Array
Geri git   GençMekan > EĞİTİM | ÖĞRETİM > Bilgi Kaynağı > Türk Dili ve Edebiyatı


Söz Sanatları (Edebi Sanatlar)1


Konuya Davet EdilenLeR

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-07-2008, 06:17 PM   #1 (permalink)
.NokTa.

 
shade_07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: May 2008
Bulunduğu yer: Ben hüsrana komşuyum
Mesajlar: 2.402
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 215
Rep Puanı: 1902
Rep Derecesi:
shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.
Standart Söz Sanatları (Edebi Sanatlar)1





…Söz Sanatları (Edebi Sanatlar)…1

1) TEŞBİH(BENZETME)

Sözü daha etkili duruma getirmek için aralarında ilgi bulunan iki unsurdan güçsüzü olanı güçlü olana benzetmektir.
Benzetmede dört unsur bulunur:
a)Benzenen b)Benzetilen c)Benzetme Yönü d)Benzetme Edatı

Bu öğelerin kullanılıp kullanılmaması açısından da üç çeşit benzetme vardır:
— Çocuk tilki gibi kurnaz biriydi.
—Minik yavrucak elma gibi kıpkırmızı yanaklarıyla gülücükler saçıyordu.

—Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden
Toprağa diz vuruşu dağ gibi zeybeğin

—Binalar kale gibi olduğundan içeri
B.tilen B.nen B.E
girilemiyordu.
—Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
B.tilen B.yen

—Karısına yıllarca cehennem hayatı yaşattı.
B.tilen B.yen

—Muavinyolculara: Pamuk eller cebe!
B.tilen B.yen
diye bağrıyordu.


2) İSTİARE(EĞRETİLEME)

Benzetmenin asıl unsuru olan benzeyen ve benzetilenden yalnızca biri kullanılarak yapılır.
a.)Açık İstiare:Benzeyenin bulunmayıp yalnızca benzetilenle yapılan istiaredir.
b.)Kapalı İstiare:Benzetilenin bulunmayıp yalnızca benzeyenle yapılan istiaredir.

—Bir hilal uğruna ya rab ne güneşler batıyor. (A.İ)
—Ayaltın ağaçlardan yere damlıyordu.(K.İ)
Açtım avucumu altına tuttum.
—Ülkemizde üniversiteden mezun olmuş pek çok fidan artık iş de bulamıyor.(A.İ)
—Bahar gelince bir ağızdan şarkılar söyler kuşlar.(K.İ)
—Bugün gökten inciler yağıyordu.(A.İ)
—GalatasarayFenerbahçe kalesine gol yağdırdı.(K.İ)
—Genç adamın sözlerikızın yüreğini yakıyordu.(K.İ)
—Sanathür bir ortamda boy atar.(K.İ)
—Kurban olamkurban olam
Beşikte yatan kuzuya.(A.İ)


3) KİNAYE

Bir sözü hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanmaktır.
Uyarı:Kinayede daha çok mecaz anlam kastedilir.
—Mum dibine ışık vermez.
—Hamama giren terler.
—Taşıma su ile değirmen dönmez.
—Yuvarlanan taş yosun tutmaz.
—Ateş düştüğü yeri yakar.
—Yaptığı hatayı anlayınca yüzü kızardı.


4) MECAZ-I MÜRSEL(AD AKTARMASI)

Benzetme amaç güdülmeden bir sözün ilgili olduğu başka bir söz yerine kullanılmasıdır.
—İşe alınman için dün şirketle görüştüm.(İnsan)
—Yarın sınıfı 9/H sınıfı yapacak.(Öğrenci)
—Toplantıya Milliyet gazetesinin güçlü kalemleri de geldi.(Yazar)
—Nihatın golüyle tüm stat ayağa kalktı.(Seyirci)
—O evine çok bağlı bir insandır.(Ailesi)
—Bu olay üzerine bütün köy ayaklandı.(Halk)
—İstanbul’dan kalkan uçak az önce Adana’ya indi.(Havaalanı)


5)TEŞHİS(KİŞİLEŞTİRME)


İnsan dışındaki canlı cansız varlıklara insan özelliği kazandırmaktır.
Her teşhiste aynı zamanda kapalı istiare vardır.
—Güzel gitti diye pınar ağladı.
—Menekşeler külahını kaldırır.
—Bir sarmaşık uyanıyordu uykusunda
Geriniyordu bir eski duvarın sıvasında.
—Toros dağlarının üstüne
Ay un eledi bütün gece.
—O çay ağır akaryorgun mu bilmem
Mehtabı hasta mısolgun mu bilmem.
—Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın
Eskici dükkanında asma saat
Çelik bir şal atmış omuzlarına.
—Yalnızlığın okşadığı kalbimeyağmurlar küskün
En güzel türküyü bir kurşun söyler.
—Bu akşam sonbahar ne kadar serin
Geceyi hasretle zaman.


