleri yoktur. Pertev Naili Boratav'a göre halk şiirimizdeki tür'leri biçimleriyle değil; ezgileri ve okunuşlarıyla birbirinden ayırabiliriz. Fuat Köprülü de halk şiirindeki türlerin arasındaki fark kısmen şekillerinden ve daha ziyade bestelerinden ortaya çıkar demektedir. İsmail Habip Sevük de halk şiiri türlerinin yalnız şekilleriyle değil nağmeleri ve makamlarıyla ayrılır derken aynı gerçeğe parmak basar.

Hikmet İlaydın'ın Türk Edebiyatı 'nda Nazım adlı eserinde vurguladığı gibi halk şiirinde tip olarak gerçekte iki tür vardır: Mani ve Koşma. Öteki türler yani Türkü Semai Destan Varsağı İlahi ve Nefes ise bu iki tipin türevleridir.

MANİ:
Mani'ler tek dörtlükten oluşan ve kafiye düzeni değişik halk şiiri türleri ne uymayan bir bütünlük arzeden içerdiği manayı veya verdiği mesajı bu dörtlük içinde tamamlıyan genellikle yedi heceli bir halk şiiri türüdür. Anonim halk şiiri içinde önemli bir yer bulmuştur.

Türk Halk Edebiyatı konusunda araştırma yapmış ve bu alanda eserler vermiş yazarlardan Fuat Köprülü Ata Terzibaşı Veled Çelebi mani kelimesinin ''mana'' kelimesiyle eş anlamlı olduğunu söylemektedir. Demek oluyor ki (Mani) kelimesi (Mana) kelimesinde ortaya çıkmıştır. Niyazi Esat ise kimi şiir türlerinin çeşitli Türk boy ve kabile adlarından esinlendiğini öne sürerek mani kelimesinin de (Türkmani) yani Türkmen kelimesinden ortaya çıktığı görüşündedir.

Mani'lerin çoğunlukla dört mısradan oluştuğunu söylemiştik. Bu tür manilerde birinci ikinci ve dördüncü mısralar birbirleriyle kafiyeli üçüncü mısra ise serbesttir. Maniler genellikle dört mısradan kurulu İse de bazan 56781014 mısralı manilerle de karşılaşmaktayız. Fahrettin Kırzıoğlu'nun bildirdiğine göre oyunlar sırasında karşılıklı söylenen sorulu-cevaplı manilere Kars çevrelerinde Akışta adı verilmektedir.

Mani'leri konularına göre Pertev Naili Boratav on hölümde toplar: 1-Niyet manileri 2-Atışma manileri 3-Tarlada ve İşte çalışırken gelip geçenlere söylenen maniler 4-Bekçi ve davulcu manileri 5-Satıcıların söyledikleri maniler 6-Semai kahvelerinde söylenen cinaslı maniler 7-Aşık-Hikayecilerin söyledikleri maniler 8-Mektup manileri 9-Düğünlerde söylenen maniler 10-Mani kıtalarından oluşmuş mani özelliğini yitirmemiş ''basit makamlı'' veya konuşma üslubundaki maniler.

Manilerin bazıları da türkülerin içinde destan ve ağıtların sonlarında da yerleştirilmiştir. Ancak mani söyleme geleneğinin aşıklarca pek benimsenmediği ve onlarca uygulandığı pek söylenemez. Maniler çoğunlukla kadınlarca yaratılmış ve kadınlar tarafından söylenegelmiştir.

KOŞMA:
Halk edebiyatı yazarları Halk edebiyatı nazım biçimleri içinde en çok işlenen ve en çok sevilen türün koşma olduğunu belirtirler. Aşık edebiyatında aşkı acıları üzüntüleri özlemi gurbetİ doğayla ilgili duygulanmaları anlatmak için hep koşma türünden yararlanılmıştır. Hikmet Dizdaroğlu ''Koşma söz koşmak mastarının türevidir'' der.

Koşmalar hece vezniyle (6+ 5) ve hece vezninin (4+4+ 3) duraklı kalıbıyla yazılır. Dörtlükler ise 3 ve 5 arasında değişir. Son dörtlükte aşık kendi mahlasını mısralardan birine yerleştirir. Buna Tapşırmak denir. Onbir heceli olmak koşmanın en büyük özelliğidir. Duraklı kalıbıyla Türk dilinin güzelliğini şiire uygulayan saz şairleri bu doku içinde duygularım daha bir kolay daha bir güzel aktarabilmektedirler. Koşmalara uygulanan bestelerin de görkemi etkinliği onbir heceli şiirler olması nedeniyle daha belirginleşir ve büyüleyici ve çekici olur. İşte halk arasında ve saz şairlerince kullanılan ''ezgi'' kelimesi de bu uyumun özüdür.

