|
|
#1 (permalink) |
|
Uzman
![]() ![]() |
ALP ER TUNGA DESTANI
Destan Hakkında Kısa Bilgi: Yaradılış Destanından sonra bilinen ilk büyük ve millî Türk Destanı Alp Er Tunga Destanıdır. Fakat bu destanın hattâ özeti hakkında dahî kesin bilgiler edinilmiş değildir; çok eski çağlarda ve Türk Boylan arasında böyle bir destanın söylenmiş olduğu bilinmeyen sebeplerden belki de bu destanlardan sonra çekirdeklenmeye başlayan ve daha etkili bir şekilde Türk Boylarını coşturan destanlar özellikle Oğuz Kağan Destanının etkisiyle unutulmağa başlamış olabileceği varsayımını kabul etmek zorundayız![]() Alp Er Tunga Destanı hakkındaki bilgilerin en önemli kaynağı Divan-ı Lugat-it Türk'tür. Milâttan sonra on birinci yüzyılda Kâşgarlı Mahmut tarafından yazılan bu eserde Destanın büyük bir ihtimâlle son kısımlarına ait bir ağıt (sagu) yazılı olarak verilmektedir.Bu Türk Beğlerinde atı belgülük Tunga Alp Er idi katı belgülük Bedük bilgi birle öküş erdemi Biliglig ukuşlug budun ködremi Tacikler ayur ânı Afrasyab Bu Afrasyap tutdı iller talab Bugünkü Türkçemizle: "Alp Er Tunga Türk Beyleri içinde adı ve kutsallığı bilinen ve tanınan bir yiğit idi; geniş bilgisinin yanında sayılamayacak kadar çok erdemi vardı: bilgiliydi anlayışlıydı meziyetleri çoktu. İranlılar ona Afrasyab adını vermişlerdi. Afrasyab dünyaya hükmetti" anl¤¤¤¤¤ gelen bu ağıttan Alp Er Tunga'nın İranlılar arasında da çok iyi bilindiği anlaşılmaktadır. Nitekim İran Destanı olan Şehnâme'nin yazan Firdevsî de destanının büyük bir kısmında Afrasyab'ın kahramanlıklarından söz etmek zorunda kalmıştır. Başka bir milletin kahramanından kendi destanlarında söz edilebilmesi için o kahramanların gerçekten çok büyük değer taşımaları gerekmektedir. Alp Er Tunga'da bu değerler fazlasıyla vardır. Şehnâme'ye göre önce Turan ülkesinin şehzadesi sonra da hakanı olarak adı geçen Alp Er Tunga Îran-Turan savaşlarının çok ünlü Turan kahramanıdır. Babasının öğüdünü tutmuş ve o zaman güçlü bir ülke olan İran'a savaş açmıştır. Selvi gibi uzun boylu kollan ve göğsü aslana eş güçte ve fil kadar güçlü bir yiğitti İranlıları yendi. İran hükümdarını esir aldı.İran ülkesinde bir çok padişahlıklar bulunuyordu. Bunlardan biri de Kabil Padişahlığı idi ve başında da Zal adlı biri vardı. Kabil Padişahı Zal Alp Er Tunga'nın elinde esir olan İran Hükümdarını kurtarmak için Turan ülkesine yürüdü. Alp Er Tunga'yı yendi ama hükümdarını kurtaramadı. Zaman geçti. İran ülkesine hükümdar olan Zev de öldü. Bunu fırsat bilen Alp Er Tunga iran'a bir daha savaş açtı . O zamana kadar Zal da yaşlanmışta. Kendi yerine Alp Er Tunga'ya karşı oğlu Rüstem'i yolladı. 'Halen Anadolu'da Zaloğlu Rüstem adıyla meşhur olan halk kitaplarında Zaloğlu Rüstem ile Arap Üzengi cengi diye hikâyeleri anlatılan bu ünlü İran kahramanı ile Alp Er Tunga arasında sayısız savaşlar oldu. Savaşların çoğunu Rüstem kazandı bir kısmını Alp Er Tunga kazandı. (Şehnâme İran destanı olduğu için bunu olağan saymak gerekir.)Bu savaşlar sürüp giderken İran'ın hükümdarı bulunan Keykâvus oğlu Siyavuş'u ve Zaloğlu Rüstem'i gücendirmişti. Gücenmenin sonucu olarak şehzade Siyavüş kaçıp Alp Er Tunga'ya