6)İNTAK(KONUŞTURMA)

İnsan dışındaki varlıkları konuşturmaktır.Her intak sanatında teşhis sanatı vardır;ancak her teşhiste intak sanatı yoktur.
—Deniz ve Mehtap sordular seni: Neredesin?
—Maymun şunu anlatmak istemişti fikrince:
Boşa gitmez kötüye bir ceza verilince.
—Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna:
İçimde kanayan yara gibisin.
—Ey benim sarı tamburam!
Sen ne için inilersin?
İçim oyukderdim büyük
Ben onunçün inilerim
—Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim
Minicik gövdeme yüklü Kaf dağı.
—Adam elini uzattıtam onu koparacağı sırada menekşe: Bana dokunma!diye bağırdı.


7)TECAHÜL-İ ARİF


Anlam inceliği oluşturmak için herkesçe bilinen bir gerçeği bilmiyormuş gibi aktarmalıdır.
—Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz.
—Sular mı yandıneden tunca benziyor mermer?
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
—Gökyüzünün başka rengi de varmış
Su insanı boğarateş yakarmış.
—Şu karşıma göğüs geren
Taş bağırlı dağlar mısın?
—Saçların dalgalıboya mı sürdün?
Gelmiyorsun artıkbana mı küstün?
—İçimde kar donarbuzlar tutuşur
Yağan ateş midirkar mıdır bilmem.



8)HÜSN-İ TA’LİL

Sebebi bilinen bir olayın meydana gelişinigerçek sebebinin dışında başkagüzel bir nedene bağlamadır.
—Gül bahçesi sevgiliden haber geldiği için
Süslendi ve güzel kokular süründü.
—Yoksun diye bahçemde çiçekler açmıyor bak.
—Senin o gül yüzünü görmek için
Sana güneş bakmak için doğuyor.
—Benim kaderime ve yalnızlığıma
Irmaklar bile ağladı.
—Rüzgar gökte bir gezinti
Üşürüz her akşam vakti
Ne sıcak vücutlar gitti
Toprağı ısıtmak için.
—Güller kızarır utancından o gonca gül gülünce
Sümbül bükülür kıskancından kakül bükülünce.
—Bir an önce görülsün diye Akdeniz
Toroslarda ağaçlar hep çocuk kalır.
—Toros dağlarının üstüne
Ay un eledi bütün gece.


9) MÜBALAĞA (ABARTMA)

Sözün etkisini güçlendirmek için bir şeyi olduğundan daha çok ya da olduğundan daha az göstermektir.
—Manda yuva yapmış söğüt dalına
Yavrusunu sinek kapmış.
—Alem sele gitti gözüm yaşından.
—Bir ah çeksem dağı taşı eritir
Gözüm yaşı değirmeni yürütür.
—Bir gün gökyüzüne otursam
Evlerin tavanlarını birer birer açsam.
—Sıladan ayrıyımgözümde yaşlar
Sel olup taşacak bir gün derinden.
—Sana olan aşkım dağı taşı eritir
Gözümdeki yaşlardan bir deniz olur.
—Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim
Minicik gövdeme yüklü Kaf dağı.
—Sekizimiz odun çeker
Dokuzumuz ateş yakar
Kaz kaldırmış başın bakar
Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz.
—Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Gömelim gel seni tarihe desemsığmazsın.
—Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır.




10) TEZAT (KARŞITLIK)


Aralarında ilgiden dolayıbirbirine zıt kavramları bir arada kullanmaktır.

—Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz.
—Neden böyle düşman görünürsünüz
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
—İçimde kar donarbuzlar tutuşur
Yağan ateş midirkar mıdır bilmem.
—Sana çirkin dedilerdüşmanı oldum güzelin.
—Yükseğinde büyük namlı karın var
Alçağında mor sümbüllü bağın var.
—Gülmek olgoncaya münasiptir
Ağlamak budil-i hazine gerek.
—Karlar etrafı bembeyaz bir karanlığa gömdü.


11) TEVRİYE (AMACI GİZLEME)


İki değişik anlamı olan bir sözcüğün bir dize ya da beyitte iki anlamının da kullanılmasıdır.
—Tahir Efendi bize kelp demiz (Tahir:özel ad.)
İltifatı bu sözde zahirdir
Maliki mezhebim benim zira
İtikadımca kelp Tahirdir.

—Bu kadar letafet çünkü sende var
Beyaz gerdanında bir de ben gerek.