Koşmaların ezgiyle söyleııme8i için de iki mısra arasına terennümler yerleştirilir.
Hikmet Dizdaroğlu koşmaları ezgilerine ve yapılarına göre iki bölüme ayırır. Özel ezgiyle okunan koşmalar şunlardır: Acem Koşması Kerem Kesik Kerem Gevheri Ankara Koşması Elpük Koşması Yelpük Koşması Bayındır Koşması Sivrihisar Koşması Sümmani Cem Koşması Bülbül Koşması ve Topal Koşma. Yapılarına göre koşma çeşitleri ise şunlardır: Düz Koşma Yedekli Koşma Musammat Koşma Ayaklı Koşma Zincirbend Ayaklı Koşma Zincirleme Koşma-Şarkı.

Koşma ezgiyle söylendiği için onun söyleniş şekli koşmayı varsağı ve türkülerden ayırır. Yoksa bu saydığımız türler yapı olarak birbirlerine çok yakın olup bunları birbirinden ayıran tek özellik besteleridir.

VARSAĞI:
Güney Anadolu'da Maraş'tan Mersin'e kadar uzayan bölgede yaşayan Varsak Türkleri Selçuklular zamanında Anadolu'ya yerleşmişlerdi. İşte varsağı Varsak Türkülerinin kendilerine özgü bir ezgiyle söyledikleri türkü biçimidir. Fuat Köprülü 'nün bildirdiğine göre varsağılarda yiğitçe seslenişler de vardır. Bunu sağlamak için de ''behey'' ''bre'' ''hey'' gibi ünlemler kullanılır. Hece vezninin sekizli kalıbıyla yazılır. Ancak on birli olanlarına da rastlamaktayız.

Halk edebiyatımızda en çok varsağı söyleyen aşık Karacaoğlan'dır.

DESTAN:
Türk Halk Edebiyatında destanlar uzun bir örgü içinde bir olayı hikaye
etme anlatma sanatıdır. Destan kelimesi Far8çadır. En uzun nazım biçimi olan destan hece vezninin genellikle onbirli kalıbıyla yazılır. Bazı destanlarda dörtlük sayısının yüzü geçtiği görülmüştür. Cem Yazýlým Diliçin Örneklerle Türk Şiiri Bilgisi adlı eserinde destanları konularına göre şöyle tasnif etmiştir: Savaş Destanları Deprem Yangın Salgılı Hastalık gibi Olaylarla ilgili Destanlar Eşkiya ve Ünlü Kişilerin Serüvenlerini Anlatan Destanlar Toplumsal Taşlama ya da Eleştiri Niteliğindeki Destanlar Atasözleri Destanları Hayvan Destanları Yaş Destanları (insanın doğumundan ölümüne kadar geçirdiği hayat dönemlerini anlatan destanlar). Hikmet Dizdaroğlu ise bu tasnife Güldürücü Destanlar ve Davulcu Destanlarını da eklemektedir. Bu sıralamaya biz de Yemek Destanlarını ilave ediyoruz. Halk Şairlerinden Yemek Destanları adlı bir Güldeste'yi yeni yayınladık.

Destanlarda ele alınan olay hikayeleştirilir. Öğretici ve gösterici olmaya çalışılır. Duygusal öğeler şiirde bulunmaz ancak bu ögeler destanı dinleyenin yüreğinde doğar. Destanlar özel bir ezgiyle okunur ''taganni'' ve ''terennüm'' esastır.

Koşma biçimli destanların yanı sıra mani biçimli destanlar da vardır. Mani tipi destanların en eski yazarı Bahşi adlı bir saz şairidir.

SEMAi:
Semailer halk şiiri içinde aruz vezniyle de yazılmıştır. Hece vezniyle yazılan semailer koşma tarzındadır. Saz şairleri aruzu da heceyi de denemişlerdir. Semaileri koşmadan ayıran özelliği hecenin sekizli kalıbıyla yazılmış olmasıdır. Dörtlük sayısı ise 3-5'tir. Konu olarak doğa sevgi ve güzellik işlenir. Semailerin de ezgili olanları vardır. En güzel semai yazanlar arasında Karacaoğlan Dadaloğlu ve Erzurumlu Emrah'ı sayabiliriz.