sığındı. Orada uzun zaman kaldı hattâ Türk yiğitlerinden birinin kızıyla evlendi Keyhüsrev adında da bir oğlu oldu.Keyhüsrev büyüyünce iranlılar onu kaçırıp hükümdar yaptılar. Keyhüsrev Zaloğlu Rüstem'i hoş tutup gönlünü aldı ve Alp Er Tunga'nın üzerine gönderdi. Yine bir çok savaşlar oldu. Çoğunda Alp Er Tunga yenildi. Ve en sonunda Alp Er Tunga iyice yoruldu ordusu dağıldı askeri kalmadı. Tek başına dağlara çekildi. Orada bir mağarada tek başına yaşadı. Fakat günün birinde izini keşfedip yerini buldular. Alp Er Tunga suya atlayıp kurtulmak istedi; fakat daha önce davranan Iran askerleri yetişip saldırdılar. Yiğitçe doğuştu ama ihtiyardı yorgundu tek başınaydı. Öldürdüler.Daha önce de belirttiğimiz gibi çok şuurlu bir Iran milliyetçisi olan Firdevsî'nin Zal Oğlu Rüstem'i ve diğer İran asker ve hükümdarlarını üstün görmesi savaşların çoğunda Alp Er Tunga'yı yenik durumlara düşürmesi olağan karşılanmalıdır. Alp Er Tunga'mn çok büyük bir yiğit üstün değerlere sahip bir Hakan olduğunu anlamak için bir Iran Destanında ne kadar değerli bir yer kapladığı düşünülmelidir. Firdevsî kendi milletinin kahramanlarını değerlendirebilmek için ancak bir Türk Hakanını ölçü olarak aldıysa bu bile Alp Er Tunga'mn nasıl bir destan yiğidi olduğunu gösterir. Gerçi Iran ve Turan savaşlarının önde gelen bir yiğidi olarak Alp Er Tunga gerçek kişiliğe de sahiptir; Firdevsî'nin Alp Er Tunga'yı seçişinde bu gerçek payı da muhakkak vardır ama aslında Alp Er Tunga destanlara has kişiliği ile Firdevsî'yi etkisi altına almıştır.Prof. Zeki Velidî Togan'a göre M.Ö. dördüncü yüzyıla kadar yaşamış olan ve M.Ö. yedinci yüzyılda OrtaTiyanşan çevresinin en güçlü devleti olarak gelişmiş bulunan Hunlardan önceki büyük Türk Devleti Şu veya Saka adını taşımaktadır. Bu Türk imparatorluğu birçok kavimler üzerinde egemenlik kurmuş olup Güney Rusya'yı da içine almak üzere Doğu Avrupaya kadar yayılmıştır. Bir kısım tarihçiler Doğu Avrupa bölümündeki sakalara İskit Orta Asya ve Azerbaycan çevresindekilere Saka adını vermektedir. M.Ö. yedinci yüzyılda en güçlü ve en parlak devrini yaşamış olan bu Türk İmparatorluğunun Hakanı ise alp Er Tunga'dır.Divan-ı Lugat-it Türk'te Alp Er Tunga için söylenen ağıtlardan (Sagu) bazı parçalar kaydedilmiştir.Bu parçalar o günkü ve bugünkü Türkçe söyleyişle aşağıya alınmıştır:Alp Er Tunga öldi mü? Isız ajun kaldı mu? Ödlek öçin aldı mu? Emdi yürek yırtılur. Ödlek yarağ közetti Oğrun tuzağ uzattı Begler begin azıttı Kaçsa kah kurtulur? Begler atın urgurup Kadgu anı turgurup Mengzi yüzi sargarup . Korkum angar türtülür. Uluşıp eren börleyü Yırtıp yaka urlayu Sıkrıp üni yırlayu Sığtap közi örtülür. Könglüm için ötedi . Yitmiş yaşıg kartadı Kiçmiş ödig irtedi Tün kün kiçip irtelür Alp Er Tunga öldü mü? Kötü dünya kaldı mı? Felek öcünü aldı mı? Şimdi yürek yırtılır. Feleğin silahı hazır Gizli tuzak kurdurur Beyler beyini vurdurur Kaçsa nasıl kurtulur? Beyler atlarını yorup Kaygıdan çaresiz durup Beti benzi sararıp Sarı safrana döndüler. Erler kurt gibi hıçkırdı Yaka bağır yırtıp durdu Acı ağıtlar çığırdı Yaş akar gözler kurur. Gönlüm içinden yandı. Geçmiş zamanı andı. Geçen günler nerdedir?