—O güzel yüzün benli de
Göğsün niye bensiz?
—Bak kalan bu kubbede hoş bir sada imiş
Ben yarime gül dememyarim bana gülmedi.

—Beyefendi ailenin güneşisen de ayısın.

—Sen gittin yaslara büründü cihan
Soluyor dallarda gül dertli dertli.

—Şu köpek leşi de şurda fuzuli
O kadar içerlediysen tut kıçından
Vur yere de çıksın içindeki ruhi.


12) TELMİH (HATIRLATMA)

Söz arasında herkesin bildiği bir olaya ya da kişiye işaret etme sanatı.
—Vefasız Aslıya yol gösteren bu
Keremin sazına cevap veren bu.
—Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor teshidi
Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi.
—Ekmek Leyla oldu bire dostlarım
Mecnun olup ardı sıra giderim.
—Şu Boğaz harbı nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
—Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım.
—Gökyüzünde İsa ile
Tur dağında Musa ile
Elindeki asa ileMsn Öğretmen öss kpss Gazeteler Sohbet hazır mesajlar ders izle Belirli Gün ve Haftalar Çanakkale savaşı şiir
Çağırayım Mevlam seni.


13) TARİZ (TAŞ ATMA)

Bir kişiyi iğnelemebir konuyla alay etme veya sözün tam tersini kastetmedir.
—Müftü Efendi bize kafir demiş.
—Tutalım ben ona diyem müselman.
—Lakin varıldıktan ruz-ı mahşere
İkimiz çıkarız orda yalan.
—Bu ne kudret ki elifbayı okur ezberden.
—Tahir Efendi bize kelp demiş
İltifatı bu sözde zehirdir
Maliki mezhebim benim zira
İtikadımca kelp Tahirdir.
—Bir nasihatım var zamana uygun
Tut sözümü yattıkça yat uyuma
Meşhur bir kelamdır sen kazan sen ye
El için yok yere yanma.
—O kadar zeki ki bütün sınıfları çift dikiş gidiyor.


14) TEKRİR

Anlatımı güçlendirmek için bir sözü sık sık tekrar etmektir.
—Beni bende demenben değilim
Bir ben vardırbende benden öte.

—Söz ola kese savaşı
Söz ola kestire başı
Söz ola oğlu aşı

Yağ ile bal ede bir söz.

—Ben güzele güzel demem
Güzel benim olmayınca.

—Seni tanımadan önce benben değildim
Seni tanıdıktan sonra aslında bensizliğin sensizliğin olduğunu anladım.

—Gece midir insanı hüzünlendiren
Yoksa insan mıdır hüzünlenmek için
Geceyi bekleyen?
Yoksa ben miyim seni düşünmek için
Geceyi bekleyen?
Gece midir seni bana düşündüren?


15) TENASÜP (UYGUNLUK)


Anlam yönünden birbiriyle ilgili sözcükleri bir arada kullanmaktır.
—Deli eder insanı bu dünya
Bu gecebu yıldızlarbu koku
Bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç.

—Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

—Arımbalımpeteğim
Gülümdalımçiçeğim
Bilsem ki öleceğim
Yine seni seveceğim

—Güller kızarır o gonca gül gülünce
Sümbül bükülür kıskancından kalül bükülünce

—Bu akşam ışık oldukrenk oldukses olduk
Yeniden kışla oldukasker olduktüfek olduk.


16) LEFF-Ü NEŞR


Bir dizede iki ya da daha fazla kavramdan bahsettikten sonra diğer dizede onlarla ilgili açıklama yapmaktır.
—Bakışların fırtına
Duruşun durgun su
Biri alabora eder
Biri boğar.

—Gönlümde ateştingözümde yaştın
Ne diye tutuştunne diye taştın.

—Ben bir sedefimsen nisan bulutu
Ver damlalarıal yuvarlak inciyi.


17) İSTİFHAM(SORU SORMA)

Anlatımı daha etkili hale getirmek için cevap alma amacı gütmeden soru sormaktır.
—Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
—Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
—Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
—Şu karşıma göğüs geren
Taş bağırlı dağlar mısın?
—Hangi çılgın bana zincir vuracakmış?Şaşarım!
—Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?


18) TEDRİC

Birbiriyle ilgili kavramların bir derece gözetilerek sıralanmasıdır.
—İki askermızrak mızrağakılıç kılıcahançer hançere vuruşmaya başladı.
—Makbarmakber değil;bir türbetürbe değil;bir mabetmabet değil;bir küreküre değil;bir sonsuz uzay.