TÜRKÜ:
Kendine özgü ve değişik ezgilerle söylenen türkü zamanla anonimleşen bir nazım biçimidir. Türküler ana dörtlüklerle onu izleyen nakaratlardan oluşur. Türkülerdeki dörtlüklere Bent adı verilir. Nakaratlar halk dilinde bağlama ve kavuştak olarak adlandırılır. Türküler yukarıda saydığımız nazım biçimlerinin aksine hece vezninin her kalıbıyla söylenir. Yani hece sayısı itibariyle bir sınırlama olmaz. Mahmut Ragıp Gazimihal ezgilere göre usulsüz ve usullü türküler olarak iki ayırım yapar. Usulsüz olanlar; divan bozlak koşma hoyrat ve Çukurova'yı içine alan uzun havalardır. Usullü olan türküler grubunda ise genellikle oyun havaları yer alır ki bunlara Konya'da oturak havası Urfa'da kırık hava adı verilmektedir.

Türklerde işlenen konulara göre de sınıflama yapan yazarlarımız vardır. Bu sınıflama şöyledir: Ninniler Çocuk Türküleri Doğa Türküleri Aşk Türküleri Kahramanlık ve Askerlik Türküleri Tören Türküleri İş Türküleri Karşılıklı Türküler Ölüm Türküleri Oyun Türküleri Tabiat ve Hayvan Türküleri Zeybek ve Derebeyi Türküleri Cinayetler ve Acıklı Olaylarla ilgili Türküler Güldürücü Türküler Yemek ve yiyecekle ilgili Türküler.

Yapılarına göre türküleri sınıflandıran yazarlar da türkülerin bent kavuştaklarını göz önünde bulundurmuşlardır. Bu tür sınıflama şöyledir: Bentleri mani dörtlükleriyle kurulan türküler Bentleri dörtlüklerle kurulan türküler Bentleri üçlüklerle kurulan türküler Bentleri beyitlerle kurulan türküler.

DUDAK DEĞMEZ (Leb Değmez):
Halk edebiyatımızda saz şairleri arasında atışmalar taşlamalar gibi karşılaşmaların yapıldığını belirtmiştik. Bu karşılaşmalardan birisi de dudak değmez'dir. Bu türde aşıklar söyleyecekleri dörtlüklerde dudak seslerinden (bfmpv) harflerini kullanamazlar. Dudak-değmez saz şairleri arasında karşılaşmalı yapıldığı gibi verilecek bir ayağa göre tek bir saz şairi de kendi başına Dudak-değmez dalında hünerini gösterebilir. Bunun için de iki dudak arasına bir iğne konur. Yanılma halinde iğne dudağa batarak kan çıkmasına yol açacağında hakemlik yapanlara karşı bir itiraza mahal kalmaz.

GÜZELLEME:
Halk edebiyatımızda saz şairleri güzelleme de söylerler. Genellikle geçimlerini sağlamak için köy köy gezen ve her yerde saygı gören ve konuk edilen saz şairleri gördükleri ilgi ve ikram karşısında gerek ev veya kahvehane sahibine ve kendisini dinleyen topluluğa o anda birer dörtlük söyleyerek hoşamedide bulunurlar. Aynı kural saz şairlerinin davet edildikleri sünnet törenleri ile düğünlerde de uygulanır. Ayrıca doğa güzelliklerini dile getirmek kadın at silah ve benzeri şeyler için de güzellemelerin yazıldığı görülmüştür. Konya Aşıklar Bayramı'nda her yıl sazlı güzellemeler ayrıca sazsız sözlü güzelle meler söylenmektedir.

KOÇAKLAMA:
Savaş ve dövüşleri anlatan mertlik ve yiğitlik duygularını işleyen şiirlerdir. Koçaklama dalında en güzel şiirleri Köroğlu yazmıştır.

ARUZLU TÜRKÜLER:
Halk şairleri şiirle olan ünsiyetleri nedeniyle dinledikleri veya okudukları divan şiirinden etkilenmişlerdir. Saz şairleri arasında da daha üstün olmak veya divan şairlerince hor görülmek gibi etkenlerin bu eğilimde rol oynadığı inancındayız. Aruz kalıpları hu şiirlerde ustaca kullanılmaz. Saz şairleri aruzla yazdıkları şiirlerde çoğu zaman yanlışlıklar yapmışlardır.