__________________________________________________________
[Sadece kayitli kullanicilar linkleri gorebilir. Kayit icin tiklayin...] |
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Uzman
![]() ![]() |
BOZKURT DESTANI
Destan Hakkında bilgi: Bilinen en önemli iki Göktürk Destanından birisidir. Bir bakıma M.S. altıncı yüzyıldan sekizinci yüzyıl ortalarına kadar egemen olmuş bu Türk Devletinin Göktürklerin soy kütüğü ve var olma hikâyesidir. Ayrıca Türk ırkının yeni bir dal hâlinde dirilişi de diyebileceğimiz Bozkurt Destanı Bilge Kağan'ın Orhun Âbidelerindeki ünlü vasiyetinin ilk cümlesi olan: "Ben Tanrıya benzer Tanrıdan olmuş Türk Bilge Kağan Tanrı irade ettiği için kağanlık tahtına oturdum" cümlesi ile birlikte düşünülecek olursa soyun ve ırkın nasıl bir şekilde ilahileştirilmek istenildiğini de anlatmaktadırlar. Destan Çin kaynaklarında kayıtlıdır. Değişik söyleyişler durumunda ise de çizgileri aynı fakat isimler üzerinde anlatıştan doğma veya Çinlilerce yazılırken isimlerin Çince söylenmesinden meydana gelme değişikler yüzünden ayrı görünen belli üç söylenti şeklinde yazılmıştır.Birinci söyleyiş: Hun Ülkesinin kuzeyinde So adı verilen bir ülke vardı. Burada Hunlarla aynı soydan olan Göktürkler otururdu. Bir gün Göktürkler So Ülkesinden ayrıldılar. Bu sırada başlarında Kağan Pu adlı bir yiğit vardı. Kağan Pu'nun on altı kardeşi bulunuyordu. On altı kardeşten birinin annesi bir kurttu.Annesi Göktürklerce en kutsal yaratıklardan biri olarak bilinen ve böyle kabul edilen bir kurt olduğu için delikanlı rüzgârlara ve yağmura söz geçirir bu iki kuvveti buyruğu altında tutardı.Bununla beraber So Ülkesindeki yurtlarından ayrılan Göktürkler düşmanlarının baskınına uğradılar.Bu baskında düşmanlar bütün Göktürkler'i yok ettikleri gibi on altı kardeşten sadece birisi kurtulabildi. Kurtulan delikanlı annesi kurt olan idi. Bu delikanlının da birisi yaz diğeri de kış ilâhının kızı olan iki karısı vardı. Baskından sonra her ikisinden ikişer oğlu oldu. Zamanla kalabalıklaşıp çoğalan halk çocuklardan en büyüğünü kendilerine Hakan seçtiler; o zamanki adı Göktürk dilinde değildi. Hakan seçilir seçilmez Göktürkçe olmayan bu adını bıraktı ve Türk adını aldı.Ondan sonra Türk on kadınla evlendi bir çok çocukları oldu. içlerinden Asena adını taşıyan biri hakanlık tahtına geçince boyun adı da Aşine oldu.İkinci söyleyiş: Hunların bir boyu olan ve adına Aşine denilen Türk boyu Hazar Denizinin batı taraflarında yerleşmişti. Türklerin ilk atası olarak biliniyordu. Rahat ve huzur içinde otururlarken bir gün ansızın düşmanların baskınına uğradılar. Baskının sonunda kimse sağ kalmadı. Her nasılsa küçücük bir çocuk bu baskından sağ kalmış bir köşeye sığınmıştı. Düşmanlar onu da gördüler. Fakat cılız ve küçük bir çocuk olduğu için kimse ondan korkmadı ve ona aldırmadı. Hattâ içlerinden acıyanlar bile çıktı. Ama düşman yine de her ihtimali düşünüp çocuğu öldürmektense kolunu bacağını kesip orada öylece bırakmayı uygun gördü; düşündükleri gibi yaptılar.Kolunu bacağını kesip yan ölü hâle getirdikleri çocuğu alıp bataklıkta bir sazlığa attılar; bırakıp gittiler.O sırada nereden çıktığı bilinmeyen bir dişi Bozkurt göründü geldi çocuğu emzirdi. Yaralarını yalayıp iyi etti. O günden sonra da avlanıp getirdiği yiyeceklerle çocuğu besleyip büyüttü