19) NİDA (SESLENME)

Şiddetli duygularıheyecanları coşkun bir seslenişle anlatmadır.Daha çok ayeyhayah ünlemleriyle yapılır.
—Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü!
—Ey benim sarı tamburam!
Sen ne için inilersin?
—Çatma kurban olayım ey nazlı hilal!


20) CİNAS

Yazılışları aynıanlamları farklı sözcüklerin bir arada kullanılmasıdır.
—Niçin kondun a bülbül kapımdaki asmaya
Ben yarimden ayrılmam götürseler asmaya.

—Göl kıyısındaki sazların arasında bir saz sesi geliyordu.

— Kara gözler
Sürmeli kara gözler
Gemim deryada kaldı
Gözlerim kara gözler.

—Kalem böyle çalınmıştır yazıma
Yazım kışıma uymazkışım yazıma.

—Böyle bağlar
Yar başın böyle bağlar
Gül açmazbülbül ötmez
Yıkılsın böyle bağlar.


21) ALİTERASYON

Dize ya da mısrada ahenk oluşturacak şekildeaynı sesin veya hecenin tekrarlanmasıdır.
—Eylülde melül oldu gönül soldu lale
Bir kaküle meyletti gönül geldi bu hale.
—Seherde seyre koyuldum semayı deryayı.
—Kara toprak içinde kara karıncayı karanlık gecede görür.
—Beyaz gerdanında bir de ben gerek.


22)SECİ

Düz yazıda cümle içinde yapılan uyağa denir.
—İlahikabul sendenret senden;şifa sendendert senden İlahiiman verdindaim eyle;ihsan verdinkaim eyle.
—Ten cübbesi çak gerekgönül evi pak gerek.
—Ey gönlümün nurugönüllerin süruru!
—De gül idim ben sana mail sen ettin aklımı zail.







___----____
__________________

вυяαѕı мιѕαℓ üℓкєѕι мαѕαℓ мιѕαℓi вιzℓєя нαуαℓ кαƒιℓєѕi...
shade_07 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-07-2008, 06:18 PM   #2 (permalink)
.NokTa.

 
shade_07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: May 2008
Bulunduğu yer: Ben hüsrana komşuyum
Mesajlar: 2.402
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 215
Rep Puanı: 1902
Rep Derecesi:
shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.shade_07 Mükemmel bir geleceğe sahip.
Standart Söz Sanatları (Edebi Sanatlar) - 2

Söz Sanatları (Edebi Sanatlar) - 2

ANLAM SANATLARI



1. TEŞBİH (BENZETME): Aralarında türlü yönlerden benzerlik ilgisi bulunan iki şeyden benzerlik bakımından güçsüz durumda olanı daha üstün olana benzetmektir. Dört ögesi vardır. (Benzeyen kendisine benzetilen benzetme yönü benzetme edatı).



Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik.
Benzeyen benzetilen benzetme benzetme



Edatı yönü



Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan
Benzetilen benzetme benzetme



Edatı yönü



Askerlerimiz aslan gibi kuvvetlidir.
Benzeyen benzetilen benzetme benzetme



Edatı yönü



A) TEŞBİH-İ BELİĞ (GÜZEL BENZETME): Sadece benzeyen ve benzetilen ögelerle yapılan benzetmedir. Benzetme yönü ve benzetme edatı kullanılmaz.



Gürz ayaklı
Kalkan elli
Sancaktar olduğu
Sancak tutuşundan belli

F.H.Dağlarca



* Divan edebiyatındaki mazmunların çoğo teşbih-i beliği sanatına örnektir.
Servi boy elma yanak gonca ağız kiraz dudak……….



B) YAYGIN BENZETME: Benzeyenle benzetilen arasındaki birden çok özelliklerin sıralnmasıyla yapılan benzetmedir.



Aşağıdaki örnekte “vatan” bir çınara benzetilmiştir.



ÇINAR



Hani bir gün seninle Topkapı’dan
Geliyorduk; yol üstü bir meydan
Bir çınar gördük; Enli boylu vakur
Bir ağaç; hiç eğilmemiş mağrur
Koca bir gövde belki altı asır
Belki ondan da fazla dalgın ağır
Kaygısız bir ömür sürüp gelmiş;
Öyle serpilmiş öyle yükselmiş
…………………….

Tevfik Fikret




--------------------------------------------------------------------------------

2) İSTİARE (EĞRETİLEME): Benzetme sanatının temel ögelerinden benzeyen ve benzetilenden sadece birinin kullanılmasıyla yapılan benzetmeye denir. Diğer bir deyişle bir şeyi kendi adının dışında türlü yönlerden benzediği başka bir şeyin adıyla anma sanatıdır. Bu bakımdan istiare hem bir benzetme hem de mecaz sanatıdır.