Halk şiirimizin yarattığı aruzlu türlerin adları şöyledir: Divan Selis Semai Kalenderi Satranç ve Vezn-i aher.

DİVAN :
Aruzun (fi'ilitün fi'ilatün fi'ilatün fiilün) kalıbından olan şiirlere Divan adı verilir. Divan'lar gazel murabba muhammes müseddes biçimlerinde yürür. Vu divanlar özel bir ezgi ile okunur.

SEMAİ:
Aruzun (mefi'ilün mefi'ilün mefi'ilün mefi'ilün) kalıbındaki şiirlere Semai adı verilir. Kafiye düzeni Divan'da olduğu gibidir. Semai'nin de ayrı bir ezgi ile okunması gerekir. Semailer üç bölüm oluşturur: 1-Gazel murabba muhammes ve müseddes biçiminde olanlar 2-Musammat semailer 3-Ayaklı (yedekli) semailer.

SELİS:
Aruzun (fe'ilitün fe'ilatün fe'ilatün fe'ilün) kalıbıyla yazılan şiirlere Selis denir. Selis de murabba muhammes müseddes biçimiyle yazılır. Kafiye düzeni divan semai ve kalenderi'de olduğu gibidir.

KALENDERİ:
Aruzun (merulü mefa'ilü mefa'ilü fa'ulün) kalıbıyla murabba muhammes müseddes ve gazel biçiminde yazılan şiirlerdir. Kafiye düzeni divan ve semai'ye benzer. Özel bir ezgiyle okunur. Divan edebiyatındaki müstezad biçiminde yazılan şiirlere de Ayaklı kalenderi veya Yedekli kalenderi adı verilmiştir.

SATRANÇ:
Aruzun (müfte'ilün müfte'ilün müfte'ilün müfte'ilün) kalıbıyla ve musammat gazel biçiminde yazılan şiirlere Satranç denir. Mısraların kafiyeli parçaları alt alta dizilirse dörtlüklerden oluşan bir biçim ortaya çıkar.

VEZN-İ AHER:
Aruzun (müsterilitün müstef'ilitün müstef'ilitün müstef'ilitün) kalıbıyla ve murabba biçiminde yazılan şiirlere halk şiirimizde Vezn-i Aher adı verilir. Vezn-i Aher'de her mısra ilk üçü birbiriyle kafiyeli dört eşit parçaya bölünmüştür. Her parça ardından gelen mısraların başında tekrarlandığı gibi öteki parçalar da aynı mısrada birbirini izler.
Koşma ezgiyle söylendiği için onun söyleniş şekli koşmayı varsağı ve türkülerden ayırır. Yoksa bu saydığımız türler yapı olarak birbirlerine çok yakın olup bunları birbirinden ayıran tek özellik besteleridir.

VARSAĞI:
Güney Anadolu'da Maraş'tan Mersin'e kadar uzayan bölgede yaşayan Varsak Türkleri Selçuklular zamanında Anadolu'ya yerleşmişlerdi. İşte varsağı Varsak Türkülerinin kendilerine özgü bir ezgiyle söyledikleri türkü biçimidir. Fuat Köprülü 'nün bildirdiğine göre varsağılarda yiğitçe seslenişler de vardır. Bunu sağlamak için de ''behey'' ''bre'' ''hey'' gibi ünlemler kullanılır. Hece vezninin sekizli kalıbıyla yazılır. Ancak on birli olanlarına da rastlamaktayız.

Halk edebiyatımızda en çok varsağı söyleyen aşık Karacaoğlan'dır.

DESTAN:
Türk Halk Edebiyatında destanlar uzun bir örgü içinde bir olayı hikaye
etme anlatma sanatıdır. Destan kelimesi Far8çadır. En uzun nazım biçimi olan destan hece vezninin genellikle onbirli kalıbıyla yazılır. Bazı destanlarda dörtlük sayısının yüzü geçtiği görülmüştür. Cem Yazýlým Diliçin Örneklerle Türk Şiiri Bilgisi adlı eserinde destanları konularına göre şöyle tasnif etmiştir: Savaş Destanları Deprem Yangın Salgılı Hastalık gibi Olaylarla ilgili Destanlar Eşkiya ve Ünlü Kişilerin Serüvenlerini Anlatan Destanlar Toplumsal Taşlama ya da Eleştiri Niteliğindeki Destanlar Atasözleri Destanları Hayvan Destanları Yaş Destanları (insanın doğumundan ölümüne kadar geçirdiği hayat dönemlerini anlatan destanlar). Hikmet Dizdaroğlu ise bu tasnife Güldürücü Destanlar ve Davulcu Destanlarını da eklemektedir. Bu sıralamaya biz de Yemek Destanlarını ilave ediyoruz. Halk Şairlerinden Yemek Destanları adlı bir Güldeste'yi yeni yayınladık.