gücünü kuvvetini arttırdı.Zamanla Bozkurd'un beslediği çocuk gürbüzleşti. Günlerden sonra bir gün baskın yapıp Asine soyunu yok eden düşman başbuğu kolunu bacağını keserek sazlığa attıkları çocuğun yaşadığını öğrendi. Adamlar gönderip durumu öğrenmek sağ kaldı ise öldürtmek istedi.Düşman başbuğunun gönderdiği asker geldiğinde kolu bacağı kesik gencin yanında bir dişi Bozkurt gördü. Dişi Bozkurt tehlikeyi sezmişti dişleriyle gerici yakaladığı gibi denizin öte yanına geçirdi; orada da durmayıp Altay Dağlarına doğru götürdü. Orada her tarafı yüksek dağlarla çevrili bir yaylada bir mağaraya yerleştirdi onunla evlendi; on oğlan doğurdu!Mağaranın bulunduğu yayla yeşillikti; serin gür suları meyve ağaçlan av hayvanları vardı. Oğlanlar orada büyüdüler orada evlendiler. Her birinden bir boy türedi. Bunlardan birinin adı da Asine boyu idi.Asine kardeşlerinin içinde en akıllı en gözü pek en yiğit olanı idi. Bu yüzden Türk Hakanı o oldu.Soyunu unutmadı. çadırının önüne her zaman tepesinde bir kurt başı bulunan bir tuğ dikti.Aradan çok yıllar geçti. Aşine boyuna Asençe adlı bir başka yiğit hakan oldu. Bunun zamanında ise Aşine boyu bulundukları yerden çıkıp daha güzel yurtlara yerleştiler.Üçüncü söyleyiş: Bir not halindedir. Çin devlet adamlarından Cjan-Ken'in Milattan önce 119 yılında Çine göre batı ülkelerinde yaptığı gezi sonunda gördüklerini ve duydukların yazıp o zamanki Çin împaratoruna sunduğu notlan arasında kayıtlıdır. Notu Abdülkadir înan'ın Türk Dili Araştırmalan Yıllığı (1954) ndaki Türk Destanlanna Genel bir bakış adlı yazısından olduğu gibi alıyoruz:"Hun Ülkesinde bulunduğum zaman duydum ki Usun Hanı Gunmo unvanını taşıyor. Gunmo'nun babası Hunlann batısındaki bir ülkeye sahipti. Gunmo'nun babası bir savaşta Hunlar tarafından öldürüldü. Yeni doğmuş olan Gun-mo'yu kırlara attılar. Kuşlar çocuğu sineklerden koruyor; bir dişi kurt sütüyle besliyordu. Hun Hakanı buna şaştı. Bu çocuğu saydı. Onu kendi terbiyesine aldı büyüttü. Babasının ülkesini ona geri verdi."
__________________________________________________________
[Sadece kayitli kullanicilar linkleri gorebilir. Kayit icin tiklayin...] |
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
| C¤ | TürkiyéM | C¤ |
![]() ![]() |
güzel paylaşım
tşkler
__________________________________________________________
Yüreğine uzak düşen yüreğim seni yazıyor zamana… Zaman ki sensiz bir asır To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. seninLe bir an ‘bana’… Ve ben yine... ÖzLedim` çok özLedim… GeL ömrüme ‘şans’ dediğim… To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. |
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| destanlari, eski, turk |
| Konuyu Toplam 2 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 2 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| 10.Sınıf Turk Edebıyatının Butun Cevapları Burda | r4h4ts1z | Türk Dili ve Edebiyatı | 9 | 14-05-2009 09:57 PM |
| İlk Türk Devletleri | p!mp!r!kl! | Türk Tarihi | 0 | 23-07-2008 11:22 PM |
| Atatürk'ün Sosyal BiLimlerin Gelişmesine Yönelik Yaptığı Çalışmalar | Kemalim | Atatürk'le İlgili Yazılar | 0 | 17-04-2008 12:09 AM |
| türk destanları | şuursuz | Türk Dili ve Edebiyatı | 1 | 02-03-2008 08:55 PM |
| Tarihte Türk Milleti | Shinqetsu | Türk Tarihi | 0 | 24-11-2007 07:50 PM |