A) AÇIK İSTİARE: Benzetme ögelerinden yalnızca benzetilenle yapılan istiaredir.



“Aslanlarımız düşmanı denize döktüler”



“Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor.
Bir hilâl uğruna ya Rab ne güneşler batıyor”.



Yukarıdaki örneklerde altı çizili sözcüklerde askerlerimizle “aslan” ve “güneş” arasında birer benzetme yapılmıştır. Burada benzeyen (benzetme bakımından zayıf olan öge yani askerler) söylenmemiş kendisinebenzetilen (benzetme bakımından güçlü olan öge yani aslan ve güneş) söylendiğine göre bu benzetmeler “açık istiare”dir.




B) KAPALI İSTİARE: Benzetme ögelerinden sadece benzeyenin bulunduğu (kendisine benzetilenin bulunmadığı) benzetme sanatına “kapalı istiare” denir.



“Askerlerimiz kükreyerek düşmana saldırdı”.



Yukarıdaki örnekte askerler aslana benzetilmiştir. Güçlü olan öge yani aslan (benzetilen)söylenmemiş sadece benzeyen söylenmiş olduğundan bu benzetme bir “kapalı istiare”dir. (Kişileştirme sanatının bulunduğu her dizede kapalı istiare de vardır).



Kıyı takmış yaprağını gülünü
Mahzun hudutların ötesinde akan sular
Boynu bükük adalar tanıyorsanki bizi.



C) YAYGIN İSTİARE: Benzetmenin temel ögelerinden yalnız biriyle çok sayıda benzerlikleri sıralayarak yapılan istiaredir. Örneğin Yahya Kemal’in “Sessiz Gemi” adlı şiirinde “ruh” söylenmemiş (benzeyen) Benzetilen yani “gemi” söylenmiştir.




--------------------------------------------------------------------------------

3) MECAZ: Bir sözü gerçek anlamının dışında kullanma sanatıdır.Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dün ü günü
Bana seni gerek seni



Yunus Emre



Yukarıdaki dörtlükte “yanmak” aşağıdaki dörtlükte de “deynek” sözcüğü mecaz sanatına örnektir.



Anavarza at oynağı
Kana bulanmış gömleği
Kıyman a zalimler kıyman
Kör karının bir deyneği




--------------------------------------------------------------------------------

4) MECAZ-I MÜRSEL (MÜRSEL MECAZ): Bir sözün benzetme amacı gütmeden gerçek anlamının dışında başka bir sözün ya da kavramın yerine kullanılmasıdır. Kavramlar arasında benzetmenin dışında gerçek veya mecazlı anlamlar arasında parça-bütün özel-genel neden-sonuç…..gibi ilgiler bulunur.Anadolu hepimize hınç ve şüpheyle bakıyor.
Anadoluda yaşayanlar



Çankaya bu gelişmelere sessiz kalamazdı.



Cumhurbaşkanlığı
makamı



O beyaz perdenin en güzel sanatçısıdır.
Sinema



Çatma kurban olayım çehreni ay nazlı hilâl.
Türk bayrağı



Sobayı yaktınız mı?
Odun/kömür



O ülkemizin en güçlü raketlerinden biridir.
Tenis oyuncusu



Siz hiç Yaşar Kemal’i okudunuz mu?
Eserleri



Son günlerde Vivaldi dinliyorum.
Eserleri



Gökten bereket yağıyor.
Yağmur




--------------------------------------------------------------------------------

5) KİNAYE: Bir sözü hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanma sanatıdır.Ey benim sarı tanburam Ben toprak oldum yoluna
Sen ne için inilersin Sen aşırı gözetirsin
İçim oyuk derdim büyük Şu karşıma göğüs geren
Ben onun’çün inilerim Taş bağırlı dağlar mısın?



Yunus Emre



Yukarıdaki dörtlüklerde altı çizili sözcükler hem gerçek hem de mecaz anlamlarını düşündürecek şekilde kullanılmıştır.




--------------------------------------------------------------------------------

6) TEVRİYE: İki ya da daha çok anlamı olan bir sözün yakın ve uzak anlamlarını birlikte kastetme sanatıdır.Bana Tahir Efendi kelp demiş
İltifatı bu sözde zâhirdir.
Mâliki mezhebim benim zirâ
İtikadımca kelp tâhirdir.