Destanlarda ele alınan olay hikayeleştirilir. Öğretici ve gösterici olmaya çalışılır. Duygusal öğeler şiirde bulunmaz ancak bu ögeler destanı dinleyenin yüreğinde doğar. Destanlar özel bir ezgiyle okunur ''taganni'' ve ''terennüm'' esastır.

Koşma biçimli destanların yanı sıra mani biçimli destanlar da vardır. Mani tipi destanların en eski yazarı Bahşi adlı bir saz şairidir.

SEMAi:
Semailer halk şiiri içinde aruz vezniyle de yazılmıştır. Hece vezniyle yazılan semailer koşma tarzındadır. Saz şairleri aruzu da heceyi de denemişlerdir. Semaileri koşmadan ayıran özelliği hecenin sekizli kalıbıyla yazılmış olmasıdır. Dörtlük sayısı ise 3-5'tir. Konu olarak doğa sevgi ve güzellik işlenir. Semailerin de ezgili olanları vardır. En güzel semai yazanlar arasında Karacaoğlan Dadaloğlu ve Erzurumlu Emrah'ı sayabiliriz.

TÜRKÜ:
Kendine özgü ve değişik ezgilerle söylenen türkü zamanla anonimleşen bir nazım biçimidir. Türküler ana dörtlüklerle onu izleyen nakaratlardan oluşur. Türkülerdeki dörtlüklere Bent adı verilir. Nakaratlar halk dilinde bağlama ve kavuştak olarak adlandırılır. Türküler yukarıda saydığımız nazım biçimlerinin aksine hece vezninin her kalıbıyla söylenir. Yani hece sayısı itibariyle bir sınırlama olmaz. Mahmut Ragıp Gazimihal ezgilere göre usulsüz ve usullü türküler olarak iki ayırım yapar. Usulsüz olanlar; divan bozlak koşma hoyrat ve Çukurova'yı içine alan uzun havalardır. Usullü olan türküler grubunda ise genellikle oyun havaları yer alır ki bunlara Konya'da oturak havası Urfa'da kırık hava adı verilmektedir.

Türklerde işlenen konulara göre de sınıflama yapan yazarlarımız vardır. Bu sınıflama şöyledir: Ninniler Çocuk Türküleri Doğa Türküleri Aşk Türküleri Kahramanlık ve Askerlik Türküleri Tören Türküleri İş Türküleri Karşılıklı Türküler Ölüm Türküleri Oyun Türküleri Tabiat ve Hayvan Türküleri Zeybek ve Derebeyi Türküleri Cinayetler ve Acıklı Olaylarla ilgili Türküler Güldürücü Türküler Yemek ve yiyecekle ilgili Türküler.

Yapılarına göre türküleri sınıflandıran yazarlar da türkülerin bent kavuştaklarını göz önünde bulundurmuşlardır. Bu tür sınıflama şöyledir: Bentleri mani dörtlükleriyle kurulan türküler Bentleri dörtlüklerle kurulan türküler Bentleri üçlüklerle kurulan türküler Bentleri beyitlerle kurulan türküler.

DUDAK DEĞMEZ (Leb Değmez):
Halk edebiyatımızda saz şairleri arasında atışmalar taşlamalar gibi karşılaşmaların yapıldığını belirtmiştik. Bu karşılaşmalardan birisi de dudak değmez'dir. Bu türde aşıklar söyleyecekleri dörtlüklerde dudak seslerinden (bfmpv) harflerini kullanamazlar. Dudak-değmez saz şairleri arasında karşılaşmalı yapıldığı gibi verilecek bir ayağa göre tek bir saz şairi de kendi başına Dudak-değmez dalında hünerini gösterebilir. Bunun için de iki dudak arasına bir iğne konur. Yanılma halinde iğne dudağa batarak kan çıkmasına yol açacağında hakemlik yapanlara karşı bir itiraza mahal kalmaz.