Tahir: 1) Özel isim;2) Temiz



Kelp: Köpek




--------------------------------------------------------------------------------

7) TARİZ: Söylenen sözün ya da kavramın gerçek ve mecazlı anlamı dışında büsbütün tersini kastetmektir. Genelliklebir kişiyi ya da durumu iğnelemek alaya almak için yapılır.Bir yetim görünce döktür dişini
Bozmaya çabala halkın işini
Günde yüz adamın vur kır dişini
Bir yaralı sarmak için yeltenme



Huzuri










--------------------------------------------------------------------------------

8) TEŞHİS VE İNTAK (KİŞİLEŞTİRME VE KONUŞTURMA): İnsana özgü niteliklerin başka varlıklara aktarılmasına onlara kişilik kazandırılmasına “teşhis”; onların konuşturulmasına da “intak” denir. İntak sanatının bulunduğu her yerde teşhis sanatı da vardır.Toros dağlarının üstüne Batı isteyü haktan ayrıldım
Ay un eledi bütün gece Boynuz umdum kulaktan ayrıldım.



(Hârname Şeyhi)



Masallar ve fabller teşhis ve intak sanatına an çok rastlanan türlerdir.
Kurnaz tilki sesini yumuşatarak ona
Dedi ki: ”Kardeşciğim artık dostuz;
Müjde getirdim sana in de öpüşelim;
Barış oldu hayvanlar arasında.”




--------------------------------------------------------------------------------

9) TENASÜP (UYGUNLUK): Bir dize beyit ya da dörtlük içinde anlamca birbiriyle ilgili sözcükleri birarada kullanma sanatıdır.Lâleyi sümbülü gülü hâr almış.
Zevk u şevk ehlini âh u zâr almış.



Bu beyitte lâle sümbül gül hâr (diken) arasında ayrıca zevk şevk ve âh zâr sözcükleri arasında tenasüp sanatı vardır.




--------------------------------------------------------------------------------

10) LEFF Ü NEŞR: Genellikle bir beyit içinde birinci dizede en az iki şey söyleyip ikinci dizede bunlarla ilgili benzerlik ve karşılıkları verme sanatıdır.Bâran değil şafak değil ebr-i seher değil
Gözyaşıdır ciğer kanıdır dâd-ı ah’tır.



Bu dizelerde bârana (yağmur) karşılık olarak gözyaşı şafağa (güneşe batarkenki kızıllık) karşılık olarak ciğer kanı ebr-i seher’e (sabah bulutu) karşılık olarak dud-ı ah (ah’ın dumanı) verilmiştir.



Bağ-ı dehrin hem baharın hem hazanın görmüşüz.
Bir neşatın da gamın da rüzgarın görmüşüz.




--------------------------------------------------------------------------------

11) TECAHÜL-İ ARİF: Bilinen bir gerçeği bir nükteye dayanarak bilmiyormuş gibi söylemektir.Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım
Kurbanın olam var mı benim bunda günahım

Nahifi



Ey şuh Nedima ile bir seyrin işittik
Tenhaca varıp Göksu’ya işret var içinde



Nedim



Yukarıdaki dizelerde şairler kendi yaşadıkları olayları bilmiyormuş gibi sorarak tecahül-i arif sanatı yapmışlardır.




--------------------------------------------------------------------------------

12) HÜSN-İ TALİL (GÜZEL NEDENE BAĞLAMA): Herhangi bir gerçek olayın meydana gelmesini hayali ve güzel bir nedene bağlamaktır.Ancak bu nedenin kesin bir yargıya dayanması gerekir. Hüsn-i talil’de de tecâhül-i arif’te olduğu gibi gerçek bir nedeni bilmezlikten gelme gibi bir durum vardır. Hüsn-i talil’i tecâhül-i ariften ayıran yön gerçek bir olayın hayali nedene bağlanmasıdır.“Güzel şeyler düşünelim diye yemyeşil oldu ağaçlar”
(İlkbaharda doğanın uyanması ağaçların yapraklanması gibi gerçek bir olay hayali bir nedenle açıklanmış).
“Güller ki yüzünün renginden utandıkları için kızardılar”.



Niçin sık sıkbakarsın öyle mirat-ı mücellâya
Meğer sen dahi kendi hüsnüne hayran mısın kâfir



Nedim



(Mirat-ı mücellâ: Parlak ayna)




--------------------------------------------------------------------------------

13) MÜBALAĞA (ABARTMA): Bir sözün etkisini güçlendirmek amacıyla bir şeyi ya olamayacağı bir biçimde anlatmak ya da olduğundan pek çok veya pek az göstermektir.Alem sele gitti gözüm yaşından.



Söyle nâz uykusuna varmış o yâr ey Bâki
Ki cihan halki figan eylese bidâr olmaz.



Merkez-i hâke atsalar da bizi
Kürre-i arzı patlatır çıkarız.



Namık Kemal



(Yerkürenin merkezine de atsalar bizi yerküreyi parçalar yine dışarı çıkarız).




--------------------------------------------------------------------------------

14) TEZAT (KARŞITLIK): Birbirine karşıt düşüncelerin kavramların duyguların bir arada kullanılmasıdır.Ne siyah eylemiş bu nasiyeyi
Saçımı bembeyaz eden bahtım.



Abdülhak Hamit



(Nasiye: alın)



Ne efsun-kâr imişsin âh ey didâr-ı hürriyet
Esir-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten



Namık Kemal



(Ey özgürlük ne kadar büyüleyiciymişsin tutsaklıktan kurtulduk ama bu kez de senin tutsağın olduk).




--------------------------------------------------------------------------------

15) TEKRİR: Sözün etksini güçlendirmek amacıyla anlamın üzerinde yoğunlaştığı sözcük ya da söz öbeklerini arka arkaya yinelemektir.Kaldırımlar çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar duyulur ses kesilince sesi;
Kaldırımlar içimde kıvrılan bir lisandır.



Necip Fazıl



Büyüksün ilahi büyüksün büyük
Büyüklük yanında kalır pek küçük



Ali Haydar Bey




--------------------------------------------------------------------------------

16) NİDA (SESLENME): Şairin çok duygulanması ve heyecanlanması sonucunu doğuran olayları ve varlıkları gözönüne getirip “ey hey” gibi ünlemlerle onlara seslenmesidir.Ey köhne Bizans ey koca fertut-i musahhir
Ey bin kocadan arta kalan bive-i bâkir.



(Sis Tevfik Fikret)




--------------------------------------------------------------------------------

17) İSTİFHAM: Yanıt alma amacı gütmeden duyguyu ve anlamı güçlendirmek için anlatılmak istenenlerin soru biçiminde anlatılmasıdır.Beni candan usandırdı cefadan yâr usanmaz mı
Felekler yandı ahımdan muradım şemi yanmaz mı



Fuzuli



Kim söylemiş beni
Süheyla’ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş ama kim
Eleni’yi öptüğümü
Yüksek kaldırım’da güpegündüz?
Melahat’i almışım da sonra
Alemdar’a gitmişim öyle mi?
Onu sonra anlatırım fakat
Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?

Orhan Veli




--------------------------------------------------------------------------------



18) TELMİH (HATIRLATMA): Söz arasında herkesçe bilinen geçmişteki bir olaya ünlü bir kişiye bir inanca ya da yaygın bir atasözüne işaret etmek onu anımsatmaktır. Telmih edilen şey uzun uzadıya açıklanmaz bir iki sözcükle anımsatılır.



Gökyüzünde İsâ ile
Tur dağında Musâ ile
Elindeki asâ ile
Çağırayım Mevlam seni

Yunus Emre



(Birinci dizede “Hz. İsa’nın göğe çıktığı inancı”na ikinci dizede “Hz. Musa’nın Tur-ı Sinâ dağında Tanrı ile konuşması” olayına ve üçüncü dizede de yine “Hz. Musa’nın yere atınca yılan olan asasıyla gösterdiği mucizelere” telmih vardır).




--------------------------------------------------------------------------------




--------------------------------------------------------------------------------




SÖZ SANATLARI




19) CİNAS: Söyleniş ve yazılışları bir anlamları farklı sözcükleri (sesteş eşsesli) bir arada kullanma sanatıdır. (Aynı zamanda bir uyak türüdür).



Kısmetindir gezdiren yer yer seni
Göğe çıksan âkıbet yer yer seni.



İbni Kemal



Her nefeste eyledik yüz bin günah
Bir günaha etmedik hiç bir gün ah



Lâedri







--------------------------------------------------------------------------------



20) ALİTERASYON: Aynı ses ya da hecelerin bir ahenk yaratmak amacıyla tekrarlanmasıdır.



Dest-busi arzusıyle ölürsem dostlar (“S”)
Kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su



Fuzuli



Kara pulat uz kılıcım tartmayınca
Kara börklü koca başın kesmeyince
Alca kanın yer yüzüne tökmeyince
Karındaşım Kayan kanın almayınca
Komazım……….



Dede Korkut






--------------------------------------------------------------------------------



21) SECİ: Nesirde yapılan kafiyeye “seci” denir.



“İlahi her neyi gülzâr ettinse anı ittim. İlahi elime her ne sundunsa anı tattım. İlahi gönlüm oduna ne yaktınsa o tüter. İlahi vücudum bahçesine ne diktinse o biter.”



Sinan Paşa







--------------------------------------------------------------------------------



22) SEHL-İ MÜMTENİ: Söylenmesi kolay göründüğü halde benzerinin yazılması veya söylenmesi çok güç olan sözlere ya da yazılara denir.