GÜZELLEME:
Halk edebiyatımızda saz şairleri güzelleme de söylerler. Genellikle geçimlerini sağlamak için köy köy gezen ve her yerde saygı gören ve konuk edilen saz şairleri gördükleri ilgi ve ikram karşısında gerek ev veya kahvehane sahibine ve kendisini dinleyen topluluğa o anda birer dörtlük söyleyerek hoşamedide bulunurlar. Aynı kural saz şairlerinin davet edildikleri sünnet törenleri ile düğünlerde de uygulanır. Ayrıca doğa güzelliklerini dile getirmek kadın at silah ve benzeri şeyler için de güzellemelerin yazıldığı görülmüştür. Konya Aşıklar Bayramı'nda her yıl sazlı güzellemeler ayrıca sazsız sözlü güzelle meler söylenmektedir.

KOÇAKLAMA:
Savaş ve dövüşleri anlatan mertlik ve yiğitlik duygularını işleyen şiirlerdir. Koçaklama dalında en güzel şiirleri Köroğlu yazmıştır.

ARUZLU TÜRKÜLER:
Halk şairleri şiirle olan ünsiyetleri nedeniyle dinledikleri veya okudukları divan şiirinden etkilenmişlerdir. Saz şairleri arasında da daha üstün olmak veya divan şairlerince hor görülmek gibi etkenlerin bu eğilimde rol oynadığı inancındayız. Aruz kalıpları hu şiirlerde ustaca kullanılmaz. Saz şairleri aruzla yazdıkları şiirlerde çoğu zaman yanlışlıklar yapmışlardır.

Halk şiirimizin yarattığı aruzlu türlerin adları şöyledir: Divan Selis Semai Kalenderi Satranç ve Vezn-i aher.

DİVAN :
Aruzun (fi'ilitün fi'ilatün fi'ilatün fiilün) kalıbından olan şiirlere Divan adı verilir. Divan'lar gazel murabba muhammes müseddes biçimlerinde yürür. Vu divanlar özel bir ezgi ile okunur.

SEMAİ:
Aruzun (mefi'ilün mefi'ilün mefi'ilün mefi'ilün) kalıbındaki şiirlere Semai adı verilir. Kafiye düzeni Divan'da olduğu gibidir. Semai'nin de ayrı bir ezgi ile okunması gerekir. Semailer üç bölüm oluşturur: 1-Gazel murabba muhammes ve müseddes biçiminde olanlar 2-Musammat semailer 3-Ayaklı (yedekli) semailer.

SELİS:
Aruzun (fe'ilitün fe'ilatün fe'ilatün fe'ilün) kalıbıyla yazılan şiirlere Selis denir. Selis de murabba muhammes müseddes biçimiyle yazılır. Kafiye düzeni divan semai ve kalenderi'de olduğu gibidir.

KALENDERİ:
Aruzun (merulü mefa'ilü mefa'ilü fa'ulün) kalıbıyla murabba muhammes müseddes ve gazel biçiminde yazılan şiirlerdir. Kafiye düzeni divan ve semai'ye benzer. Özel bir ezgiyle okunur. Divan edebiyatındaki müstezad biçiminde yazılan şiirlere de Ayaklı kalenderi veya Yedekli kalenderi adı verilmiştir.

SATRANÇ:
Aruzun (müfte'ilün müfte'ilün müfte'ilün müfte'ilün) kalıbıyla ve musammat gazel biçiminde yazılan şiirlere Satranç denir. Mısraların kafiyeli parçaları alt alta dizilirse dörtlüklerden oluşan bir biçim ortaya çıkar.

VEZN-İ AHER:
Aruzun (müsterilitün müstef'ilitün müstef'ilitün müstef'ilitün) kalıbıyla ve murabba biçiminde yazılan şiirlere halk şiirimizde Vezn-i Aher adı verilir. Vezn-i Aher'de her mısra ilk üçü birbiriyle kafiyeli dört eşit parçaya bölünmüştür. Her parça ardından gelen mısraların başında tekrarlandığı gibi öteki parçalar da aynı mısrada birbirini izler.


Logged



EFSANE1992 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
edebiyati, halk, nazim, sekilleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 07:19 AM.
"5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Forumumuzdaki Üyelerimiz, yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Forumumuzda bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan ( kemalyanal@yahoo.com ) bize bildirin."
Protected by CBACK.de CrackerTracker

Add to Google Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits Add to Google
| Tags | Gizlilik Bildirimi | dC| Death Chasers Klan | Link Ekle | Sitemap | Link Ekle | GençMekan |

Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.0