Ete kemiğe büründüm
Yunus diye göründüm



Yunus Emre



(Şair bütün tasavvuf felsefesini az sözle çok güçlü bir şekilde ifade etmiştir).





__________________

вυяαѕı мιѕαℓ üℓкєѕι мαѕαℓ мιѕαℓi вιzℓєя нαуαℓ кαƒιℓєѕi...
shade_07 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18-04-2009, 10:04 PM   #3 (permalink)
Kurucu

 
Hâdim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Başkent
Yaş: 30
Mesajlar: 33.506
Bahsedildi: 5 mesajda
Davet edildi: 3 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 2449
Rep Puanı: 83973
Rep Derecesi:
Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.Hâdim Çok ünlü.
Standart

Konular birleştirilmiştir



__________________
Yediğin içtiğin senin olsun kardaş
Ahiret için neler yapıyorsun onlardan bahset ...
Hâdim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-05-2009, 02:19 PM   #4 (permalink)
Profesyonel

 
heja_boy88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: Sehr-i Virani
Yaş: 25
Mesajlar: 2.006
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 244
Rep Puanı: 4330
Rep Derecesi:
heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.
Standart

Edebîyatta En Zorlandigim Konu Bu Cok gicik bisey



__________________

Ama Sen Gelseydin Dikenler Bile Gül Kokardı Efendim...
heja_boy88 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16-05-2009, 05:05 PM   #5 (permalink)
Profesyonel

 
» HiLaL » - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Oct 2007
Bulunduğu yer: υçυяυм кєηαяı..
Mesajlar: 3.833
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 436
Rep Puanı: 13264
Rep Derecesi:
» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.» HiLaL » Çok ünlü.
Standart

Kişileştirmeye örnek olarak
Düşünür ağaçlar aylarca gelecek baharı
çevre yanın lale sümbül bürümüş
gelin olup süsledin mi yaylaları
öldüğü gün gök ağlamıştı

benzetmeye örnek olarak şu şiir;
eviniz kutu gibi küçücük bir evdi
bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
bin atlı o gün dev gibi bir atlıyı yendik
gül tenlikor dudaklıkömür gözlü sürmeli
garibanlar yolunuyor kaz gibi
yaşlı gelin gibi mahzun mu bilmem
gül yüzünde güller açar

abartma örnek;
-bir of çeksen dağı taşı eritir
gözüm yaşlı değirmeni yürütür
-sıladan ayrıyım gözümde yaşlar
sel olup taşacak birgün derinden
-bir of çeksem karşıki dağ yıkılır





Benzetme:

FAHRİYE ABLA
Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar
Kapanırdı daha gün batmadan kapılar.
Bu afyon ruhu gibi baygın mahalleden
Hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın sen!
Hülyasındaki geniş aydınlığa gülen
Gözlerin dişlerin ve ak pak gerdanınla
Ne güzel komşumuzdun sen Fahriye Abla!

Eviniz kutu gibi küçücük bir evdi
Sarmaşıklarla balkonu örtük bir evdi;
Güneşin batmasına yakın saatlerde
Yıkanırdı gölgesi kuytu bir derede.
Yaz kış yeşil bir saksı ıtır pencerede;
Bahçende akasyalar açardı baharla.
Ne şirin komşumuzdun sen Fahriye Abla!

Önce upuzun sonra kesik saçın vardı;
Tenin buğdaysı boyun bir başak kadardı.
İçini gıcıklardı bütün erkeklerin
Altın bileziklerle dolu bileklerin.
Açılırdı rüzgârda kısa eteklerin;
Açık saçık şarkılar söylerdin en fazla.
Ne çapkın komşumuzdun sen Fahriye Abla!

Gönül verdin derlerdi o delikanlıya
En sonunda varmışsın bir Erzincanlıya.
Bilmem şimdi hâlâ bu ilk kocanda mısın
Hâlâ dağları karlı Erzincanıda mısın?
Bırak geçmiş günleri gönlüm hatırlasın;
Hâtırada kalan şey değişmez zamanla
Ne vefalı komşumuzdun sen Fahriye Abla




__________________
Ẩşĩγẩή
» HiLaL » isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
edebi, sanatlar1, sanatlari, soz, soz sanatlari1, soz sanatlari2


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 02:10 PM.
"5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Forumumuzdaki Üyelerimiz, yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Forumumuzda bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan ( kemalyanal@yahoo.com ) bize bildirin."
Protected by CBACK.de CrackerTracker

Add to Google Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits Add to Google
| Tags | Gizlilik Bildirimi | dC| Death Chasers Klan | Link Ekle | Sitemap | Link Ekle | GençMekan |

Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.0